Bu haber 07 Ekim 2011, Cuma 20:53:04 tarihnde eklendi. 106 kez okundu.
Hepsi birden delirdi mi yoksa zihin kontrolü mümkün mü?
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri uzun süredir böyle çok başvuru olduğunu söylüyor: "Daha dün bir başvuru oldu. Onları dinliyor ve kayıt altına alıyoruz.
Onunla bir avukatın bürosunda tanıştık. 30’lu yaÅŸlarında, bir ilköÄŸretim okulunda öÄŸretmen. Bir gün durduk yere, düÅŸüncelerine paralel ÅŸekilde ortaya çıkan iÅŸaretler fark etmiÅŸ. Bu iÅŸaretler zamanla yerini kafasının içinde iki kiÅŸinin karşılıklı konuÅŸmasına bırakmış. Fakat o deli deÄŸil, bir kurban olduÄŸu görüÅŸünde. Zihin Kontrolü’ne uÄŸradığını söylüyor, kendisini takibe alan gizemli kiÅŸileri ya da kurumu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne ÅŸikayet etmenin yollarını arıyor.
kontrol bazen bir iÅŸaret, bazen bir renk ya da ÅŸekil olarak karşınıza çıkıyor. Sonra, kaynağı belirsiz gürültüler... En ilginci de bazen her ÅŸeyin normal gittiÄŸi bir anda, aniden kafamın içinde iki kiÅŸi karşılıklı konuÅŸmaya baÅŸlıyor. Deli derler diye yaÅŸadıklarınızı çevrenize söyleyemiyorsunuz. Aileme açtığımda psikoloÄŸa götürüldüm, bir süre gözetim altında da kaldım. Herhangi bir ruhsal problem tespit edemediler. Bunu uzun süre önce bir gösteri sırasında gözaltına alınıp fiÅŸlenmiÅŸ olmama baÄŸlıyorum."
İnsan Hakları DerneÄŸi İstanbul Åžube BaÅŸkanı Gülseren Yoleri uzun süredir böyle çok baÅŸvuru olduÄŸunu söylüyor: "Daha dün bir baÅŸvuru oldu. Onları dinliyor ve kayıt altına alıyoruz. Bir kısmı çok soyut iddialarla, bir kısmı elinde dosyayla geliyor. Bazı baÅŸvuru sahipleriyle uzun sohbetler ediyoruz, psikolojik danışma merkezi gibi çalışıyoruz. Hepsinde ortak nokta; ruh durumlarında acelecilik, tahamülsüzlük, genel anlatımlar. Somut adres gösterebilseler, bir araba, bir tarif olsa, suç duyurusuna yeter bir ÅŸey, savcılığa taşır, basına açıklarız. Muhatabı belirsiz bir baÅŸvuruyu savcılığa taşımak mümkün olmuyor."
Kimi ÅŸikayetini insan hakları örgütlerine, kimi mahkemeye taşıyor. Hikayelerini internet sitelerinde paylaÅŸan, çoÄŸu meslek sahibi bu insanlar iddialarına pek çok akademik tezi de dayanak yapıyor. BaÅŸlangıcı Kore Savaşı’na, hatta insanları kobay olarak kullanan Nazilere uzanan birçok film ve komplo teorisinin ilham kaynağı Zihin Kontrolü’nden söz ediyoruz. Bu kavram son olarak Ergenekon iddianamesinde gündeme geldi.
İKİ FİLMİ ÇEKİLEN MANÇURYA ADAYI
Ergenekon dosyasında, sanık bir akademisyenin Zihin Kontrolü konulu kitap ve notlarının yanısıra, örgüte istihbarat toplamakla suçlanan tutuklu Erkut Ersoy’un zihin kontrolü konusundaki konuÅŸmaları da yer alıyor. Ersoy, teknik takibe takılan konuÅŸmalarında MİT ve Emniyet’te çalışan bir ÅŸebeke olduÄŸundan bahsediyor. Bunların psikolojik iÅŸkence yaptığını ve yakalanması gerektiÄŸini söylüyor. Ersoy’a göre vakalar o kadar artmış ki, artık ÅŸizofrenler bile kendilerine zihin kontrolü modası çıkarmış.
Tartışma dünyada bizden çok daha eski. Taa 1953’te CIA Direktörü Allen Dulles’ın Princeton Üniversitesi’nde yaptığı bir konuÅŸmaya dayandırılıyor. Dulles, o konuÅŸmasında "İkinci cephe, bireyin beyninde kazanılacaktır. Hedef, beyin yıkama, zihin kontrolü, ideolojiyi deÄŸiÅŸtirme ve gerektiÄŸinde birçok Mançurya Kobayı (veya Mançurya Adayı, Manchurian Candidate) yaratabilmektir" demiÅŸ. Gerçekten de Hollywood Mançurya Adayı adlı iki film yaptı. Bu filmlerde, zihni çocukluÄŸundan beri kontrol edilen bir kiÅŸi, ABD BaÅŸkan adaylığına kadar yükseliyordu.
Zihin kontrolü, insanın algı sistemlerine yönelik birtakım operasyonlar zinciri olarak tanımlanıyor. Kore Savaşı’nda Çinlilerin kullandığı yöntemlerden ilham alıyor. Amaç insanların fizyolojik ihtiyaçlarını bloke ederek dirençlerini kırmak. Mançurya Kobayı ismi de bu denemelerden geliyor. Bu yöntemler arasında LSD gibi halüsinojenlerin kullanıldığı söyleniyordu. Åžu anda iddia edilen ise kontrolün "yüksek teknolojilerle" yapılıyor olması.
ABD’DE AÇILAN DAVA
John St. Clair Akwei, 1996 yılında faaliyet alanı Zihin Kontrolü olduÄŸu söylenen, ABD’nin Ulusal Güvenlik Ajansı NSA aleyhine bir dava açtı. Akwei, NSA’nın kendisini sürekli takip ve kontrol ettiÄŸini iddia etti. Delil olarak sunduÄŸu belgeler Project Freedom sitesinde yayınlandı. İddiaya göre NSA, elektromanyetik alanları kullanarak istediÄŸi kiÅŸiyi takip edebiliyor, düÅŸünce ve davranışları kontrol edebiliyordu.
ERGENEKON İDDİANAMESİNDEN ZİHİN KONTROLÜ DİYALOGLARI
Ergenekon iddianamesi dosyasında, sanıklardan birinin yaptığı bir telefon konuÅŸması yer alıyor. Buradan anlaşılan, Ergenekoncular, Zihin Kontrolü ile de mücadele içindeymiÅŸler:
Erkut Ersoy: Biz bu ÅŸebekeyi yakaladığımız zaman, savcılık bununla ilgili delil sorarsa biz delilleri, maÄŸdur olanların videolarını savcılık makamına vereceÄŸiz. Tabii burada önemli olan ÅŸu nokta, psikiyatrik vaka olanlarla gerçekten zihin kontrolüne uÄŸramış olanları ayırt etmek zorundayız.
H.K.: Evet o çok zor gerçekten, ben bile zor ayırt ettim.
Erkut Ersoy: Son zamanlarda moda oldu, artık bu zihin kontrolünü öÄŸrendikten sonra ÅŸizofrenlerin çoÄŸu hasta olduÄŸunu düÅŸünmeyip, zihin kontrolü yapıldığı iddialarıyla ortaya çıkıyor. Bunu MİT yapıyorsa müsteÅŸarı yargılamaya kadar götürecek bir imkanımız elimizde mevcut. Türkiye’de emniyetin bu konuda çok fazla bir bilgisi yok ama emniyetin içinden küçük bir grup, MİT’ten de bilgi aktaran bir grubun, bu iÅŸin başında olduÄŸunu biliyoruz. Hukukçulardan aldığım görüÅŸe göre psikolojik iÅŸkence de uyguluyorlar. BildiÄŸimiz hain bunlar. Bizim arkadaÅŸlarımız 81 ilde bu çalışmayı yürütüyor, ciddi miktarda delil aldık, öyle veya böyle tıkacağız bunları.
|
Zihin Kontrolü Haberleri



|