RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 28 Eylül 2011, Çarşamba 16:25:31 tarihnde eklendi. 138 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Her Åžeyin BittiÄŸi Yerden (17 AÄŸustos'un filmi)

Ezel Akay'ın 17 Ağustos'ta göçük altında kalan Sami Dündar'ın hayatını anlatan film sponsorların geri çekilmesi sonucu yarım kaldı
Her Åžeyin BittiÄŸi Yerden (17 AÄŸustos'un filmi) Kocaeli BüyükÅŸehir Belediyesinin sponsorluÄŸunu üstlendiÄŸi ve yönetmenliÄŸini Ezel Akay'ın yapacağı "Her ÅŸeyin bittiÄŸi yerden" adlı film, 17 AÄŸustos Marmara depremini konu edecek.

BüyükÅŸehir Belediyesi VIP Salonunda düzenlenen törende, yönetmen Ezel Akay ile yapımcı Sami Dündar, filmin sponsorluÄŸuyla ilgili BüyükÅŸehir Belediyesi BaÅŸkanı İbrahim KaraosmanoÄŸlu ile birlikte protokol imzaladı.

Protokol gereÄŸince BüyükÅŸehir Belediyesi, Gölcük'ün deprem sonrasındaki durumunu anlatan sahnelerin oluÅŸturulmasında destek verecek. Kent Konut A.Åž ve Fen İşleri Dairesince de filmin göçük ve yıkıntı sahneleri için gereken inÅŸaat çalışmaları gerçekleÅŸtirilecek.

Filmin yapımcılığını depremde 27 saat göçük altında kalan Sami Dündar üstlenecek.

BaÅŸrolleri Okan Bayülgen ve Meltem Cumbul'un paylaÅŸacağı filmin çekimlerine depremin yıl dönümü olan 17 AÄŸustos'ta baÅŸlanacak.

Depremin tüm yönleriyle ele alınacağı filmin gelecek yıl mart ayında vizyona girmesinin planlandığı kaydedildi.
 
Yönetmen Akay, protokolün imzalanmasının ardından filmin ko nusu hakkında basın mensuplarına bilgi verdi.


"Film, Kocaeli ve dünyanın deprem sonrasındaki dayanışma ve yardımlaÅŸmasını gözler önüne serecek" diyen Akay, Sami Dündar'ı Okan Bayülgen'in canlandıracağını kaydetti.

Filmin, BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı KaraosmanoÄŸlu'nun teklifi üzerine çekileceÄŸini dile getiren Akay, "BüyükÅŸehir Belediyesi film için her anlamda büyük destek verdi. Film platolarının inÅŸasından, bina maketi yapımına kadar ekipleriyle yanımızda olacak" diye konuÅŸtu.

Kocaeli BüyükÅŸehir Belediye BaÅŸkanı İbrahim KaraosmanoÄŸlu ise depremin verdiÄŸi acıdan önemli dersler çıkardıklarını belirterek, asıl önemli olanın depreme karşı önlemleri almak ve ona göre yaÅŸamak olduÄŸunu vurguladı.

17 AÄŸustosta inÅŸaat ve yapı malzemelerinin saÄŸlam olması halinde zayiatın en fazla yüzde birinin verileceÄŸini savunan KaraosmanoÄŸlu, "Bu film bize yaptığımız hataları da gösterecek" dedi.


27 saat göçük altında kalmıştı

Filmin yapımcısı ve 17 AÄŸustos depreminde 27 saat boyunca göçük altında kalan Sami Dündar da depremin izlerini halen üzerinde taşıdığını kaydetti.
Dündar, ÅŸöyle konuÅŸtu:
"Geceleri hala uyuyamıyorum. İstanbul'da yaşıyorum ve İstanbul için de olası deprem söylentileri var. Depremin ardından Kocaeli büyük ilerleme kaydetti.

BaÅŸkan KaraosmanoÄŸlu, bana kenti gezdirdiÄŸinde kentsel dönüÅŸüm projesinde depreme dayanıklı binaları hayata geçirdiÄŸini gördüm. Bu da büyük bir güven yaratıyor. Depremi burada yaÅŸamama raÄŸmen, gördüÄŸüm bu güven sayesinde Kocaeli'nde yaÅŸamak istiyorum, buradan ev bakıyorum."

BüyükÅŸehir Belediyesi, yaklaşık 30 milyon dolarlık bütçesi olacak filmin çekimleri için eski SEKA İzmit İşletmesinin 600 dönümlük arazisini film ekibine tahsis etti. Aynı zamanda depremanını görüntüleyecek bina yıkımları için Erenler ve Cedit Mahallelerinde 5 bina yıkım için hazırlandı. Filmde kullanılacak 42 bina maketi ve diÄŸer inÅŸaat çalışmaları da BüyükÅŸehir Belediyesi tarafından yapılacak.

Kaynak  : CNN                                                                     Tarih :  15.07.2008






 

Ezel Akay'ın 17 AÄŸustos'ta göçük altında kalan Sami Dündar'ın hayatını anlatan film sponsorların geri çekilmesi sonucu yarım kaldı


Deprem maÄŸduru Sami Dündar'ın filmi, sponsor geri adım atınca yarım kaldı. Dündar, "Altında kaldığım molozlar bu kadar acı vermedi" dedi..

Marmara Depremi, resmi rakamlara göre 17 bin 840 kiÅŸinin ölümüne, 43 bin kiÅŸinin de yaralanmasına yol açmakla kalmadı, binlerce insanın hayatını altüst etti. Sami Dündar da bu insanlardan biriydi. Tam 27 saat göçük altında kalmış, ağır bir travma yaÅŸamıştı. Başından geçenleri anlatmak ve insanları uyarmak için bir film yapma fikriyle yola çıktı. O dönemde, deprem korkusu henüz küllenmemiÅŸti; yüreklerdeki sıcaklığını koruyordu. Sami Dündar, buna raÄŸmen hikayesini yazacak bir senarist bulamadı.

17 AÄžUSTOS'TA BAÅžLADI

Tam umudunu yitirmiÅŸti ki; Okan Bayülgen'le tanıştı ve onun "Önce kitap yaz, sonra senaryolaÅŸtırması kolay olur" tavsiyesini dinleyip kaleme sarıldı. Böylece, 'Her Åžeyin BittiÄŸi Yerden' adlı kitabı yazdı. Bayülgen'in öngörüsü tam beÅŸ yıl sonra gerçekleÅŸti ve Sami Dündar'ın kitabı, senoryo haline geldi. Dündar, kitabıyla aynı adı taşıyan filmi yönetmesi için Ezel Akay'la el sıkıştı. Çekimlere, Marmara Depremi'nin 9. yıl dönümü olan 17 AÄŸustos 2008'de, İzmit'teki eski SEKA İşletmesi'nde baÅŸlandı. Ama ne olduysa, bu süreçte oldu. Sadece bir hafta sonra, Sami Dündar'ın parası tükendi. Sponsorlar da, sahneden bir bir çekildi.

SPONSORLAR ÇEKİLDİ

Bütün aramalara raÄŸmen yeni sponsor da bulunamayınca, Ezel Akay 'Paydos' dedi ve film ekonomik göçüÄŸün alltında kaldı! Sami Dündar'ın yaÅŸadığı hayal kırıklığını anlatan sözleri de, en az başından geçenler kadar yıkıcı oldu: "Altında kaldığım molozlar bile bu kadar acı vermemiÅŸti."

Kaynak : Sivridilli                             Tarih :  15.07.2008





                                                         




Son sayfadan baÅŸlayan hikáye

                                                                                                                                                                ErtuÄŸrul ÖZKÖK


BU hikáye, tersinden baÅŸlıyor. Yani kitabın son sayfasından. Son sayfada, dört dilde teÅŸekkür var.

Birincisi Türkiye’nin Yahudi cemaatine.


Hem Türkçe hem Ladino dilinde.

İkincisi, Türkiye’nin Ermeni cemaatine.

O da hem Türkçe hem Ermenice.

Üçüncüsü, Kürtlere.

O da hem Türkçe hem Kürtçe.

Ve uzun bir Türkçe teÅŸekkür listesi.

* * *

Donanma’nın havuzbaşındaki gece sona erdiÄŸinde 24’ü çoktan geçmiÅŸti.

Geceyi hazırlayan organizatörlerden Sami Dündar’ın kararı, İstanbul’a dönmekti. EÅŸyalarını almak üzere orduevindeki odasına gitti.

EÅŸyaları hazırdı. Arabasına gitmek üzere ayaÄŸa kalkmak üzereyken ağır bir uyku bastırdı.

‘On dakika uyuyayım’ diyerek uzandı. 


Gözleri kapanırken kolundaki saate baktı.

Tam 03’ü gösteriyordu.

Uykuya daldı.

* * *

17 AÄŸustos gecesi saat 03.02’de Türkiye’nin Batı tarafı tarihinin en ağır depremlerinden biriyle sarsıldı.

Sami Dündar o gece Gölcük Donanma Komutanlığı’ndaki geceyi organize etmiÅŸti.

Uyuduktan iki dakika sonra gelen depremde orduevi yerle bir olmuş ve o da enkazın altında kalmıştı.

Toprağın altındaki ilk anını ÅŸöyle anlatıyor:

‘Mutlak sessizlik ve mutlak karanlık vardı. Hiçbir ÅŸey göremiyordum. Normalde gözlerimizi kapattığımızda oluÅŸan görüntüler vardır ya, onları bile göremiyordum.’

AÄŸzının içine kadar toprak dolmuÅŸtu.

Bacakları ağır bir kolonun altında kalmıştı.

‘KurtarabildiÄŸim organlarımın en önemlisi beynim’ diye düÅŸünüyordu.

* * *

Saatler sonra iÅŸittiÄŸi ilk ses bir helikopterin ‘pat patları’ oldu.

Bir süre sonra dışardan ÅŸu ses geldi:

‘Orda kimse var mı...’

Bu faciadan aklımızda kalan o derin sembol cümle:

‘Orda kimse var mı...’

Önce küçücük bir ışık huzmesi.

Arkasından konuşmalar.

Işık büyür, büyür ve sonunda genç bir erin başını görür.

Üç er, birbirine tutunarak zincir oluÅŸturmuÅŸ ve enkazın 15 metre altına inerek, ona ulaÅŸmıştır.

Ama ayakları kolonun altındadır.

En uçtaki er, kolonun altındaki toprağı kazıp, ayağını boÅŸluÄŸa almaya çalıştığı sırada hiç beklemedikleri bir ÅŸey olur.

Åžiddetli bir artçı deprem, yaralı canavar gibi enkazın dibine vurmaya baÅŸlamıştır. Sanki yarım kalan iÅŸini tamamlamaya çalışmaktadır.

Enkazın dışından komutanın sesi duyulur:

‘Hepiniz dışarı çıkın...’

* * *

Erler belki de emre itaatsizlik ederler.

En uçtaki genç er, Kürtçe bir ÅŸeyler söylemeye baÅŸlar.

Sami Dündar da erlerin dışarı çıkmasını ister.

Hayır, genç Kürt erler ‘Abi merak etme seni almadan gitmeyeceÄŸiz’ demektedir.

Artçı deprem bütün gücüyle vurmaktadır. Erler de bütün güçleri ile kolonun altını boÅŸaltmaya.

İşte o an mucize gelir.

Artçı deprem kolonu yerinden oynatmış ve Sami Dündar’ın ayakları bir anda boÅŸta kalmıştır.

En uçtaki er, onu koltukaltlarından tutup yukarı çeker.

Sami’yi enkazın altına alan depremin ardından gelen artçısı bu sefer onu kurtarmıştır.

Ama Sami’nin dramı burada bitmiyor.

Dışarı çıkarıldıktan bir süre sonra ÅŸoka giriyor. Onu öldü diye ceset torbasına koyup, Bandırma’ya gönderiyorlar.

Orada binlerce cesedin arasına konuyor.

Sonra çocuk yaÅŸta bir genç torbanın fermuarını açıyor. Onun göz kırptığını görünce, yaÅŸadığını anlıyor.

* * *

Yarın 17 Ağustos.

Bir milli faciayı anacağız.

Sami’nin yaÅŸadıkları, on binlerce hayat hikáyesinden sadece biri.

Ama orada sadece onun hikáyesi yok.

Ona yardım eden fedakár insanların, Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Yahudilerin hikáyesi var.

Bir de Bandırma’nın fedakár insanlarının.

Dükkánlarını açıp, mallarını depremzedelere sunan erkeklerin, 24 saat içinde hemÅŸire olup, yaralılara serum takmayı, tedavi etmeyi öÄŸrenen kadınların, daha o sabah Yalova’ya Gölcük’e doÄŸru hayat kurtarma yürüyüÅŸüne geçen gençlerin hikáyesi.

Kitabın sonundaki teÅŸekkür, acı karşısında tek vücut haline gelen bu milletin kahramanlık menkıbesidir.

Gerçek hikáye iÅŸte bu yüzden en son sayfadan baÅŸlamaktadır.



(*) Sami Dündar, ‘Her Åžeyin BittiÄŸi Yerden’, 
Okuyanus Kitaplar, AÄŸustos 2005 (Sami’yi kurtaran Kürt genci İzmir’e yerleÅŸmiÅŸ Diyarbakırlı bir ailenin çocuÄŸudur. Askerlik yapan iki kardeÅŸini aynı depremde kaybetmiÅŸtir.)



Kaynak  : Hurriyet                                                        Tarih : 16.08.2005


ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.