RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 26 Eylül 2011, Pazartesi 20:04:45 tarihnde eklendi. 167 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Domuz gribinden kimler rant sağladı?

Prof. Akdur, gerçekçi olmayan salgın paniklerinin pahalıya patladığını, H1N1'in dünyaya 4.4 trilyon dolara mal olacağını belirtti ve 'Bu paniklerden bazı ülke ve firmalar büyük rantlar elde ediyor' dedi.
Domuz gribinden kimler rant saÄŸladı? ANKARA - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk SaÄŸlığı Ana Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, ''gerçekçi olmayan salgın paniklerinin dünyaya ve insanlığa çok pahalıya mal olduÄŸunu'' ifade ederek, ''KuÅŸ gribi dünyaya 2.2 trilyon dolara mal oldu, domuz gribinin ise 4.4 trilyon dolara mal olacağı hesaplanıyor. Bu paniklerden bazı ülke ve firmalar büyük rantlar elde ederken diÄŸer bir kısmı da büyük zarar görüyor'' dedi.

Akdur, Dünya SaÄŸlık Örgütü'nün 2010 kışı boyunca güney yarım kürede kullanılacak aşı için önerdiÄŸi iki seçenekten birinin, ''domuz gribi'' (H1N1) ve mevsimsel (H3N2) virüsleri ile influenza B virüsünden oluÅŸan üçlü aşı, diÄŸerinin de mevsimsel (H3N2) virüsü ile influenza B virüsünden oluÅŸan ikili aşı olduÄŸunu söyledi.

Firmaların 2010 için üçlü aşı üretmeleri halinde, halen piyasadaki ''domuz gribi'' aşısının yapılmasına gerek kalmayacağını anlatan Akdur, ikili aşı üretilmesi durumunda ise bu aşının yanında ''domuz gribi'' aşısının da uygulanması gerektiÄŸini bildirdi. Akdur, ÅŸu görüÅŸleri dile getirdi:

ULUS EKONOMİLERİ Mİ ŞİRKET EKONOMİLERİ Mİ? 
''Bütün bunlar deÄŸerlendirildiÄŸinde, salgının birinci dalgasından elde edilen verilerden yola çıkılarak, domuz gribinin korkulan, korkulması gereken bir virüs olmadığının anlaşılmasına raÄŸmen DSÖ, abartmaya ve korkutmaya devam etmiÅŸtir. DSÖ'nün, koruyuculuÄŸu ve güvenliÄŸi konusunda tatminkar bilgiye sahip olunmayan tekli domuz gribi aşılarının klasik risk grupları dışındaki büyük kitlelere yapılmasını önermesi, Ocak 2010'dan itibaren üçlü aşı içinde domuz gribi virüsünü de bulundurma olanağı varken hala ikili aşı önererek bunun yanında ayrıca tekli domuz gribi aşısı yapılmasını tavsiye etmesi, örgütün, ulusları, özellikle de geliÅŸmekte olan ulusların ekonomisinden daha çok ÅŸirket ekonomilerini düÅŸündüÄŸü kuÅŸkusunu yaratmakta ve bu kuruma olan güveni sarsmaktadır.''

DSÖ YALANCI ÇOBANA DÖNDÜ
DSÖ'nün son yıllarda olayları ve grip pandemilerini iyi yönetemediÄŸini savunan Akdur, örgütün ''domuz gribi'' ve aşısı ile ilgili uygulamalarının yalnızca Türkiye'de deÄŸil, tüm dünyada tartışıldığını, bunun da ötesinde ÅŸiddetle eleÅŸtirildiÄŸini söyledi. Akdur, ''BaÅŸka bir ifadeyle tüm dünyada gerek DSÖ'ye gerekse aşı firmalarına karşı büyük bir güven bunalımı yaÅŸanmaktadır. Bu yaÅŸananların dünya ölçeÄŸinde veya insanlığa en önemli faturası da DSÖ'ye olan güvenin yitirilmesidir'' dedi.

GeçmiÅŸte dünya genelinde yaÅŸanan büyük salgınların DSÖ ve bilim çevrelerinde duyarlılığa yol açtığını, ülkelerin buna karşı plan ve hazırlık yapmasının yerinde olduÄŸunu belirten Akdur, ''Ancak bu durum hem DSÖ'de hem de ülkelerde adeta 'mehdi bekleme psikoloji' yarattı. Tanı konulan her yeni A grip virüsünün beklenen, ölümcül virüs olduÄŸu ya da olabileceÄŸi söylenerek büyük panikler yaratıldı. DSÖ adeta yalancı çobana döndü'' ifadesini kullandı.

 

TÜRKİYE AÅžI ÜRETMELİ         
Grip salgını konusunda Türkiye'nin aşı ve antiviral üretmemek, saÄŸlık sorunlarına siyasi yaklaÅŸmak ve krizleri iyi yönetememek gibi sorunları bulunduÄŸunu savunan Akdur, 2010'da DSÖ'nün yeni bir virüs ilan etmesi halinde Türkiye'nin aşı ve antiviral bulamamak riskiyle karşı karşıya kalabileceÄŸini ileri sürdü. Aşı ve temel ilaçların stratejik maddeler olduÄŸunu anlatan Akdur, bir salgın olasılığında ülkelerin önce kendi halkının gereksinimlerini karşılaması gerektiÄŸini, bu maddeleri diÄŸer ülkelere vermemesinin de doÄŸal olduÄŸunu söyledi. Akdur, ''Türkiye her ÅŸeyden önce bu çıkmazdan, yoksunluktan, aşı ve ilaç üretememek sorunundan kurtulmalıdır'' dedi.

2003'de yapılan bir çalışmaya göre ülkede ihtiyaç duyulan aşıların tamamının Türkiye'de üretilmesi için 90 milyon ABD dolarına ihtiyaç duyulduÄŸunu bildiren Akdur, bunun sürekli ertelendiÄŸini, ancak gelinen noktada yalnızca bir yıl için ithal edilen aşılara yapılan harcamaların 1 milyar dolara yaklaÅŸtığını kaydetti. Prof. Dr. Recep Akdur, kuÅŸ gribi salgınıyla birlikte aşı üretimine geçilmiÅŸ olsaydı Türkiye'nin mevcut sorunları yaÅŸamayacağını savundu.
         
BAKANLIK MÜSTEÅžARI: YANLIÅž ADIM ATMADIK         
SaÄŸlık Bakanlığı MüsteÅŸarı Prof. Dr. Nihat Tosun ise domuz gribi konusunda SaÄŸlık Bakanlığı olarak yanlış bir adım atmadıklarını, alınması gereken önlemleri aldıklarını bildirdi. Salgının baÅŸlangıcında ülkedeki risk gruplarının tamamını aşılayabilecek ÅŸekilde baÄŸlantı yaptıklarını, ancak bunun baÄŸlantısı yapılan tüm aşıların satın alındığı anlamına gelmediÄŸini belirten Tosun, aşılanma oranlarının düÅŸük olması ve hastalığın beklendiÄŸinden erken yayılması gibi gerekçelerle alınacak aşı oranını daha sonra düÅŸürdüklerini anlattı.

''Salgının abartıldığı'' yorumlarına katılmadığını bildiren Tosun, ''Sonuçta eÄŸer H1N1 salgını olmasaydı 500'ün üzerinde insanımızı kaybetmeyecektik. Bunu sıradan bir olay gibi görmemek lazım'' dedi.

 

Kaynak : NTV


ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.