Bu haber 13 Ekim 2011, Perşembe 11:45:59 tarihnde eklendi. 97 kez okundu.
Aksiyon Dergisi , Haarp Yazıları
HAARP adı verilen proje çerçevesinde Kafkaslar dahil dünyanın çeşitli bölgelerinde “pratikler” yapmıştı Amerika...
Deprem kimin eseri?
17 Ağustos 1999’da yaşanan Gölcük depremi sonrasında birbirinden ilginç senaryolar ortaya atıldı. Bunlardan en ilginci ise ABD ordusu tarafından Alaska’da konuşlandırılan HAARP projesiyle ilgiliydi.
Deprem olaylarından âni iklim değişikliklerine kadar birçok felakete sebep olabilecek bu proje nasıl gerçekleştirildi? Projenin amaçları ve etkileri nelerdir? Gölcük depremi sun’i deprem olabilir mi? “HAARP: Kıyamet Teknolojisi”, bu akıl almaz projeyle ilgili iddia ve soruların cevaplarını arıyor. Aydoğan Vatandaş’ın iki eseri, “Armagedon/ Türkiye—İsrail Gizli Savaşı” ve “Apokalipse/ Kıyametin Gizli Tarihi” daha önce yine Timaş yayınlarından çıkmıştı. Aydoğan Vatandaş’ın kitabı yeni çıkmasına rağmen 2. baskısını yaptı.
HAARP: Kıyamet Teknolojisi
Kaynak : Aksiyon SAYI - 287
Masallarda dinlemişsinizdir, bir de Hz. Süleyman menkıbelerinde; suya, rüzgara, ateşe, hayvanlara, ağaçlara, toprağa hükmedenler vardır orada. Bunlar “iyi”ler ve “kötü”lerdir.
Bunlara hükmedebilme gücü iyilerin elindeyse mesele yoktur, kimsenin canı yanmaz, kimse üzülmez. Fakat güç kötülerin eline geçmeyegörsün, zevk için, çıkarı için bu olağanüstü güçleriyle insanlara acı verir, öldürür.
İnsanoğlu galiba şimdilerde, üçüncü binyılın miladında masallarla gerçekleri karıştırmaya başladı. Ya da masalların gerçeğe dönüştüğü, gerçeklerin masallaşmaya başladığı ilginç bir dönüşüm merhalesi geçiriyoruz.
Gölcük depremini, kaderimizde varmış, yaşadık. Önceki depremler, seller, tufanlar gibi.. Fakat içten içe ratingi yükselen iddialar, bu felaketin kaderimize insanlar vesilesiyle, birilerinin marifetiyle “sun’i” olarak sokulduğu yönünde büyümeye devam ediyor.
Başta kabul etmekte fayda var; bu tür iddiaların uçuk, akla yatkın olmayan yönleri önemli bir yekün tutmakta. Fakat bununla birlikte, iddiaları destekleyen çok önemli ve somut veriler de en az öncekiler kadar çok.
17 Ağustos depremi öncesinde ve felaket sırasında yaşanan bazı garip hadiselere insanlar ve medya bir anlam vermeye uğraşırken, belki de bu garipliklerin açıklanmasına yönelik en değerli ipucu Amerikan “Future Times”da yayınlanan bir araştırmaydı. Buna göre Amerikalılar ve Ruslar (öyle görünüyor ki asıl amacı düşmana zarar vermek olan) birtakım sun’i deprem oluşturma teknikleri üzerinde çalışıyorlardı. Ve bu konuda özellikle Amerikalılar epeyce mesafe almışlardı. HAARP adı verilen proje çerçevesinde Kafkaslar dahil dünyanın çeşitli bölgelerinde “pratikler” yapmıştı Amerika... Neyse, siz en iyisi bu heyecanlı konuyu kapak dosyamızdan okuyun.
Bu hafta Aksiyon’da bulacağınız ilginç dosyalarımızdan biri, Pfizer’in Türkiye fiyaskosu. Türk erkeklerinin Viagra için eczane önlerinde kuyruk oluşturacağı pembe hayalini kuran firma, Türkiye’de tam tatmin edici iş yapamadı.
Efendim, Pierre Loti’yi nasıl bilirdiniz? Biz de iyi bilirdik. O, iflah olmaz bir Türk dostudur! Fakat son iddialar ve bulgular, sömürücü, bölücü, yutucu oryantalist güruha karşı tek tesellimizi de elimizden alacak gibi. Acaba Loti bir Fransız ajanı mıydı?
İyi haftalar dileğiyle...
Kaynak : Aksiyon Mehmet Kamış - SAYI: 275 - 11.03.2000
Nikola Tesla’nın ilginç yaşamı
Okuyuculardan gelen istek üzerine son zamanlarda HAARP projesiyle birlikte adını yeniden duyuran Sırp asıllı mucit bilim adamı Nikola Tesla ile ilgili bir araştırma yaptım.
Tesla, 9 Temmuz 1856 gecesinde Smiljan’da doğdu. 1884 yılında ABD’ye göç ettiğinde ilk yaptığı iş, geliştirdiği alternatif akım dinamosunu, dönüştürücüsünü ve motorunu içeren sistemin patent haklarını George Westinghouse’a satmak oldu. Daha sonraları Budapeşte’de manyetik alanları dönüştürebilmek için ilk çalışmalara başladı. Bunun için bir endüksiyon motoru planladı, bu çalışma gelecekte elde edilecek olan alternatif akımın ilk adımıydı.
1882’de Edison’un yanında işe başladı ama bu beraberlik kısa sürdü. İki mucidin metodları ve düşünceleri öylesine farklıydı ki, kaçınılmaz ayrılık hemen gerçekleşti. Mayıs 1885’te George Westinghouse’ın elektrik şirketine çok fazlı amternatif akım dinamosunu, transformatörünü ve motorunu sattığında biraz para kazanmıştı. Geliştirdiği sistem, Edison’la Tesla arasındaki savaşı büyütüyordu: Edison’un doğru akımına karşı Tesla’nın alternatif akımı. Tesla bu dönemde kendi laboratuvarını kurdu. Laboratuvarın ikinci yılında, inanılmaz bir işi becerdi; kendi yaptığı ampülleri kablosuz olarak yaktı.
1891 “Tesla Bobini’nin gerçekleştirildiği yıldır. Bobin günümüzde radyo TV teknolojisinde ve diğer elektronik araçlarda kullanılıyor. Tesla aynı yıl içinde ABD vatandaşlığına kabul edildi. Westinghouse 1893’te Chicago’da Tesla’nın sistemini kullanarak “World’s Cobumbian Exposition” adlı bir tür fuarı aydınlattı. Gittikçe artan ünü ve başarıları sonucunda, Tesla bir anlaşma imzalayarak Niyagara Şelaleri’nde ilk güç santralını inşa etti. Tesla’nın adı bu santrale verildi. 1898’de Tesla uzaktan kumandalı bir teleotomatik tekne icat ettiğini açıklayınca, düşmanlarının sesleri yükselmeye başladı, bu arada Tesla Madison Square Garden’da bir açıklamada bulundu. Açıklamasına göre Tesla “Dünyasal Sabit Dalgaları” yani dünyanın kendi elektiriğini kullanıyordu. Doğal frekanslardaki elektrikel titreşimleri ayarlayabiliyor ve cevap alabiliyordu. Yine akıl almaz bir deney yaparak 40 km. uzaklıktan kablo kullanmadan 200 ampülü yakmayı başardı.
Tesla dünya çapında bir iletişim düşlüyor; resimler, mesajlar, meteorolojik uyarı sistemleri, borsa sistemleri iletişimi düşlüyordu. 1915’te Tesla, Nobel Ödülü’nü Edison ile paylaşınca büyük hayal kırıklığına uğradı, bunun hatalı bir karar olduğuna inanıyordu. Üstüne üstlük 1917’de Edison Madalyası ile onurlandırıldı. Tesla, 7 Ocak 1943’te 87 yaşında öldü, New Yorker Oteli’ndeki harap bir odada beş parasız yaşıyor ve odasını bir sürü güvercinle paylaşırken sadece çok yakın bir bir kaç dostu ile görüşüyordu. Gelişen endüstri çoktan beri ona sırtını dönmüştü. Suç her ne kadar Tesla’nın omuzlarına yüklense de, işin içinde başka bir oyun vardı. Ona komplo kuranlar listesinin başında yer alan en büyük şüpheli Edison’du. Edison eski çalışanından nefret ediyor ve Westinghouse olayındaki başarısını kıskanıyordu. Bu nedenle de, büyük bir kampanya oluşturarak Tesla’nın adını lekelemek için elinden geleni ardına koymuyordu. Sahip olduğu her şeye el konuldu . “Yabancılar Mülk Edinme Yasası” ona karşı işletilmişti. Oysa Tesla, 1891’den beri Amerikan vatandaşıydı. FBI, 1943’e kadar her şeyi saklı tuttu. 1957’de Ruslar’ın Tesla teknolojisine dayanarak deneyler yaptığı rapor edilince, dosyalar yine gündeme geldi. Bu kez işin içinde Pentagon da bulunuyordu. “Çok Gizli” başlığı altında, HAARP projesi geliştirildi. Bu mega projenin temelinde işte bu olay yatıyordu.
Kaynak : Aksiyon SAYI: 270 - 05.02.2000
|



|