Eskiden çok görüyordum, ÅŸimdilerde nerdeyse kalktı. Yüz kızartıcı suç iÅŸleyen kiÅŸiler ve özel olarak reÅŸit olmamış suçlu çocuklar ve zanlılar, üçüncü sayfalık bir olayın faili olduklarında fotoÄŸraflarına ÅŸerit çekilirdi. Özellikle gözlerine. Bakılmaya deÄŸmez, fotoÄŸraf olsa bile böyle kiÅŸilerle göz göze gelmeyin, kör olasıca, gibi bir yorum mu var acaba bu uygulamanın gerisinde? Olabilir. Åžimdilerde kiÅŸiler, utanacaklarına; iÅŸledikleri suçlarla gurur duydukları için, gazeteler de gözlere ÅŸerit çekmeye son verdi. Son olarak bu uygulamayı Milliyet'te gördüm. Milliyet gazetesi, baÅŸyazarları ve genel yayın yönetmenleri Abdi İpekçi'yi katlettiÄŸi için AÄŸca'nın gözüne ÅŸerit çekmiÅŸ. Hem de birinci sayfada.
Milliyet gazetesinin duygularını anlıyorum. Abdi İpekçi'nin; bir gazeteci ve yazardan öte bir deÄŸeri ve önemi var Milliyet için. Grubun diÄŸer gazetelerinden - o zamanlar Milliyet DoÄŸan grubuna ait deÄŸildi- daha duyarlı olması normal. Abdi İpekçi öldürülmeseydi DoÄŸan grubunun bir yazarı olur muydu; Milliyet, Hürriyet'leÅŸir miydi diye sormam lazım burada ama sormuyorum. Bu olaydan sonra zihnimi iki olay meÅŸgul eder oldu. Bunlardan birincisi; gazeteci, aydın, siyasetçi, sanatçı vs. fark etmez; solcuların kendi adamları konusunda gösterdikleri duyarlıkları; baÅŸka gazeteci, aydın, siyasetçiler için göstermedikleridir. Bunun en son örneÄŸi Devlet Bakanı ve BaÅŸbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a düzenleneceÄŸi söylenen suikast olayıdır. Adam, grubunun ve Türkiye'nin en etkili olduÄŸu söylenen gazetesindeki köÅŸesinde "Bir sokağın numarasını ve adını akıllarında tutamayıp kâğıda yazacak kadar becerisi olmayan insanlar" diye kızdı yakalanan zanlılara. BaÅŸkaları da "hay beceriksizler hay" diye iç geçirdi. Bu grup, diyelim ki Gümrük ve Tekel Bakanı Gün Sazak'ı, Malatya Belediye BaÅŸkanı Hamid FendoÄŸlu'nu milliyetçi; Sedat Yenigün, Metin Yüksel, Åžeyhmus Durgun ve Hızır Ali Hoca İslamcı olduÄŸu için onların katlini önemsemiyor; kayıtsız kalıyor; pekiyi adı geçen kiÅŸilerin ait olduÄŸu camia niçin önemsemiyor bu kiÅŸilerin katlediliÅŸini? Niçin onlar da katillerin bulunmasını istemiyor? Ölüm yıldönümlerinde ve baÅŸka vesilelerle bu katilleri hatırlatmıyor? Sol, cenazesine sahip çıkarken bile bir yerleri zan altında tutuyor, doÄŸrudan mahkûm ediyor ve camiayı topyekûn hedef tahtasına oturtuyor ve bütün bunları bir vesile biliyor. Bu, özellikle Menemen, 31 Mart ve Sivas olaylarının yıl dönümlerinde tam bir hınca dönüÅŸtürülerek yapılıyor. Siz isterseniz; bir taÅŸla iki kuÅŸ vurmak, deyin buna; isterseniz amaç maktulu anmak deÄŸil; bir tarafla, bazı kiÅŸiler ve kurumlarla hatta milletle hesaplaÅŸmak deyin.
AÄŸca'nın tahliye edilmesiyle zihnimi meÅŸgul eden ikinci husus, Mesihlik ve kurtarıcılık meselesidir. Daha önce de bu anlamda bazı sözler söylemiÅŸti AÄŸca. Bir katilden ve suikastçıdan gelecek kurtuluÅŸ nasıl bir kurtuluÅŸ olabilir? İyi insanların köküne kıran mı girdi ki Mesihlik katillere kadar düÅŸtü denilip, burun kıvrılabilir buna. Ama bence burun kıvırıp geçmeyelim. Çünkü bu sadece AÄŸca ile sınırlı deÄŸil. Hatırlayacaksınız, Hasan Mezarcı da bir müddet hapis yattı; çıktıktan sonra buna benzer ÅŸeyler söyledi. Kılık kıyafeti de deÄŸiÅŸtirmiÅŸti. Eski bir diyanet mensubu olarak dini metinlerden haberdardı ve ayetler, hadisler okuyordu. Mezarcı, ben peygamberim, demiyordu; mehdi resul anlamında sözler söylüyordu. Bitmedi. Benzer bir söylem hâlâ cezaevinde bulunan bir baÅŸkasının yazdıklarında da var. Acaba bu kiÅŸiler rol mü yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar; yoksa önemli ÅŸeyler bilen kiÅŸilerin daha sonra söyleyecekleri sözleri, ifÅŸa edecekleri açıklamaları anlamsız kılmak için bu kiÅŸilerin ruh yapısı ve psikolojik özellikleri üzerinde bu türden sonuçlar almaya yarayacak operasyonlar (ilaç vs.) filan mı uygulanıyor? KiÅŸiler, uzun süre içeride kalmanın verdiÄŸi bir ruh bunalımı sonucunda böyle uçuk sonuçlara varmış olabilirler. Rüyalarını, kurgularını gerçekle karıştırmış olabildikleri gibi dışarı çıkınca rahat yaÅŸamak için bizimle veya ilgi alanlarında olacağını hesapladıkları çevrelerle "oynamış" da olabilirler. Bilmem ki siz ne dersiniz? AÄŸca da Hasan Mezarcı gibi bir müddet sonra unutulacak mı? Yoksa unutulmamak için elinden gelen her ÅŸeyi yapacak mı?
Kaynak : Milligazete