Bu haber 13 Ekim 2011, Perşembe 16:11:57 tarihnde eklendi. 105 kez okundu.
Sapık tarikatların kıyamet provası
Korkunç iddia: Tarikatların arkasında istihbarat örgütleri var

Hz. İsa’nın (AS) yer yüzünden alınıp gök yüzüne yükseltilmesinin kutlandığı yıldönümünden bir kaç gün önceydi. Hale—Bopp kuyruklu yıldızının dünyaya en yakın olduÄŸu gün. Hale—Bopp kuyruklu yıldızının arkasında gizlenen UFO’lara binip bu dünyadan ayrılmalarına çok az zaman kalmıştı.
Yapılması gereken tek ÅŸey onları bu dünyaya baÄŸlayan etten ve kemikten yapılmış kabdan (vücuttan) kurtulmaktı. Tarikatın karizmatik lideri, gün batarken içine zehir karıştırılan üzüm sularını içmeleriyle yolculuklarının baÅŸlayacağını söyledi. Ertesi gün eve gelen polis aralarında çocuk ve hamile kadınların da bulunduÄŸu yüzlerce kiÅŸinin cesediyle karşılaÅŸtı.
Hikaye hiç de yabancı gelmiyor deÄŸil mi? En dehÅŸet verici olanı 18 Kasım 1978 yılında Guyana’da gerçekleÅŸen toplu intihar vakalarından bir kesitti yukarıda yazılanlar. En son Uganda’daki olaylarla gündeme gelen, kendilerine çoÄŸunluka tarikat adı verilen grupların toplu intiharı gerçekten tüyler ürpertici safhaya ulaÅŸtı. İnsanların böylesine dehÅŸet verici bir ÅŸekilde canlarına kıymaları sizce de çok garip deÄŸil mi?
Tarikatların toplu intihar tarihçesi
Tarihin en büyük toplu intiharı 18 Kasım 1978 yılında Guyana’da meydana gelendi. “Halkın Tapınağı” tarikatının lideri Jim Jones’in müritlerine verdiÄŸi emir üzerine 912 kiÅŸi siyanürlü üzüm suyu içerek hayatlarına son verdiler. 1970 yılında ABD’nin San Fransisco kentinde kurulan tarikat 1976 yılında lideri Jim Jones’in hakkında çıkan yolsuzluk iddiaları nedeniyle Guyana’ya taşınmıştı. Jones, bütün kimliklerini aldığı müritlerine sürekli toplu intihar provaları yaptırıyordu. Hakkında açılan bir soruÅŸturma için Guyana’ya gelen Amerikalı görevlileri ve tarikattan ayrılan 14 kiÅŸiyi öldürten Jones baskın korkusuyla müritlerine intihar emri verdi. Toplu intiharda ölen 912 kiÅŸinin 276’sı çocuktu. Müritlerini birer zombi haline getiren Jim Jones daha sonra kafasına bir kurÅŸun sıkılmış halde bulundu. İsa’nın ruhunu taşıdığını iddia eden Jones’ın Amerikan İstihbarat TeÅŸkilatı CIA adına çalıştığı ve CIA’nın bir zihin kontrolü projesinin üyesi olduÄŸu iddia edildi.
19 Nisan 1993 tarihinde Teksas’ta 51 gün süren FBI kuÅŸatmasına raÄŸmen teslim olmayan “Davidiyen” tarikatı üyeleri, teslim olmak yerine kendilerini yakarak intiharı seçtiler. Akli dengesinin bozuk olduÄŸu söylenilen tarikatın lideri David Coresh müritlerine kendisinin Hz. İsa olduÄŸunu söylüyordu. İntiharda 83 müridi ölen Coresh’in tarikat içinde 20 karısı ve 40’tan fazla çocuÄŸu vardı.
Kıyamet Günü hazırlıkları
İsviçre, Kanada ve Fransa’da müritleri olan “GüneÅŸ Tapınağı” isimli tarikatın bazı üyeleri 1994 yılında kendilerini yakarak, toplu olarak intihar ettiler. Ölenlerin boyunlarında bulunan madalyonlarda iki baÅŸlı kartal, tarikatın baÅŸ harfleri ve MahÅŸerin Dört Atlısını’nın (ölüm, savaÅŸ, veba, kıtlık) isimleri bulunuyordu. Dr. Luc Jouret tarafından kurulan tarikat kıyamet günü hazırlıkları yapıyordu.
Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde “Yüce Kaynak” isimli tarikatın 39 üyesi topluca intihar etti. Rancho Santa Fe kentinde, bir milyon dolarlık malikânede bulunan cesetlerin hepsinde siyah pantolon ve koyu renk tenis ayakkabıları bulunuyordu. Vücutlarının üst tarafında baÅŸlarını da örten piramit biçimin mor renkli kefene benzer bir örtü vardı. Kolları açık, sırt üstü yatıyorlardı. Tarikatın üyeleri baÅŸka bir gezegenden geldiklerine ve dünyaya melek olarak gönderildiklerine inanıyorlardı. Asla içki, sigara kullanmıyor ve birbirlerine “kardeÅŸim” diye hitap ediyorlardı.
Uganda da yaÅŸanan vahÅŸet
İntihar olaylarının en sonuncusu 17 Mart 2000’de Uganda’da meydana geldi. Ülkenin güney batısındaki Kanungu kentinde toplanan “Tanrının 10 Emrinin Restorasyonu Hareketi” tarikatı üyesi 500’ü aÅŸkın insan kilisede kendilerini ateÅŸe verdiler. Yetkililer tarikatın baÅŸka evlerinde de cesetler buldular. DehÅŸetin bilançosu evlerde bulunan cesetlerle birlikte toplam 952’ydi. Katolik Rahip Paul İkazire tarafından 1980’li yıllarda kurulan tarikatın baÅŸlangıçtaki amacı tanrının 10 emrini insanlara hatırlatmaktı. Daha sonra gruba girip tarikatı ele geçiren Credonia Mwerinde ve Josep Kibwekere, Ruhul Kudüs’ten mesaj aldıklarını, Hz. Meryem ile konuÅŸtuklarını iddia ederek insanları etkilediler. İntiharın ardından ortadan kaybolan Mwerinde ve Kibwekere sırra kadem bastı.
Tüyler ürpertici bu intiharlar listesini daha da uzatmak mümkün, ama insanlar niçin intiharı seçiyor, inançlar bu konuda nasıl kullanılıyor?
Neden intihar ediyorlar?
Uzmanlara göre insanların böyle toplu ÅŸekilde intiharlarının psikolojik alt yapısında bir çok etken bulunuyor. Psikiyatristler intihar eden insaların kültürel, ekonomik, dini, sosyal, ruhsal yapılarının bu giriÅŸimlerinde önemli rol oynadığını söylüyor. Psikiyatrist Dr. Mecit Çalışkan, kiÅŸisel depresyonlarla kitlesel depresyonların birbirinden çok farklı olduÄŸunu, toplu intiharların altında yatan asıl nedenin, üç büyük ilahi dinin dışındaki küçük dinlerin veya tarikatların kendi içindeki iç dinamizm olduÄŸunu belirtiyor. Dr. Mecit Çalışkan; “Telkine yatkın insanlar bir cemaat bağı adı altında bir araya geldiklerinde birbirlerini etkilerler. EÄŸer bunlardan biri çıkıp da ÅŸeyh, lider, peygamber ya da adı her neyse birtakım telkinlerde bulunursa, bu telkinlerin dozu da çok yüksek olursa toplu intiharların olması mümkündür. Bu tür telkinlerin İslamiyet, Hıristiyanlık ve Musevilikte etkisi çok olmaz ama mümkün olmayacağı anlamına da gelmez. Ben ABD’de yaÅŸanan toplu intiharların kaynağını Hıristiyanlık’tan almadığını düÅŸünüyorum” diyor.
Telkinlerin etkisi zeka seviyesi yüksek olmayan veya ruhsal bunalımda olan insanların üzerinde daha fazla görülüyor. Ruhsal bunalımın içerisinde yaÅŸadığımız toplumda da çok sık görüldüÄŸünü önemle vurgulayan uzmanlar, üyeleri intihar eden tarikatlarda yapılan ÅŸeyin bir çeÅŸit beyin yıkama olduÄŸunda birleÅŸiyorlar. Kendini öldürdüÄŸü takdirde daha iyi bir dünyaya gideceÄŸine inanan insan tereddüt etmeden ölümü tercih edebiliyor.
Allah’ın insana verdiÄŸi deÄŸer bilinmiyor
İntiharların temel sebeplerinden birinin de dini eÄŸitim yetersizliÄŸi olduÄŸunu söyleyen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Celal Yeniçeri; “İnsanlara iman ve ahlak eÄŸitiminin yeterli seviyede verilmesi gerekiyor. Manası olmadan verilen dini eÄŸitim insanı intihardan kurtarmaz. Semavi dinler intiharı yasaklasa da Hıristiyan ülkelerde bu görülüyor, aynı ÅŸey Müslüman ülkelerde görülmez diye bir ÅŸey yok. Tarikat mensupları kilisede de intihar ediyorlar. Bana göre Batı medeniyetinin tamamiyle sorgulanması gerekiyor. Hırisitiyanlık eÄŸitimi yetersiz olabilir veya geliÅŸen teknoloji karşısında Hıristiyanlık insanlara cevap veremiyor olabilir. Konuya ferdi mükellefiyet açısından bakmak da yeterli olmaz. Toplumun bütün yönleriyle sorgulanması gerekiyor. En önemlisi, Allah’ın insana verdiÄŸi deÄŸerin insanlara anlatılması gerekiyor. İnsanın kendi deÄŸerini, kendinin sadece kendine ait olmadığını bilmesi gerekiyor” diyor.
Din intihara engel ama...
Yeryüzündeki üç büyük semavi din de insanın kendi canına kıymasını yasaklıyor. İntihar eden insanın cennete giremeyeceÄŸi inancı bu dinlere mensup kiÅŸiler için caydırıcı bir etken. Peki buna raÄŸmen neden Hıristiyan ülkelerde toplu intihar vakaları görülüyor?
İçinde bulunduÄŸumuz çaÄŸda hangi semavi dine mensup olursa olsun insanlar kendi dinleriyle çok fazla ilgilenmiyorlar. DüÅŸülen manevi boÅŸluk art niyetli ve ekstrem kiÅŸilikli fakat hasta ruhlu insanlar tarafından dolduruluyor. Dr.Mecit Çalışkan: “Allah’ın veya peygamberin yerine artık bu boÅŸluÄŸu dolduran lider konulmuÅŸsa her ÅŸey yapılabilir. Bir süre önce ortaya çıkan, edep yerini öptüren ÅŸeyh meselesine bakın. Åžeyh’in edep yeri öpülürse cennete gideceÄŸine inanıyor insanlar ve bunu özel bir törenle yapıyorlar. Küçük ve dışa kapalı topluluklarda Müslüman dahi olsa toplu intiharlar da mümkün olabilir. Bu Türkiye’de olmaz diyemeyiz” diyor.
Dikkat, yakın zamanda bizde de olabilir
Uzmanların insanların giderek manevi boÅŸluÄŸa düÅŸtüÄŸü Türkiye’de de benzer giriÅŸimlerin olabileceÄŸi konusundaki uyarıları çok havada kalmıyor aslında. GeçtiÄŸimiz yılın Ekim ayında sokaklarda yatan tinerci çocuklar toplu intihar giriÅŸiminde bulunmuÅŸlardı. Kadıköy’de toplu intihara kalkışan altı tinerci çocuk polis ve itfaiye görevlileri tarafından zorlukla ikna edilmiÅŸlerdi. YaÅŸları 14 ile 18 arasında deÄŸiÅŸen bu altı çocuÄŸun zorlukla engellenen giriÅŸimi uzmanlara göre kötüye iÅŸaret.
Sapık tarikatların karizmatik liderleri
Uzmanların dikkatle üzerinde durduÄŸu bir diÄŸer husus sapık tarikatların liderleri. Normal olmayan bu insanlar çok ilginç kiÅŸiliklere sahipler. Bir çoÄŸu akıl hastası, Allah’tan vahiy aldıklarını, Hz. İsa olduklarını veya bazı üstün güçlerin kendilerine yardımcı olduklarını iddia ediyorlar. Böyle insanların mesajlarına gruptaki insanlar inanıyorlar. Allah inancı olsa dahi eÄŸer mensup olduÄŸu din ile ilgileri yeterli deÄŸilse liderden gelen mesajların doÄŸru olduÄŸunu kabul ediyorlar. O insana teslim oluyor ve istediklerini yapıyorlar. Bu tür insanlar sahip oldukları yetenekleri insanları etkilemekte kullanıyorlar. Mesela etkili bakışlar, yakışıklılık, kuvvetli bir zeka gibi özellikler böyle insanların elinde güçlü silahlara dönüÅŸebiliyor.
İntiharın ÅŸekli de önemli
İntiharın ÅŸeklinin intihar aletinin ulaşılma kolaylığıyla baÄŸlantılı olduÄŸu söyleniyor. Toplu intiharlarda en çok tercih edilen yöntem toplu uyuma yöntemi. Zehirin doÄŸrudan içilmesi mümkün olabileceÄŸi gibi yemeÄŸe de karıştırılarak intihar edilebiliyor. Toplu olarak yakma da kullanılan yöntemlerden biri. Bu tür vakalarda asıl espri herkesin aynı ÅŸekilde, aynı metod ile ölmesi. Gruba dahil insanlar bunu bir ayin veya tören ÅŸekline dönüÅŸtürerek intihar ediyorlar, kiÅŸi o an yapılan ayinin etksi altında oluyor.
Korkunç iddia: Tarikatların arkasında istihbarat örgütleri var
Binlerce insanın ölümüne neden olan sapık tarikatlar hakkında bir çok söylenti dolaşıyor. Söylentilerden en kayda deÄŸeri tarikatların çoÄŸunun büyük istihbarat teÅŸkilatlarının kontrolünde olduÄŸu ve bazı deneyler için kullanıldıkları savı. Aum Shinrikyo Tarikatı istihbarat örgütlerinin sapık tarikatları desteklediÄŸine dair delil olarak gösteriliyor. Çalışmalarını ABD’de sürdüren Dr. Ümit Sayın konuyla ilgili bir açıklamasında; “1994—95 yılında Japonya’da kurulan tarikatın üyelerinin çoÄŸu bilim adamı ve üniversite öÄŸretim üyelerinden oluÅŸuyordu. LiderliÄŸini yarı kör, Hitler hayranı, Budist Shoko Asahara’nın yaptığı tarikatın 30 bin üyesi bulunuyordu. Dünyanın sonunun yaklaÅŸtığını, büyük bir savaÅŸ yaÅŸanacağını söyleyen Asahara müritlerine tonlarca zehirli sarin gazı imal ettirdi. Tarikatin 1995 yılında Tokyo Metrosunda gerçekleÅŸtirdiÄŸi sarin gazı saldırısı büyük ihtimalle, olayı yakından izleyen baÅŸka istihbarat örgütleri tarafından kültün bazı üyelerine düzenlettirildi ve Asahara’yı ortaya çıkarmayı hedefliyorlardı” diyor.
Benzer ÅŸekilde kurulan Reverend Sun Myung Moon’un kurduÄŸu Uniterian Church’ün de 1970 yılında yaklaşık birkaç yüzbin müridi vardı. En büyük amacı bütün dinleri birleÅŸtirmek olan Moon diÄŸer bir çok tarikat lideri gibi ikinci İsa olduÄŸunu iddia ediyordu. Fakat tarikatın bir CIA projesi olduÄŸu iddia edildi. Deniz Baykal, CHP Genel BaÅŸkanlığı döneminde bu grubun davetlerine katıldığı için büyük eleÅŸtiri aldı.
BaÅŸ döndürücü bir hızla ilerleyen teknolojinin beraberinde getirdiÄŸi yalnızlık, inanç eksikliÄŸi gibi olumsuzluklar insanları derinden etkiliyor. İnsanlar teknolojinin geliÅŸimiyle içine düÅŸtükleri boÅŸluÄŸu bu tür sapık tarikatlar aracılığıyla doldurmaya çalışıyorlar. Görünen o ki inanç zayıflığı devam ettiÄŸi sürece daha bir çok intihar vakası göreceÄŸiz.
Kaynak : AksiyoN Dergisi
|



|