RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 09 Ekim 2011, Pazar 22:45:41 tarihnde eklendi. 72 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Nanoteknoloji ile Zihin Kontrolü

Psikolojik savaş ustaları insan ruhunu rehin alma stratejisini çoktan yürürlüğe koymuştur...
Nanoteknoloji ile Zihin Kontrolü  

Nanoteknoloji ve gen teknolojisi ürünü yeni katkı maddeleri ve tıbbi ilaçlar.

Nanoparçacıklar: Maddenin atomik-moleküler boyutta mühendisliÄŸinin yapılarak
yepyeni özelliklerinin açığa çıkarılması ile oluÅŸan madde parçacıklarıdır. Altın
gibi deÄŸerli bir madenin bile nanoparçacık hale geldiÄŸin*de tehlikeli bir
kimyasal katalizöre dönüÅŸtüÄŸü ortaya çıkmıştır.

Titanyumdioksit (Ti02): Dünyada en sık kullanılan mineraldir ve nano teknolojide
kullanılan üç ana maddeden biridir. Titanyumdioksit nano parçacıklarının atom
yapısı deÄŸiÅŸtirilerek, görülebilen ışık huzmesine olan tepkisi “yeniden inÅŸa”
edilmiÅŸtir. Işığın (foton) titanyumdioksit nano parçacığına düÅŸmesiyle birlikte,
organik madde, kimyasal reaksiyon sonucu parçalanmaya baÅŸlar. Bu yapay
fotosentez, bitkilerde gerçekleÅŸen fotosenteze benzer. Fotosentez, karbondioksit
ve suyun, ışığın da etkisi ile organik madde yani besin üretmesidir. Ancak,
titanyumdioksit, bitkilerden farklı olarak, organik maddeleri parçalayarak
karbondioksit ve suya ayrıştırır, yani tam tersi. Bunun anlamı, titanyumdioksit
nano parçacıkların, herhangi bir organik madde ya da canlı hücreye teması
halinde, canlı dokunun, özel*likle proteinin parçalanmasına ve proteinin
fonksiyonunun deÄŸiÅŸmesine neden olan kimyasal reaksiyonu baÅŸlatabilecek korkunç
bir yetenekte olduklarıdır.

Türkiye’de artık bütün duvar boyaları nanoteknoloji yöntemiyle ve özellikle
titanyumdioksit nanoparçaçıklar ile üretilmektedir. Åžu anda Türkiye’de
nanoparçacıklar bütün ilaçlarda, ambalajlı hazır yiyecek ve içeceklerde, tuzda,
şekerde ve unda koruyucu, beyazlatıcı veya nem tutucu olarak kullanılmakta.
Ayrıca kendi kendini temizleyen kumaÅŸ ve giysiler üretilmektedir.


Nanoparçacıkların Canlı Organizmalara Etkisi

Nano parçacıkların canlı organizmayı nasıl etkilediÄŸini araÅŸtırmak amacıyla
yapılan deneylerde kobay olarak fareler kullanıldı. Fareler bir kaç hafta
boyunca havası, volfram ve kobalt nano parçacıkları ile kirletilmiÅŸ bir bölmede
tutuldu. Bilim adamları bu farelerin organizmasına karışan nano parçacıkların
organizmayı hiç bir ÅŸekilde terketmediÄŸini ve organlarda çökelti olarak
biriktiÄŸini tespit etti.
Nano parçacıklar canlı hücrenin yapısına nüfuz edebilme ve bunun sonucunda da
genleri mutasyona sokma yeteneÄŸine sahiptir. Ayrıca nano parçacıkların bulunduÄŸu
ortamın solunmasının ciÄŸerlere büyük hasar verdiÄŸi tespit edilmiÅŸtir.
Terliksiler (dafniya) ve balıklar üzerinde yapılan baÅŸka araÅŸtırmalarda ise
bunların yaÅŸadığı akvaryuma karbon nano parçacıkları katıldı. İki gün sonra
akvaryumdaki terliksiler hızla ölmeye baÅŸlamış, kobay balıkların ise beyin
hücrelerinde hasarlar tesbit edilmiÅŸtir.

Nano parçacıkların canlı organizmalar üzerindeki etkisini inceleyen deneyler
Türkiye’de karbon nano parçacıkların suya katılmasıyla devam etmektedir. Ancak
karbon nano parçaçıklar artık terliksilerin suyuna deÄŸil, insanların içtiÄŸi içme
suyuna katılmaktadır.

Günümüzde Nano teknoloji en geniÅŸ ÅŸekliyle tıpta kullanılmak üzere
geliÅŸtirilmektedir. Bugün nano teknoloji ve gen teknolojisi metodlarıyla
sentetik hormon, enzim, vitamin, aminoasit gibi pek çok yeni ilaç
üretilmektedir. İlaçlarla, yiyecek ve içeceklerle, tuzla ve suyla insan
organizmasına giren nano parçacıkların, insan vücudunda ne gibi kimyasal
reaksiyonlara sebep olabileceÄŸi henüz bilinmiyor.

Uzmanlara göre sentetik nano ilaçların vereceÄŸi fizyolojik zararların tespiti
imkânsızdır. Belli bir süreçte bağışıklık sistemlerinin farklı özelliklerine
göre herkeste farklı fizyolojik tahribatlar ortaya çıkacak, tehlikenin büyüklüÄŸü
anlaşıldığında ise iÅŸ iÅŸten geçmiÅŸ olacaktır.

Psikolojik savaÅŸ ustaları insan ruhunu rehin alma stratejisini çoktan yürürlüÄŸe
koymuÅŸtur.
Biz artık görünmez bir savaşın tam ortasında yaşıyoruz. Bugün ilaç,
gıda, müzik, sinema, psikotronik ve psikotropik silah endüstrisinin, gen
teknolojisinin ve son olarak nano teknolojinin insanlığı vahim bir
sona doÄŸru hızla sürüklediÄŸi çok açıktır.

Uzaktan zihin kontrolü sınırsız bir alandır. Görüntüleme cihazlarıyla, uydudan
takip ile yapılan beyin taraması süper bilgisayarlarda bir araya getirilerek
insan davranışları, tüm yönleriyle, uzaktan idare edilebilir.

Yapay uzuvlara sahip insanlar, beyinlerine yerleÅŸtirilen bir tuz tanesi
büyüklüÄŸündeki mikroçip sayesinde robot kollarını ve bacaklarını hareket
ettirebilmektedir ve bu mikroçip, o kiÅŸiyi uzaktan yönetmek için yeterlidir.
Ancak mikroçip olmasa bile, beyne mikrodalgalar ve dijital dalgalar iletmek
mümkündür.
Åžu anda cep telefonları ve arabalar sürekli olarak izlenmektedir. Uluslararası
büyük firmalardan satın alınan eÅŸyalar ve giysiler RFID (Radyo Frekans KimliÄŸi)
çipleri taşımakta ve böylelikle takip edilebilmektedir. İleride, nüfus
cüzdanları da RFID çipleri taşıyacaktır. Çiplere nano moleküller ile bir nanotüp
yerleÅŸtirilebilir, gerektiÄŸi zaman bu tüp hareke geçirilebilir, bu tüpün içeriÄŸi
vücuda enjekte edilebilir veya planlanan herhangi bir ÅŸekilde kullanılabilir.
Yani araba kullanmasak ya da cep telefonu taşımasak da yerimiz tespit
edilebilir, üzerimizde taşıdığımız nanotüp uydudan veya bir bilgisayardan
yönlendirilebilir ve gerektiÄŸinde kullanılabilir. ÖrneÄŸin bu*gün herhangi birine
ait cep telefonunun radyasyonunun yükseltilmesi, ölümcül bir seviyeye
getirilmesi mümkündür.

Bir insanın parmakizi, avuçiçi, göz irisi, yüzü, retina tabakası, el yazısı,
yürüyüÅŸ ve yüz ifadesinin özelliklerinin, kapalı devre kamera sistemleri ve
diÄŸer yöntemlerle biyoölçümleri alınır ve biyo ölçüm tanımlama sistemlerine
aktarılabilir. Bu şekilde o insanın hastalıkları, zayıf noktaları, hafızasındaki
gizli kayıtlar ve ruh hali belirlenebilir.


Nanoteknoloji, Zihin Kontrolünde Gelinen Son AÅŸama

Bu aÅŸamada insan biyorobot düzeyine indirilebilir.
DNA molekülleri baz alınarak, bir Bio-Nanoteknolojik anahtar olan “Nanoactuator”
geliÅŸtirilmiÅŸtir. Saç teli kalınlığının binde biri kadar olan nanoactuator
temelde, mikroçipin minyatür bir kanalına baÄŸlanan DNA molekülü ipliÄŸidir ve
canlı hücrelerin ürettiÄŸi doÄŸal enerjiyi kullanarak çalışır. O anda meydana
gelen elektronik sinyaller direkt olarak bilgisayara aktarılabilmekte, böylece
canlı biyolojik sistemler dünyası ile bilgisayar dünyası arasında doÄŸrudan
bağlantı kurulabilmektedir. Nanoactuator aynı zamanda organizmalar arasında
baÄŸlantı kurmak için de kullanılabilir. Bu mikroçipin her dokuya, özellikle
beyin dokusuna yerleÅŸtirilmesi mümkün*dür.

Bu şekilde, bilgisayardan gelen sinyaller doğrultusunda beyin kontrol altına
alınabilir. Nano-nöro-bilgisayardan beyne yerleÅŸtirilen mikroçipe gelen
sinyal1er beyne bir takım resimler, sesler, objeler, kokular ileterek ona
programlar yükleyebilir. Böylece istekler, duygular, sevinçler ve üzüntüler,
insanın yapması veya yapmaması istenenler nano-bilgisayarlar tarafından
yönlendirilebilir. Ve tamamen farklı, yapay bir zihin inÅŸa edilebilir.

Küçücük, birkaç molekül büyüklüÄŸündeki nano aktuatorlar tuza, suya, una veya
herhangi bir yiyeceğe katkı maddesi olarak katılabilir veya solunan havaya
serpilebilir. Sindirim veya solunum yoluyla gelen bu nano parçacıklar vücudumuzu
dolduracak, vücudun her yerine yerleÅŸebilecekler.


Nano-robotlar Hastalıkları Tedavi Edebilecek

İnsan vücudundaki hücreler, nano robat ve nano strürktürler vasıtasıyla
moleküler seviyede takip edilecek, kontrol edilecek ve düzeltilebilecekler. Nano
robotlar hücreleri düzeltme veya yeniden inÅŸa etme yeteneÄŸine sahip olacaklar.
Mesela, insanda erken skleroz baÅŸladıysa, vücudundaki nano robotlar hastalığın
yerleÅŸtiÄŸi bölgeyi bulacak, hasta hücreleri ve damarlarındaki birikintiyi
mekanik ve kimyasal yöntemlerle derhal temizleyecekler. Herhangi bir genetik
hastalığı varsa, nano robotlar hastalık ile baÄŸlantılı geni tespit ederek, kesip
atacak ve yerine yapay “saÄŸlıklı” bir gen yerleÅŸtirecekler. Ya da insan
yaÅŸlanmaya baÅŸladığında nano robotlar bedeninin tümünü kapsayacak bir çerçevede
her hücreyi atom seviyesinde düzelterek gençlik çağına geri döndürebilecekler.
Ve insan her zaman 20-30 yaşında görünecek.

Binlerce Yıl Önce ÖlmüÅŸ Varlıklar Diriltilebilecek
Ameliyatlar organlarda deÄŸil moleküler seviyede yapılacak ve insan fiilen
ölümsüz olacak. Åžayet vücudundaki robotlar hastalığına çözüm getiremezse,
robotlar yeraltında ya da uzayda bulunan “Merkezi Tıp Bilgisayarı”na ulaÅŸarak
ondan yardım isteyecekler. Merkezi Tıp Bilgisayarı ise bütün saÄŸlık
problemlerine çözüm bulabilecek kapasitede olacak. Hatta kriyonik metot ile
yıllar önce dondurulan insanların hücreleri milyonlarca nano robat tarafından
onarılacak ve diriltilecek. Bu ÅŸekilde binlerce yıl önce ölmüÅŸ fakat cesedi bir
ÅŸekilde korunarak tamamen çürümemiÅŸ varlıklara, bitki, mikrop, sinek, böcek,
balık, hayvan veya insanlara yeniden hayat verilecek.

Bütün İnsanların Beyinleri Tek Beyin Haline Gelecek
İnsan vücudundaki fizyolojik iÅŸlemleri ve kiÅŸisel iradeyi elde tutabilen bu nano
bilgisayarın en geç 2050 yılına doÄŸru üretilmesi planlanmıştır. Ancak, nano
bilgisayarı ilk üreten olmak için geliÅŸmiÅŸ ülkeler arasındaki yarış sürmektedir.
Dolayısıyla bu nano bilgisayar planlanan tarihten çok daha önce üretilecektir.
Çünkü bu bilgisayara ilk hangi ülke sahip olursa “belirli bir insan”ın beynini
bilgisayara yükleyecek ve vücutlarına birer alıcı niteliÄŸindeki nano parçacıklar
yerleÅŸtirilerek, önceden hazırlanmış olan bütün insanların beyinlerini bu
bilgisayarla yönetecek. Böylece bütün insanların beyinleri tek beyin haline
gelecek.

“Ol” DendiÄŸinde İstenilen Åžey Hemen Varolacak
Bütün dünyayı saracak olan, bir kaç molekül büyüklüÄŸündeki nano robotlar, kendi
kendilerine hızlı bir ÅŸekilde çoÄŸalabilecekler. Herhangi bir organik veya
inorganik maddeyi atomlarına kadar çözebilecekler. Sonra da bu atomlardan yeni
bir madde veya istenilen herhangi bir eşyayı, hemen hemen her şeyi yeniden inşa
edebilecekler. Nano robotlar insan sesi veya düÅŸüncesi ile yönetilecekler. “Ol”
dendiÄŸinde istenilen ÅŸey hemen varolacak!







 


ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.