Bu haber 15 Ekim 2011, Cumartesi 00:20:38 tarihnde eklendi. 110 kez okundu.
Anlaşılmamış Dahi Nikola Tesla
Nikola Tesla
Elektriğin Tanrısı Nikola Tesla
ADI : NİKOLA TESLA.
SUÇU : İNSANLIÄžA EVRENSEL HİZMET
CEZASI : TARİHTEN SİLİNMEK (!)
SAVCI : KAPİTAL.
YARGIÇ : ABD DOLARI
Bilim ve sanat tarihini incelerken, insanlığın dönüm noktalarını inÅŸa eden portreler arasında kurulan tarihsel materyalist iliÅŸkiler zincirinin halkaları arasına üç kiÅŸiyi oturtmakta daima güçlük çekilmiÅŸtir. Bu kiÅŸiler, 1450-1516 yılları arasında yaÅŸamış Hollandalı ressam Hieronymus Bosch, 19. yüzyıl Katalan mimarı Antoni Gaudi ile Sırp fizikçi Nikola Tesla'dır. Her üç isim de kendilerinden önce devraldıkları tarihsel mirası, yaÅŸadıkları dönemlerin çok ilerisine sıçratmışlardır.
Bugün Hieronymus Bosch resmi, OrtaçaÄŸ Rönesans döneminden ziyade, 20. yüzyılın sürrealist ekolü içinde deÄŸerlendirilmektedir. ÇaÄŸdaşı olan tüm sanatçılar Meryem ve İsa resimleri yaparken, Bosch kendi köÅŸesinde yaptığı resimlerde dini kurumları yermiÅŸ ve 500 yıl sonrasının sanat ekollerinden sürrealizmin temellerini atmış, gerek Salvador Dali ve gerekse de Picasso'ya ilham kaynağı olmuÅŸtur. Sanat tarihinin bir diÄŸer aydınlık ismi olan Antoni Gaudi de oluÅŸturduÄŸu mimarlık ekolü ile mimarlık tarihinin içine adeta bir bomba gibi düÅŸmüÅŸtür. Kendinden önce ve sonra devraldığı ve devrettiÄŸi bir gelenek yoktur. Bu yüzden de dünyanın tüm mimarlık okullarında, mimarlık tarihi ders programlarında yer alır ve 'Gaudi Mimarisi' ayrı bir baÅŸlık altında okutulur.
Ve Nikola Tesla... Bilim tarihinin elektrik ve elektronik alanında 19, yüzyıl sonları ile 20. yüzyılda gerçekleÅŸtirilen tüm buluÅŸların altındaki tek imza olan Tesla'nın üzerindeki giz perdesi ancak ölümünün üzerinden 57 yıl geçtikten sonra yavaÅŸ yavaÅŸ aralanır gibi olmaya baÅŸlamıştır.
Tesla'nın üzerine Pentagon tarafından çekilen giz perdesinin altında, 20. Yüzyıl bilim tarihinin, sonuçları çok ağır olacak hesaplaÅŸmalar yatar.. Bu hesaplaÅŸmanın birincisi elektriÄŸi hayatımıza sokan Michael Faraday deÄŸil, Nikola Tesla'dır. Faraday'ın tek yaptığı kaleme aldığı önemli yapıtları olan 'Elektrik Üzerine AraÅŸtırmalar' adlı eserinde elektrik ve manyetizma arasındaki iliÅŸkilerin deneylerini göstermiÅŸ olmasıdır. ElektriÄŸi baÅŸta ampul olmak üzere yaÅŸamımıza sokan, radyoyu, radarı, flüoresan ampulü, bilgisayarı, faks makinasını ve daha aklımıza gelebilen bütün elektrikli ve elektronik aletleri geliÅŸtiren Tesla olmuÅŸtur. Ancak onun tüm bu baÅŸarılı buluÅŸları ve insanlığa verdiÄŸi hizmetlerin üzeri Pentagon emperyalizminin sadık bekçileri FBI ile CIA tarafından türlü entrikalarla örtülmeye çalışılmış ve yaÅŸarken tarih sahnesinden adeta silinmek istenmiÅŸtir.
General Electrics, Westinghouse, Morgan ve Marconi gibi ABD endüstrisinin dev tekelleri Tesla'nın buluÅŸları üzerinde ÅŸekillenmiÅŸ, fakat kendisi hayatı boyunca hiçbir kurumsal iliÅŸkiye girmemiÅŸtir. ABD'nin bu dev tekelleri General Electrics'in direktifleri doÄŸrultusunda Tesla'yı sumen altı etme kararı almışlardır. Neden? Tesla, parasız ve doÄŸayı kirletmeyen bir elektrik üretiminin mümkün olduÄŸunu açıklamıştır. Bu açıklaması baÅŸta General Electiric olmak üzere tüm ABD ÅŸirketlerini paniÄŸe düÅŸürmüÅŸ ve bütün kapılar yüzüne kapatılmıştır. BeÅŸ kuruÅŸ parasız ve borç içinde New York'ta bir otel odasındaki ölümü derin anlamlar içerir.
19. yüzyıldan 20. yüzyıla girerken en önemli deÄŸiÅŸim burjuva devrimlerinin yarattığı toplumsal ortam sayesinde geliÅŸen bilim ve ardından gelen teknolojik devrimlerle yaÅŸandı. Sanayi devrimi, buharlı makinaların icadı ve çok kısa süre sonra elektrikli motorlar derken otomobiller, uçaklar ve uzay araçları. Dünyanın 19. Yüzyılın ikinci yarısından sonra nasıl muazzam bir teknolojik geliÅŸim yaÅŸadığını gösteren güzel bir örnek vardır. M.Ö. 7. yüzyılda Odysseia'nın gemilerinin hızı yelkenle gittiklerinde saatte 3 mil kadardır. 6-4. Yüzyıllarda ise bu hız ancak 3 kat arttırılabilmiÅŸtir. Denizcilikte önemli geliÅŸmelerin yaÅŸandığı 16. Yüzyılda ise günlük hız 2 bin sene öncesinden ancak 40 mil fazladır. Ancak buharlı gemilerle birlikte ulaşım hızı büyük ölçüde artmıştır. Artık niceliksel deÄŸil niteliksel bir deÄŸiÅŸimden söz edilmektedir. () Ve 19. Yüzyılın sonlarında telgraf ve radyonun icadıyla ulaşım ve iletiÅŸimin yolları birbirinden ayrılmış, dünya bugün iddia edildiÄŸi bir 'global köy' olma rotasına girmiÅŸtir. Mekânların uzaklığı iletiÅŸimde önemini yitirmiÅŸtir.
1900'ün baÅŸlarında daha ilk uçuÅŸ denemeleri yapılırken insanoÄŸlu bundan sadece 50-60 yıl sonra uzaya çıkmaya baÅŸlamış, 1969 yılında Ay'a ayak basmıştır. Tüm insanlık tarihine baktığımızda bu büyük deÄŸiÅŸimler çağının yaÅŸanmasını saÄŸlayan, burjuva devrimleri ve ardından bu sosyâl yapı ile sınırlı teknolojik devrimler olmuÅŸtur. İletiÅŸim ve teknolojileri, çağımızın en önemli belirleyicilerindendir. Bu açıdan bakıldığında bugünkü dünyanın yaratıcılarından en önemlisi ve o oranda da en 'unutturulmuÅŸ' olanıdır. Uzak görüÅŸlülüÄŸü toplumsal sistemin sınırlarının dışına çıkmış ve kaçınılmaz olarak bastırılmıştır. Ancak, onca çabaya karşın yinede adının literatürlerden silinmesi baÅŸarılamamıştır. Çünkü Tesla, gerçekleÅŸtirdiÄŸi buluÅŸlarıyla ölümsüzlüÄŸe imza koymayı baÅŸarmıştır. Onun hakkında bir araÅŸtırmacı ÅŸunları ifade etmektedir:
'... Bilgisayarınızda çalışırken Tesla'yı anımsayın. Onun 'Tesla Bobini' yüksek voltajlı resim tüpünüzün çalışmasını saÄŸlamaktadır. Evinizde kullandığınız elektrik Tesla'nın 'Alternatif Akım' (AC) jeneratöründen geçmekte, 'Tesla Jeneratör'den geçmekte ve evinize 3 fazlı 'Tesla Enerjisi' getirmektedir.. Tesla'nın icatları bugün her yerdedir..' ( )
Nikola Tesla portresi çizebilmek için 8. Ocak. 1943 gecesine gitmek gereklidir. Tesla'nın 5. Ocak ile 8. Ocak tarihleri arasında Hotel New Yorker'daki odasında tek başına kalp yetmezliÄŸinden öldüÄŸü tahmin edilmektedir. Otel görevlilerine rahatsız edilmek istemediÄŸini söylemesi ve günlerce odasından dışarı çıkmaması bir alışkanlık haline geldiÄŸinden, ölümünün üzerinden 2-3 gün geçmesine karşın kimse öldüÄŸünü fark etmemiÅŸtir. 8. Ocak gecesi, diÄŸer tüm Yugoslav mültecileri gibi FBI gözetiminde olan Tesla'nın mülteci yeÄŸeni Sava Kosanovich, yanında iki bilim editörü George Clerk ve Kenneth Sweezey ile birlikte Tesla'nın odasına girer. Otelin üç yöneticisi ve Yugoslav BüyükelçiliÄŸi'nden bir temsilcinin tanıklığında Kosanovich, Tesla'nın vasiyetini arar, yazılarını ve deney aletlerini toparlar. (Toplanan bu eÅŸyalar bugün Belgrad'daki 'Tesla Müzesi'nde sergilenmektedir.) Aynı gece Pentagon'dan Albay Erskine FBI'yı arayarak harekete geçirir ve Tesla'nın öldüÄŸünü haber verir. FBI yetkilileri, yabancılar Dairesi Komiseri Fitzgerald ile birlikte, otel odasına girerler ve Tesla'nın tüm eÅŸyaları iki büyük kamyona yüklenir. Tüm araÅŸtırma kağıtları ve makaleleri, 'Manhattan Storage and Warehouse Co.' Adlı New York'taki bir depo ÅŸirketine gönderilir. Bu depoyu Tesla 1934 yılından beri kullanmaktadır. FBI kayıtlarında Tesla'nın makalelerinin 50 kutu içerisinde depolandığı yer almaktadır. Yabancılar Dairesi, ABD Deniz Kuvvetleri İstihbarat Servisi'ni arayarak Tesla'nın tüm makalelerini ve araÅŸtırma kağıtlarının mikrofilme çekilmesini emreder.
8. Ocak gecesinin bu yoÄŸun trafiÄŸinde FBI'a yeni bir bilgi ulaşır: Tesla 1932 yılında Grosvenor Clinton Hoteli'nin emanetine depozitini peÅŸin ödeyerek bir kutu bırakmıştır. ABD devlet baÅŸkanı bilim danışmanlığı FBI'a kutunun içindeki dökümanların derhal alınması talimatını gönderir. Kutunun içinde Tesla'nın kablosuz enerji aktarımı projesi, yeni bir torpido silahının plânları ve çalışma modeli ile Tesla'nın 'Ölüm Işını' adını verdiÄŸi yüksek dalga frekans silâhının projesi vardır. FBI'ın toparladığı tüm belgeler ve projeler, ABD Devlet BaÅŸkanı'nın emriyle FBI tarafından 'Top Secret' olarak mühürlenir ve projelerin kamuda tartışılması yasaklanır. Tüm bunlar bir gece içerisinde 8. Ocak 1943 tarihinde gerçekleÅŸir. Böylece Nikola Tesla ve araÅŸtırmalı Pentagon'un yarattığı yapay ve kalın bir sis perdesinin ardına itilir.
FBI kayıtlarında, Tesla'nın ölmeden önce 5. Ocak günü Pertagon'dan Albay Erskine'i aradığı ve 'Teleforce' adını verdiÄŸi mikrodalga silahını Pentagon'a vermek istediÄŸi, fakat Albay Erskine'in telefondakinin bir deli olduÄŸunu düÅŸünerek, ciddiye almadığı iddia ediliyor. Tesla biyografisindeki FBI'ın bu üçüncü sınıf polisiye roman senaryosu önemli. 5. Ocak günü Tesla'yı anımsayamayan Albay Erkine 8. Ocak gecesi, Yugoslav BüyükelçiliÄŸi'nin Tesla'nın otel odasına girdiÄŸini haber alır almaz FBI'ı ve Deniz kuvvetlerini nasıl harekete geçirmiÅŸtir? Bu sorunun yanıtı ise; FBI kayıtlarında bulunmuyor!
Nikola Tesla adı Amerikan kamuoyunda o günlerde yakından bilinen 'sansasyonel' bir içeriÄŸe sahip. AraÅŸtırmaları Pentagon tarafından yakından izleniyor ve FBI tarafından sürekli izleniyordu. Tesla öldüÄŸünde yaÅŸamını Yugoslav Hükümeti'nin kendisine baÄŸladığı maaÅŸla sürdürüyor ve Yugoslav büyükelçiliÄŸi ile yakın temas içindeydi. Dolayısıyla Pentagon'u aradığı iddiasının temeli çok zayıf kalmaktadır.
FBI'ın tüm kaygısı Tesla'nın araÅŸtırmalarının Sovyetler BirliÄŸi Kızılordusu'nun eline geçmesi olasılığıydı; ki bu araÅŸtırmaların önemli bir bölümünün Sovyetler'in eline geçmiÅŸ olduÄŸu da Sovyet bilim tarihinin geliÅŸimi içerisinde görülmektedir. Tesla'nın tüm kaygısı Alman faÅŸizminin durdurulması gereÄŸiydi ve bilimsel çalışmalarını da bu yüzden silâh tasarımlarına yöneltmiÅŸti. Tesla'nın 'mikrodalga silâh' tasarımı ile 'deprem' ve 'tsunami silâhı' uzun yıllar boyunca bir söylenti olarak kaldı. Uluslararası bilim çevreleri genelde bunun bir palavra olduÄŸunu iddia etmelerine karşın söylentiler doÄŸruydu.
18. Ekim. 1993'de ABD Savunma Bakanlığı, kısa adı 'HAARP' olarak bilinen projenin 'High Frequency Active Auroral Research Program'ın Gakona/Alaska tesislerinde baÅŸlatıldığını açıkladı. Raythenon Corporation tarafından hayata geçirilen proje, Alaska/Massachusettes, Stanford, Peen State, tulsa, Clemson, Maryland, Cornell ve UCLA olmak üzere ABD'nin 9 üniversitesi ve MIT'nın ortaklığı ile uygulamaya kondu. HAARP projesinin patenleri (ABD Patent Dairesi'nde 4.686.605, 4.712.155 ve 5.038.664 no'lu kayıtlarıyla) Bernard Eastlund tarafından alındı. Her üç patentin ilk kayıtları Nikola Tesla adına kayıtlı ve bu patenleri Colorado testlerinden sonra almıştı. Bernard Eastlund, bu üç patentin geliÅŸtirilmesi patenti ile kayıtlara geçti.
Patentlerin içeriÄŸi ise ÅŸöyle:
1).4.686.605: Dünya atmosferinin, iyonosferin ve/veya magnetosferin deÄŸiÅŸtirilmesinin metodu.
2).4.712.155: SeçilmiÅŸ bir bölge üzerinde suni elektron siklonu oluÅŸturma metodu.
3).5.038.664: dünya yüzeyinde rölativik partüküller oluÅŸturma metodu.
Söz konusu son patent Tesla'nın 'ölüm ışını' adını verdiÄŸi ve düÅŸman kuvvetlerinin elektronik sistemini felç ederek elektronik bir duvar oluÅŸturan sistemdir. Gerek 'Körfez savaşı'nda ve gerekse Yugoslavya'nın bombalanmasında kullanılmıştır.
Tesla'nın sürekli tartışılan 'deprem' ve 'tsunami' silahının üzerindeki sır perdesi de 1999 yılının Eylül ayında, Yeni Zellanda Savunma Bakanlığı'nın açıklaması ile su yüzüne çıktı. Yapılan resmi açıklamada, 1943 ve 1944 yıllarında ABD'li bilim adamlarının Yeni Zellanda'ya baÄŸlı takım adalarında 'tsunami silahını' denedikleri ve seçilen kıyı parçalarının deniz altında oluÅŸturulan deprem dalgasının yarattığı dev dalgalarla baÅŸarılı bir ÅŸekilde vurulduÄŸu belirtildi.
Yine 1997 yılında Rus Uzay İstasyonu MIR'den yapılan açıklamada Tesla'nın Colorado deneylerinin doÄŸru olduÄŸu ve ÅŸimÅŸeklerin atmosferdeki belli katmanlarda ve düzenli bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtiÄŸi belirtildi.
KuÅŸkusuz Tesla'nın yaÅŸamındaki en ironik yan, buluÅŸlarının patentlerinin hep baÅŸkaları tarafından alınmış olmasıdır. Bu patent mücadelelerinden bir tanesi, Amerikan adaletinin en yüksek karar mercii olan 'Supreme Court' (ABD Yüksek Adalet Mahkemesi) 1943 yılında daha önce Marconi karşısında yitirdiÄŸi ve kendi buluÅŸu olan 'Radyo'nun o güne deÄŸin hatalı bir biçimde Marconi ismi ile anılmasını durduran karar; Tesla'nın ölümünden 6 ay sonra, radyoyu ilk bulan kiÅŸinin Marconi deÄŸil Nikola Tesla olduÄŸu mahkeme kayıtlarına geçerek tarihe mâl olmuÅŸtur.Dönemin ABD Devlet BaÅŸkanı Wallace, FBI ve ABD Deniz kuvvetleri tarafından hayatı 'Top Secret' olarak damgalanan Nikola Tesla, hayatı boyunca kimseyle yakın bir iliÅŸki kurmadı.
DoÄŸu ve Batı Avrupa dillerinin tümüne yazılı ve sözlü olarak hakimdi. Muazzam denilebilecek bir kültür birikimine sahipti. Hayatı boyunca hiçbir ÅŸirket ya da kurum ile sürekli bir iliÅŸki kurmadı. Hiçbir kurumsal yapı inÅŸa etmedi. Belgrad'daki 'Tesla Müzesi' ölümünden çok sonra Yugoslavya Hükümeti tarafından kuruldu. BuluÅŸlarının patentlerini alma becerisini gösteremediÄŸi için, çalışmalarının üzerinden daima baÅŸkaları büyük baÅŸarılar kazandılar. Uluslararası bilim toplantılarını, söz sırası kendisine geldiÄŸinde yarıda bırakıp, bahçedeki güvercinleri beslemeyi tercih etti.
ÇocukluÄŸundan beri doÄŸayı gözleme tutkusu içinde oldu. Nerede nasıl davranacağını ve nasıl konuÅŸacağını hiçbir zaman bilemedi. Hayatı boyunca kendi dünyasında yaÅŸadı. Tüm bu özellikleri ile belki de gelmiÅŸ geçmiÅŸ en ünlü otistiklerden birisiydi. Fakat kesin bir ÅŸey var ki, 20. yüzyıl teknik uygarlığı tek başına onun beyninin içinde gerçekleÅŸti.
1856 yılında 10 Temmuz'u 11 Temmuz'a baÄŸlayan gece, o zamanlar Avusturya-Macaristan İmparatorluÄŸu'na baÄŸlı olan Hırvatistan'ın güneybatı kesiminde yer alan küçük bir köy olan 'Smiljan'da doÄŸdu. DoÄŸduÄŸu gece müthiÅŸ kasırgalı ve ÅŸimÅŸekliydi. DoÄŸum sırasında çakan muazzam ÅŸimÅŸekten korkan ebesi, annesi Djuka'ya 'Bu çocuk olsa olsa ÅŸimÅŸeÄŸin çocuÄŸu olabilir' demiÅŸti. Annesinin güncesindeki bu satırlar, ilginç bir ÅŸekilde yaÅŸamını belirleyecek ve Tesla'nın günlük defterlerinden edinilen bilgiye göre 3 yaşından itibaren 'elektrik' ve 'ÅŸimÅŸek' denilen ÅŸeyi hep merak edecekti. 80'li yaÅŸlarında kendisiyle yapılan bir söyleÅŸide ÅŸunları söylemiÅŸtir: '80 yıldır kendime her gün bu elektriÄŸin ne olduÄŸunu soruyorum. Halen de yanıtını bulamadım.'
Ailesi Sırp asıllıdır ve babası köydeki Ortadoks Kilisesi'nin rahibidir. Annesi okumamış olmakla birlikte, onun okul öncesi eÄŸitiminde çok önemli bir yere sahiptir. Tesla'nın yaÅŸam boyu bir takıntı haline getirdiÄŸi, yemeÄŸini yemeden önce tabaktaki yemekle ilgili kübik hesaplamaları aklından yapmak ve bitirmeden yemeÄŸe baÅŸlamamak, annesiyle yaptığı çalışmalardaki zihinsel hesaplama egzersizlerinden kalma bir alışkanlıktır. Annesinin mucitlerle dolu bir soydan geldiÄŸini ve evdeki yaÅŸamı kolaylaÅŸtıran araç gereçleri onun tasarladığını anlatır ve birlikte yaptıkları egzersizlerden ÅŸöyle söz eder: 'Bu eÄŸitim her türden egzersizi kapsardı, baÅŸkasının düÅŸüncesini tahmin etme, bazı ifadelerdeki eksikleri bulma, uzun cümleleri tekrarlama ve zihinsel hesaplamalar yapmak..'
Bir papaz olan babası ise, yine olabildiÄŸince ilginç bir insandır. Çok okuyan, birkaç dil bilen ve ezber yeteneÄŸi bazı klasikleri tekrarlayabilecek kadar güçlü bir beyindir. Kendi kendine farklı ses tonlarıyla odasında konuÅŸurken, dışarıdan birine içerde bir tartışma olduÄŸunu düÅŸündürtecek kadar da yeteneklidir. Ancak oÄŸlunun da kendisi gibi ruhban sınıfından olması konusunda oldukça kararlı ve bu konuda taviz vermeyecek kadar da serttir.
Nikola Tesla, aile içindeki adıyla Niko, dört kardeÅŸin en küçüÄŸüydü. Kendisinden 7 yaÅŸ büyük olan ve küçüklüÄŸü çok sıradışı bir zekaya sahip olarak gördüÄŸü abisi Dane, Tesla 5 yaşındayken attan düÅŸerek ölmüÅŸtü. Anne-babasının küçük Niko'yu onunla kıyaslamaları yüzünden oldukça sıkıntı çeker. Anılarında erkek kardeÅŸinin ölümünün kendisinde travmatik bir etki bıraktığını, geç uyanışının nedeninin bu hastalık olduÄŸunu ÅŸu sözleriyle ifade etmiÅŸtir:
'ÇocukluÄŸumda, ilginç bir felaket yüzünden acı çekiyordum; sıklıkla kuvvetle flaÅŸlarla bezeli imgeler, gerçek nesnelerin yerini alıyor, düÅŸüncelerimi ve hareketlerimi engelliyordu. Bu resimler daha önce gördüÄŸüm ama hiç hayalini kuramadığım nesneler ve sahnelerdi. Bana bir söz söylendiÄŸinde, nesnenin iÅŸaret ettiÄŸi resim aniden düÅŸümde canlanırdı ve bazen gördüÄŸümün gerçek olup olmadığının ayırdına varamazdım. Bu bende büyük bir kaygıya ve rahatsızlığa neden olurdu.
Bu görünümler hastalıklı bir kimsenin gördüÄŸü halisinasyonlarla karıştırılmamalıydı. Bunlar (görünen imgeler) kendi formüle ettiÄŸi teoriye göre; önemli bir uyarının (heyecanın) neden olduÄŸu, beyinin refleksif bir davranışta retina üzerine gönderdiÄŸi imgelerdi. Tesla, bu konudaki görüÅŸlerinin gerçekleÅŸtirilebileceÄŸini ÅŸu sözleriyle dile getirmektedir:
'EÄŸer bu teorim doÄŸruysa, herhangi birinin aklında tasarladığı bir nesnenin görüntüsü bir ekrana yansıtılabilir ve böylelikle görünür hale gelebilir' der.
İnsan iliÅŸkilerinde bir devrim yaratacağını düÅŸündüÄŸü bu teori üzerinde daha sonraları epey bir çaba sarfetmiÅŸtir. Kendi aklında tasarladığı bir görüntüyü, baÅŸka odada oturan bir kimsenin zihninde yaratabilmek için uÄŸraÅŸ verecektir.
Tesla çocukluk yıllarında delice diye adlandırabileceÄŸimiz zihin gezileri yaptığını ileri sürmüÅŸtür. Gerçek dünyadakinden farklı görmediÄŸi arkadaÅŸlıklar kurar; yani yerler, kentler ve ülkeler görürmüÅŸ. Bu gezilere her akÅŸam çıkar hatta bazen gün boyunca da sürdürdüÄŸü olurmuÅŸ.
'DüÅŸüncelerimi ciddi olarak icatlara dönüÅŸtüÄŸü 17 yaşına kadar sürekli sürdürdüm bu gezileri.'
O günlerde aklında düÅŸündüÄŸü ÅŸeyleri gerçek yaÅŸama çok kolay aktarabildiÄŸini ve bu yolun yalnızca deneylerle yapılan çalışmalara göre çok daha hızlı ve etkili olduÄŸunu düÅŸünmektedir.
'Modellere, çizimlere ve deneylere ihtiyacım yoktu,' der.
'Bir kimse henüz ham olan tasarısıyla bir araç oluÅŸturmaya kalkarsa, kaçınılmazlıkla zihni, aracın detaylarının düÅŸünülmesiyle iÅŸgal edilecektir. Bu kimsenin, aracın geliÅŸtirilmesi ve yeniden yapılması sürecinde konsantrasyonu azalacak ve temel ilkeleri görme gücünü yitirecektir. Belki sonuç saÄŸlanabilecektir ama her zaman kaliteden feda edilerek.'
İşte kendi çalışma mantığının tersi olarak nitelediÄŸi yukarıdaki yöntemin verimsiz olduÄŸunu bu sözleriyle açıklamaktadır. Kendisi ise, aklına bir fikir geldiÄŸinde onu öncelikle düÅŸlerinde oluÅŸturmaya baÅŸlar, inÅŸa sürecini zihninde deÄŸiÅŸtirir, geliÅŸtirmeleri akıldan yapar ve aracı zihninde çalıştırır.
'Türbinimi aklımda çalıştırmam ya da dükkanımda test etmem benim için kesinlikle önemsizdir. Bir farklılık yoktur, ne olursa olsun sonuçları aynıdır. Bu yolla aklıma gelen fikri, eksiksiz ve çok hızlı bir ÅŸekilde, hiçbir ÅŸeye dokunmadan geliÅŸtirebilirim.'
Mühendislikte, elektrik ve mekanikte sonuçların olumlu olacağını düÅŸünmektedir. Ona göre hemen hemen hiçbir konu yoktur ki, önceden düÅŸünülerek yapılamasın, elbette yeterli teorik ve pratik bilgisi varsa.. Ham fikirlerin, genellikle yapıldığı gibi, pratiÄŸe taşınmasını gereksiz yere harcanan büyük bir enerji, para ve zaman kaybı olarak görmüÅŸtür.
KüçüklüÄŸünde yaÅŸadığı ve sonradan da devam eden felaketin (imgelerin düÅŸlerinde canlanması) gerçekte kendisine bahÅŸedilen bir güçle telafi edildiÄŸini düÅŸünmektedir. Bu güç; duyu organlarının uyarılmasıyla birlikte, anında düÅŸünebilme ve bu doÄŸrultuda hızlı hareket edebilme yeteneÄŸidir.
'Bunun pratik sonucu, şimdiye kadar ancak kusurlu bir uygulaması bulunan 'teleautomatic' (uzaktan kumanda) bilimidir'
Yıllarca kendini, kendinden kontrollü otomatların (self-controlled automata) planlamasına adamış ve mekanizmaların sınırlı bir derece de olsa akıl sahibiymiÅŸ gibi hareket edebilecek ÅŸekilde üretilebileceÄŸine inanmıştır. Bütün bunları 19. Yüzyıl sonlarında endüstri ve ticarette bir devrim yaratacağını görebilmiÅŸtir.Karakterinin güçsüz ve zayıf olduÄŸu, cesaretinin ve kararlılığın olmadığı, ölüm ve dinsel korkularının olduÄŸu bir çocukluk dönemi yaÅŸamıştır. Batıl inançların etkisi altında olduÄŸu bu dönemde düÅŸlerden, cinlerden vs. hep korkmuÅŸtur. Sonradan babasının kütüphanesinde yaptığı gizli okumalardan birinde eline geçen bir kitapta (Aofi-Theson of Aba 'Aba'nın OÄŸlu' / Macar yazar:Josikaj ) hayatının rotası deÄŸiÅŸmiÅŸtir.
'Bu okuma her nasılsa irademin hareketsiz güçlerini uyandırdı ve kendi kendimi kontrol (self-control) etme talimlerine baÅŸladım. Azmim önceleri Nisan ayındaki karlar gibi eridi, ama kısa bir süre sonra güçsüzlüÄŸümü keÅŸfettim ve daha önce hiç bilmediÄŸim bir memnunluk hissettim.' ( )
Hayatın çok hızlandığı ve türden enformasyonun insanların beyinlerine akın etmeye baÅŸladığını düÅŸündüÄŸü yıllarda, bunu modern varoluÅŸun bir sıkıntısı ve kendini gözlemleme yeteneÄŸi olmayan insanın ortaya çıkışı olarak yorumlar. Kendisindeki iç gözlem yeteneÄŸini ise paha biçilmez bir baÅŸarı olarak görür. DüÅŸ dünyasının körelmesinin gerçek tehlike olduÄŸunu düÅŸünür.'... düÅŸ yeteneÄŸimizi bastırdığımız hayat alanlarında ise önümüzdeki hayattan vazgeçmeye her an hazır �sıradan insanlara' dönüÅŸtürmekte bizi.' ( )
Tesla,. Bu tehlikeyi görebilmiÅŸti. Kendisinin çok geliÅŸkin bir politik bakışının olduÄŸu iddia edilemese ve hatta zaman zaman buhranlı yanlış tercihler yapabildiÄŸi düÅŸünülse bile bir hümanistti denilebilir. Çünkü, o insanların yaÅŸantılarından kaygı duyuyordu.
Bütün yaÅŸamı boyunca sürecek çalışmaları ve icatlarında henüz bir çocukken yaptığı bir deneyde de ulaÅŸmaya çalıştığı gibi, doÄŸanın enerjisini insanlık yararına kullanmayı amaçlamıştı. İlk baÅŸlarda içgüdüsel bir biçimde olan bu düÅŸünce daha sonra baÅŸat bir öneme sahip olmuÅŸtu. Çocukluk deneylerinden birinde 16 tane Mayıs böceÄŸini (May bug) dörder dörder çapraz birbirini kesen iki çubuÄŸun uçlarına yapıştırmış ve onların yorulmak bilmez dönüÅŸlerini bir mille bir çarka, oradan da daha büyük bir çarka geçirmiÅŸtir. Bu deney arkadaşının böcekleri yemesiyle trajik bir son bulmuÅŸ ve Tesla, insanlık yararına kullanmak için bir daha böcek enerjisinden yararlanmayı aklına bile getirmemiÅŸ.
Ailenin tek erkek çocuÄŸu olarak kendisini çalışmaya adadığını belirtmiÅŸtir.. İlkokula baÅŸladığında matematikteki üstün yeteneÄŸi öÄŸretmeni tarafından fark edildi. MekaniÄŸe karşı yoÄŸun bir ilgisi vardı. Yaptığı ilk alet 6 yaşındayken gerçekleÅŸtirdiÄŸi kurbaÄŸa yakalama düzeneÄŸi olmuÅŸtu.
İlkokulun birinci sınıfından sonra ailesiyle birlikte köye yakın küçük bir kent olan Gospic'e gider. Bu deÄŸiÅŸim ona doÄŸal yaÅŸamdan uzaklaÅŸtığı için hoÅŸ gelmez ve hayvanlarını �özellikle güvercinlerini bırakmayı hiç istemez- Her hafta Pazar günü gittiÄŸi kilise görevinden hiç de memnun deÄŸildir. Ancak, bu kentte yaÅŸadığı bir olay omuzlarda taşınmasına neden olur. Yeni kurulan bir itfaiye departmanı son model bir yangın söndürme cihazı almıştır. bu son teknoloji ürünü makinanın çalışmasını görmek için, bütün herkes kentin meydanında toplanmış, makine nehirden su alacaktır. Bütün seremoni ve konuÅŸmalar tamamlandıktan sonra, pompayı çalıştır emri verilmiÅŸtir, fakat ne yazık ki hortumun ucundan bir damla su bile gelmemiÅŸtir. Eksperler ve profesörler boÅŸ bir çabalama içine girmiÅŸlerdir. Tesla, alana vardığında durum budur ve kendisi de küçük bir çocuk olarak bu konuda fazla bir bilgiye sahip deÄŸildir. Ancak olanca bilgisine dayanarak nehre atlar ve suyu nehirden çekmesi gereken hortumun aÄŸzının tıkanıklığını açar ve tam o sırada su püskürmeye baÅŸlayan hortum kalabalığın Pazar giysilerini ıslatır. Bu, Nikola tesla'nın yaÅŸamındaki ilk toplumsal baÅŸarıdır.Tesla, bu kentte daha sonra gideceÄŸi kolej veya gerçek bir liseden önce 4 yıllık normal bir okula gönderilir. Okulda birkaç mekanik alet vardır ve bu maketler ilgisini su türbinlerine yöneltir. Amcasının ona anlattığı Niyagara Åželalesi'ni zihninde canlandırır ve ÅŸelalenin akıttığı sulala dönecek büyük bir tekerleÄŸin düÅŸlerini kurar. Amcasına bir gün Amerika'ya gideceÄŸini ve bu planını gerçekleÅŸtireceÄŸini söyler. Bir gün gerçekten gidecek ve düÅŸlerini gerçekleÅŸtirecek, Niyagara Åželalesi'nin önüne heykelini diktirtecektir.
On yaşında liseye baÅŸlar. Okul iyi araç ve gereçlerle donatılmıştır. Fizik departmanında çeÅŸitli elektrik ve mekaniÄŸe ait klasik bilimsel araçların maketleri bulunmaktadır. Bu maketlerin hocalar tarafından gösterildiÄŸi ve çalıştırıldığı zamanlar, Tesla'nın en çok ilgisini çeken anlardır. Bu araçları seyrettikçe çok güçlü bir mucit olma isteÄŸine kapılır. Aynı zamanda matematiÄŸi de çok sevmektedir, akıldan yaptığı çok hızlı hesaplamalarla profesörlerin takdirlerini kazanır. Ancak eliyle yaptığı bu hesaplamaları tahtaya yazmak ya da herhangi bir model çizmeyi baÅŸarabilmek, onun için azaptan baÅŸkaca bir ÅŸey deÄŸildir ve bu iÅŸi düzgün bir biçimde yapabilmeyi baÅŸarabilmesi için yıllarca uÄŸraÅŸ verecektir.
Okulun ikinci yılında en büyük hedefi hava basıncıyla saÄŸlanabilecek sürekli bir hareket yaratabilmektir. KüçüklüÄŸünde içi boÅŸ saplardan vakumlayarak yaptığı oyuncak tüfekler zihnini hep meÅŸgul etmiÅŸ ve vakum gücünü kullanmak istemiÅŸtir. Bir süre düÅŸüncelerinde karanlıkta dolaÅŸtıktan sonra bir model geliÅŸtirmiÅŸ ve hava basıncını kullanarak bir silindirin sürekli rotasyonunu saÄŸlamıştır.
Bu sürekli hareket onu fazlasıyla sevindirmiÅŸ ve en çok istediÄŸi 'uçuÅŸ makinası'nın gücünü bu ÅŸekilde saÄŸlayabileceÄŸini düÅŸünmüÅŸtür. O güne kadar ÅŸemsiye ile bina tepelerinden atlayıp kötü bir biçimde düÅŸerek sürdürdüÄŸü, cesaret kırıcı bir çok anısı vardır. Bu rotasyonu saÄŸladıktan sonra eksiÄŸinin yalnızca bu rotasyonla çırpacak kanatlar olduÄŸu fikrine kapılır. Sonuç, vakumlu silindir tüpün içindeki hava basıncı yüzünden sızdırması ve kuvvetsiz rotasyona neden olmasıyla baÅŸarısız olmuÅŸtur.
Yakalandığı hastalıklar nedeniyle liseyi güçlükle bitirebilmiÅŸtir. Doktorlar durumunun çaresiz olduÄŸunu düÅŸünmüÅŸler ve tedaviden bile vazgeçmiÅŸlerdir. bu süreçte Tesla'nın sürekli olarak okuyabilmesine izin verilmiÅŸtir ve o bu fırsatı, halk kütüphanesinden aldığı kitaplarla deÄŸerlendirmiÅŸtir. Bu dönemde, daha sonra arkadaşı olacak Mark Twain'in ilk yazdıklarından bir eseri eline geçmiÅŸ ve bu kitabın büyüleyici etkisiyle umutsuz durumunu tümüyle unutmuÅŸ ve mucizevi biçimde hızla iyileÅŸmiÅŸtir.
ÖÄŸrenimine teyzelerinden birinin yaÅŸadığı Hırvatistan'ın Carlstadt kentindeki yüksek lisede devam etmiÅŸtir. Orada kaldığı 3 yıldan sonra okulu bitirmesiyle bir dönüm noktasına gelmiÅŸtir. Bugüne kadar anne ve babası oÄŸullarının bir rahip olacağından hiç kuÅŸku duymamaktadırlar. Fakat bu düÅŸünce Tesla için büyük bir endiÅŸe kaynağıdır. Çünkü okul yıllarında özellikle çok zeki olarak nitelediÄŸi profesörünün etkisiyle elektrige merak sarmış ve bu büyüleyici dünya hakkında daha çok ÅŸey öÄŸrenmeyi kafasına koymuÅŸtur.
Okulunu bitirip eve döneceÄŸi sıralarda, babası onu Gospic'deki salgın hastalık nedeniyle ava çağırır. Av için gittiÄŸi kentte hastalığa yakalanır 9 ay süreyle yataktan kımıldayamayacak kadar enerjisinin tümüyle bittiÄŸini, ikinci ve bu kez galiba sonuncu defa ölümün kapısına geldiÄŸini düÅŸünür. Babası onun moralini yüksek tutmak için elinden geleni yapmaktadır.
Ve yine oÄŸluna moral verebilmek için, odasına girdiÄŸi bir sırada Tesla babasına: 'Belki, eÄŸer sen benim mühendislik eÄŸitimi almama izin verirsen iyileÅŸebilirim' der. Babası, 'Sen dünyadaki en iyi teknik okula gideceksin' diye içtenlikle yanıt verir. Zihninden ağır bir yükün kalkmasıyla kısa süre içinde ilâçların da yardımıyla iyileÅŸir. Herkes bu süreyi ÅŸaÅŸkınlıkla izler.
Bu hastalığın ardından babası oÄŸluna saÄŸlıklı ve doÄŸal bir ortamda dinlenmesi ve egzersiz yapmasında ısrar etmiÅŸtir. DoÄŸayla baÅŸ baÅŸa geçirdiÄŸi bu dönemde, gezilerine birçok kitap ve av takımlarıyla birlikte çıkmıştır. Bu dönem onun hem zihnini hem de bedenini güçlendirmiÅŸ, gezilerinde birçok ÅŸey tasarlamış, fakat tasarladıkları gibi tasarılarının dayandığı kuralların da bilgi eksikliÄŸinden ötürü düÅŸselmiÅŸ.
Bu döneme rastlayan iki ilginç anısı vardır. İlki, mektup ve paketlerin denizaltına yerleÅŸtirilecek tüplerle, su basıncı kullanılarak iletilmesini saÄŸlayacak olan projedir. Çok daha düÅŸsel olan diÄŸeri ise; Ekvator'un çevresinde dünyaya baÄŸlı olmaksızın kendiliÄŸinden hareket eden bir halkanın inÅŸa edilmesi ve bu halkaya istendiÄŸi zaman dünyadan ulaşılarak, dünyanın kendi çevresinde dönüÅŸü sayesinde, trenlerin hiçbir zaman ulaÅŸamayacağı, saatte binlerce kilometre yol alınabilmesinin saÄŸlanmasıdır. Bunların komik düÅŸünceler olduÄŸu otobiyografisinde belirtmiÅŸ; ama kendisinden daha kaçık ve deli New York'lu bir profesörden de söz etmiÅŸtir. Bu bilim adamı da atmosferdeki havayı çok sıcak olan bölgelerden ılıman olan bölgelere pompalamak niyetindedir ve bu amaç uÄŸruna devasa büyüklükte bir araç bile gerçekleÅŸtirmiÅŸtir.
DoÄŸada dinlenerek geçirdiÄŸi bu bir yılın ardından, babasının seçtiÄŸi okullar arasındaki en ünlü ve eski olanlardan Gratz'daki (Avusturya) 'Politeknik Okulu'na gönderilir. O kadar memnun olur ki, çalışmalarına büyük bir heves ve tempoyla baÅŸlar. Notları mükemmeldir, bütün derecelerde rekorları kırar ve hocaları tarafından en yüksek notlardan daha fazlasını hak ettiÄŸi düÅŸünülür. Çalışmaya haftanın her günü sabahın 3'ünde baÅŸlamakta ve gece 11'e kadar sürdürmektedir. Bütün yıl bu ÅŸekilde çalıştıktan sonra evine kısa bir tatil için giderken, özellikle babasının çok gururlanacağını düÅŸünmektedir. Fakat babası onun hevesini kıracak derece ilgisiz kalır. Bunun nedeni babasının ölümünden sonra bulunan bir kutu içindeki mektuplarda açığa çıkmıştır. Profesörleri babasına, '.... eÄŸer çocuÄŸunuzu okuldan almazsanız çok çalışmaktan kendisini öldürecek' diye, yazmışlardır.
Tesla'nın bilimsel kiÅŸiliÄŸi Hırvatistan'ın Carlstadt kasabasında eÄŸitim gördüÄŸü Gymnasium ve Prag Üniversitesi, Graz Politeknik Mühendislik Fakültesi'nde ÅŸekillendi. Anılarında Gymnasium'daki öÄŸretmeni Profesör Poeschl'in hayatındaki önemine vurgu yapar. Poeschl elektrikteki son geliÅŸmeleri, dinamoları, elektrik motorlarını Paris'e gidip satın alarak okuluna getiren ve bu aletleri sökerek çalışma mekanizmalarını öÄŸrencilerine anlatan gerçek bir bilim insanıdır. Poeschl öÄŸrencisi Tesla'nın okul hayatı boyunca günde birkaç saat uyuyarak sürdürdüÄŸü yoÄŸun çalışma temposunu ve elektriÄŸe olan merakını fark etti ve onun Prag Üniversitesi'ne gitmesini destekledi. Gratz'daki okulda gerçekleÅŸtirilen deneylerde ilk kez 'Gramme Dinamo'yu görür. Bu dinamo bir jeneratör gibi çalışmakta ve tersine çevrildiÄŸinde de elektrik motoru olmaktadır. Fakat çok fazla ses ve kıvılcım çıkaran sevimsiz bir motordur. Bunun üzerine düÅŸündüÄŸünde, kendisinin bu motoru kıvılcımlar çıkartmasına neden olan fırçaları kullanmadan yapabileceÄŸini iddia eder. Prof. Poeschl ile tartışması da okul kayıtlarına geçmiÅŸtir. Tesla Faraday'ın elektrik jeneratörünün yetersiz olduÄŸunu ve bu jeneratörün dinamonun ileri geri hareketinin dışında dairesel bir dönme hareketiyle bir elektrik motoruna dönüÅŸebileceÄŸini belirtir. Poeschl bunun imkânsız olduÄŸunu söyler. Fakat Tesla, itiraz eder ve bir gün bu motoru yapacağını belirtir. Profesörü Tesla'yı derste ÅŸöyle yanıtlar: 'Bay Tesla büyük ÅŸeyler baÅŸarabilir ama kesinlikle bunu yapamazsın.'
Tesla bunu yapmıştır! Gratz'daki okulu bitince 1880'de Prag'a gider, babasının arzusunu gerçekleÅŸtirmek için üniversite eÄŸitimi orada tamamlayacaktır. Burada yaptığı çalışmalarda henüz amacına ulaÅŸamayacaktır ama bu doÄŸrultuda bir ilerleme olarak 'komütatör'ü (elektrik akımının yönünü deÄŸiÅŸtirir) makineden ayırmayı baÅŸarır.
Babasının ölümü Tesla'nın omuzlarına, annesinin ve kardeÅŸlerinin bakım sorumluluÄŸunu yükler. Amerikan telefon sistemi o dönemde Avrupa'ya yayılmaktadır ve Macaristan'da da BudapeÅŸte kentine kurulacaktır. Bunu ailesinin maddi sıkıntısını hafifletecek büyük bir fırsat olarak görür. Zaten ÅŸirketin başında da aile dostlarından, babasının yakın bir arkadaşı Puskas bulunmaktadır. BudapeÅŸte'ye taşınarak Puskas'ın yanında çalışmaya baÅŸlar. Telefon ÅŸirketindeki çalışmasına kaderin cilvesiyle, teknik ressam olarak baÅŸlamıştır. Sonraları departmanın başındaki kiÅŸinin ilgisini çekmiÅŸ ve hesaplamalar, dizayn etme ve yeni makinaların yerleÅŸtirilmesinde karar verme yetkileriyle donatılmıştır. Telefon santrali çalışmaya baÅŸlayana kadar orada çalışmış ve o günün telefon teknolojisine, patentini hiçbir zaman üzerine almadığı ama onun tarafından icat edildiÄŸi bilinen, araçlar yaparak katkıda bulunmuÅŸtur.
Burada yine çok kötü bir ÅŸekilde hastalanır. Tüm sinir sistemi iflas eder. Umutsuzca yaÅŸama yapışır ama bir daha iyileÅŸemeyeceÄŸini düÅŸünmektedir. Tesla'nın dehÅŸet verici kiÅŸiliÄŸinin bir diÄŸer özelliÄŸi de, baÅŸladığı bir ÅŸeyi muhakkak bitirme takıntısıdır. Fakat bu tabağındaki yemeklerin kübik hesaplamalarını yapmaktan ya da yaptığı tekrarlanan hareketlerin hepsinin mutlaka 3'e bölünmesi zorunluluÄŸundan, daha ağır sonuçlar doÄŸuracaktır. Bir gün, 'günde 72 fincan siyah kahve içen canavar' diye, nitelendirdiÄŸi Voltaire'in bir cildini okumaya baÅŸladığında başına geleceklerden habersizdir. Çünkü o 'canavar' küçük harflerle dolu 100'e yakın cilt yazmıştır ve Tesla baÅŸladığı iÅŸi bitirmek zorundadır. En son cildi okuduktan sonra ÅŸöyle der: 'Bir daha asla' Fakat iyileÅŸir ve bundan sonraki yaÅŸamında hiç durmaksızın, bir gün bile ara vermeksizin çalışacaktır. 1882 yılında bir arkadaşının önerisiyle Paris'te, Edison ÅŸirketinin bürosuna çalışmaya gitmiÅŸtir. Burada Edison'un yakın arkadaşı ve yardımcısı Mr. Batchellor ve birkaç Amerikalıyla daha tanışır. Ancak tek tanıştığı Amerikalılar deÄŸil, Amerikan yaÅŸam biçimi (Amerikan way of life)'de olmuÅŸtur. Daha sonraları çok acı çekmesine ve delilik olarak adlandırılabilecek araÅŸtırmalar ve açıklamalar yapmasına neden olacak ve onu sinir bozukluklarına sürükleyecek bu tarz, o dönemde ona yalnızca komik görünmekteydi.
'Amerikalılar benimle çok ilgiliydiler, özellikle de bilardo oynamamdaki üstünlüÄŸümle. Bu baylara bu konudaki icadımı anlattım ve baylardan biri bana hemen bir hisse senedi (borsa) ÅŸirketi kurmayı önerdi. Bu öneri bana son derece komik geldi ve ne demek istediÄŸi konusunda, bunun bir Amerikan tarzı olması dışında çok küçük bir fikrim vardı.' ( )
Tesla, bu dönemde Almanya ile Fransa arasında gidip gelmeye baÅŸlar. Güç ünitelerinin onarımı için çalışmaktadır. 1883 yılında bir görev için gittiÄŸi Strazburg'da, saatlerce çalışmanın sonucunda, fırça ve komütatör kullanmaksızın ilk endüksiyon motorunu yapmayı baÅŸarır. Strazburg'da iÅŸini baÅŸarıyla tamamladıktan ve ÅŸirketin önemli miktarda para yitirmesini önledikten sonra, Paris'e geri döner. Edison'un arkadaşının ısrarıyla bundan sonraki çalışmalarını yürütmesi için 'büyük umutlar ülkesi' Amerika'ya hareket eder. Hiçbir zaman para konularında baÅŸarılı olamayacak olan Tesla'nın New York'a ulaÅŸtığında ise; cebinde yalnızca 4 senti bulunmaktadır. Tesla'nın kafasındaki tek problem alternatif akım motorunun çözümüdür. Otobiyografisinde alternatif akım motorunun denklemlerini BudapeÅŸte Parkı'nda, Goethe'nin Dr. Faust eserini okurken ve gün batımını izlerken çözdüÄŸünü belirtir. Problemin çözümü esnasında ağır bir depresyon geçirir, kendi tarifiyle masaya konan bir sineÄŸin çıkardığı ses bile beyninin içinde büyük yankılar uyandırmaktadır. Alternatif akım motoru elektrikte bir devrimdir. Kendisinden önce bir çok mühendisin deneyip beceremediÄŸi manyetik alanda alternatif akım üretimini saÄŸlamıştır.
Tesla birden fazla akımı kullanarak motorun ÅŸaftını döndürmüÅŸtür. Daha da önemlisi alternatif akımlı motorunu icat ederken akımın kabloya ihtiyaç olmaksızın manyetik alanda iletilebildiÄŸini keÅŸfetmiÅŸtir. Bobine gelen elektrik ilk hareketi vermekte ve daha sonra motorun hareketli parçaları kabloya ihtiyaç olmaksızın hareket edebilmektedir. Depresyon dönemini geçirdikten sonra, alternatif akımlı motorun detaylarını tamamlar. Jeneratörler, motorlar ve transformatörler tasarlar. İki akımlı motoru, üç akımlı motorun detayları üzerinde çalışmaya baÅŸlar.
Tesla, müthiÅŸ bir matematikçi olduÄŸu gibi, küçük yaÅŸlarından itibaren tutkulu bir doÄŸa gözlemcisiydi. ÇocukluÄŸu çılgınca akan nehir sularına kendini atıp, suyun gücünü incelemekle geçmiÅŸ ve bu tutkusu yüzünden birkaç kez ölümün eÅŸiÄŸinden dönmüÅŸtü. Bu özellikleri ve aldığı iyi eÄŸitim Edison gibi bilim insanları ile Tesla arasındaki ayrım çizgisini belirler. Otobiyografisinde hiçbir zaman Edison gibi deneme yanılma yöntemiyle çalışmadığını, problemi matematik olarak kafasında çözmeden hiçbir deney yapmadığını belirtir. İlginçtir ki, denediÄŸi hiçbir aletini ikinci kez denemeye ve geliÅŸtirmeye gerek duymadı. ÜrettiÄŸi makinalar daima tüm detaylarıyla matematik olarak çözümlendikten sonra istisnasız çalıştı.
Alternatif akım motoru BudapeÅŸte'de Faust okuyup, günbatımını seyrederken çözen Nikola Tesla, bilimin sanat faaliyetlerinin bir uzantısı olduÄŸuna ve bilimci ile sanatçı arasında hiçbir fark olmadığına inanıyordu. Dönemin romantik geleneÄŸini yakında izliyordu. Bu nedenle Tesla, romantik sanat geleneÄŸinin bir dehasıdır yerinde bir tanımlamadır. Belki de bu yüzden olsa gerek hayatı boyunca hiçbir zaman buluÅŸları üzerinde nasıl para kazanabileceÄŸi sorusunu kendisine hiç yöneltmemiÅŸtir. Bu özelliÄŸi Edison ile arasındaki en büyük farkı oluÅŸturur. Edison daima mümkün olabilecek buluÅŸlar üzerinde baÅŸkalarının fikirleri üzerinde yükselmiÅŸ ve büyük paralar kazanırken, Tesla mümkünlük sınırlarını asla bilmedi ve matematik problemleri ile daima zamanının 'mümkünlük' sınırlarını zorladı ve o sınırları darmadağın etti.
'Geride bıraktıklarım her anlamda sanatsal ve büyüleyiciydi. Ve bulduÄŸum makinalaÅŸmış, kaba ve cazibesi olmayan bir ÅŸeydi. Amerika dedikleri bu muydu?' Tarih: 1884
ABD'ye adım attığında Tesla'nın günlük defterine düÅŸtüÄŸü satırlar böyleydi. Avrupa kültürünü ve sanatını olabilecek en yüksek düzeyde özümsemiÅŸ Tesla, ABD'ye adım attığında beÅŸ parasızdı. Cüzdanını, valizini ve tren biletini Paris'te çalmışlardı. Güçlü hafızası sayesinde anımsayabildiÄŸi tren bilet numarasını söyleyerek Calais Limanı'ndan gemiye binebilmiÅŸti. Atlantik'i üzerindeki elbiseleri deÄŸiÅŸtirmeden geçmek zorunda kaldı. Atlantik yolculuÄŸunu banyo yapmadan ve elbiselerini deÄŸiÅŸtirmeden yapmak zorunda kalışı, yaÅŸamında derin izler bıraktı. Bir daha asla elini kuruladığı bir havluyu ikinci kez kullanmadı. Temizlik hastalığına tutuldu. New York'a indiÄŸinde cebinde yalnızca arkadaşı Charles Batchellor'un Edison'a kendisi için yazdığı referans mektubu vardı. Cüzdanı çalınmış olduÄŸundan mektubu da gümrük görevlilerine kimlik olarak gösterip gümrükten geçti. Prag, Paris, BudapeÅŸte ve Berlin'den sonra New York gözüne inanılmaz derecede çirkin gözüktü.
1917 yılında Amerikan Elektrik Mühendisleri Enstitüsü kendisine verdiÄŸi 'Edison Altın Åžeref Madalyası'nı aldığı törende Tesla, New York'ta attığı ilk adımları ÅŸöyle anlatmıştı:
'İlk birkaç adımda kaybolmuÅŸtum bile. Yolumun üzerinde bir atölyede bir elektrik ustasının önündeki dinamoyu tamir etmeye çalışırken gördüm ve kafamı uzatıp yardıma ihtiyacı olup olmadığını sordum.'Avrupa yapımı olan dinamoyu çözemeyen usta, yardım önerisini kabul etmiÅŸ o da ceketini çıkartıp akÅŸamüstüne doÄŸru dinamonun tamirini bitirmiÅŸti. Usta, ona iÅŸ önerdi fakat öneriyi kibarca reddeden Tesla, atölyeden çıkmak üzereyken eline tutuÅŸturulan 20 dolar ile ÅŸaÅŸkınlığa düÅŸtü. O geceki otel ve yemek parası çıkmıştı!
Ertesi gün 5th Avenue'daki Edison Åžirketi'nin önündeydi. Tesla, anılarında Edison'u gördüÄŸünde düÅŸ kırıklığına uÄŸradığını, düÅŸlerinde canlandırdığı Edison tiplemesinin yerine, Pazar günü kilise ayinine giden bir çiftçiye benzer birini bulduÄŸunu söyler. Tesla, Edison'a alternatif akım motor projesini anlattığında Paris ÅŸirketinde çalışırken Batchellor ile tanıtmıştı. Batchellor'un teÅŸvikiyle ABD'ye gelen Tesla, bir ÅŸeyin farkında deÄŸildi. Edison imparatorluÄŸu doÄŸrudan akımlı elektrik jeneratörlerinin patenti üzerine kurulmuÅŸtu. Bu birçok sorun yaratsa da iÅŸleri yolunda gidiyordu Edison'un..Ne var ki Batchellor altından kalkmak zorunda oldukları büyük çaplı aydınlatma sistemlerinde birden fazla doÄŸrudan akımlı dinamoyu birbirine baÄŸlama probleminin çözümü için, Tesla'nın ABD'ye gitmesini teÅŸvik etmiÅŸti.
Tesla, bu gerçekle kısa bir süre sonra yüzleÅŸti. Edison, Tesla'nın alternatif akımlı motor üretimi için paraya ihtiyacı olduÄŸunu anlamış, kendisine Åžikago'daki Haverley Tiyatrosu'nun 647 ampulünün aydınlatma sistemi için doÄŸrudan akımlı jeneratörlerin senkronizasyon tasarımı için 50 bin dolar teklif etmiÅŸti. Tesla, geliÅŸtirdiÄŸi regülâtör sistemi ile jeneratörleri birbirine senkronik bir ÅŸekilde baÄŸladı. Edison'un tasarımına eklediÄŸi ek bir fırça tasarımı ile jeneratörler düzenli bir ÅŸekilde çalışıyordu. Edison, onun bu tasarımının patentini kendi üzerine aldı. Ve Tesla'ya söz verdiÄŸi 50 bin doları vermedi ve üstelik kaba bir ÅŸekilde kendisini tersledi. Bu olayın ardından, birden bire günde 18 saat, haftada 7 gün Edison'a çalıştığını üstelik Edison'un ticari atılımının temellerini attığının farkına vardı.
İşin gerçeÄŸi Edison tam anlamıyla bir kör cahildi. Hırvatistan'ı Avrupa'nın ortasında yabanıl bir orman zannediyordu. Bir keresinde Tesla'ya Hırvatistan'da insan eti yiyip yemediklerini bile soracak kadar dünya kültüründen habersizdi. Edison'un kendisine söz verdiÄŸi 50 bin dolar parayı vermemesi üzerine istifa eden Tesla ile Edison arasındaki bu kopuÅŸ, bilim ve sanatın ABD emperyalizminin hedefleri haline gelmesine neden olmuÅŸtur. O günden bugüne, hangi ülkede olurlarsa olsunlar, yeryüzünde ne kadar yaratıcı/aykırı/uzak görü yetisi olan bilimci, sanatçı, yazar, gazeteci ve entellektüel var ise, CIA'in 'arenası'na kapatılarak kullanılmak ya da yok edilmek istenen hedefler olarak belirlenmiÅŸtir. CIA okullarında ajan adaylarına ilk öÄŸretiler arasında 'entellektüel' tanımlaması içinde yer alan uzak görü yetisine sahip bilimciler, sanatçılar, yazarlar ve gazeteciler'in en 'tehlikeli' insanlar olduÄŸu, en 'tehlikeli fikirler'in bu kategorideki insanlardan çıktığı uzun uzun anlatılır ve mutlaka kontrol altında tutulmaları gerektiÄŸi talimattı verilir.Tesla'nın ayrılmasından sonra Edison, onun tasarımları sayesinde Amerikan elektrik endüstrisini eline geçirmeyi baÅŸardı. Tesla, alternatif akımlı motorunu Amerikan ÅŸirketlerine kabul ettirmeye çalışırken, halen daha ÅŸu gerçeÄŸin farkında deÄŸildi: 'ABD endüstrisi doÄŸrudan akımlı elektrik endüstrisi üzerine kurulmuÅŸtu' ve Edison da parayı buradan kazandığı için kurulu sistemi deÄŸiÅŸtirmek istemiyordu.
Tesla, alternatif akımlı elektrik sistemini kurabilmek için de bir alternatif akım endüstrisi ÅŸirketine ihtiyaç vardı. Bu ise muazzam bir kapital anlamına geliyordu. Edison'un sistemi 115 volt üzerinden çalışıyordu. Bu ise günümüzde kullandığımız yüksek voltaj ihtiyacını karşılayamayacak bir sistemdi ve üstelik yarım mil ötede bir enerji istasyonuna gereksinim vardı. Bu zenginler açısından sorun yaratmıyordu. Onlar, ihtiyaçları olan elektrik istasyonunu kuruyorlardı. Edison'un iÅŸ yaptığı toplumsal kesim de bu zenginlerden oluÅŸuyordu. Tesla ise toplumdaki herkes için evlere kadar giren bir elektrik üretiminin düÅŸlerini kuruyordu.
Ohm Kanunu'nu yaratıcı bir ÅŸekilde kullanarak alternatif akımlı enerji üretiminde voltaj düÅŸürüp, yükseltebileceÄŸini fark etmiÅŸti. Kentlerin aydınlatılması için düÅŸündüÄŸü bugün kullandığımız ampul tasarımı ile de o günlerde bir ilgilenen olmadı.
Genel olarak bakıldığında Tesla'nın yaÅŸamı ve buluÅŸları kapitalizmin bilimsel geliÅŸmenin önünde nasıl bir engel oluÅŸturduÄŸunu açıklıkla görmek mümkündür. 19. Yüzyıl kapitalizminin sermaye sınıfı Tesla'nın buluÅŸlarıyla ilgilenmedi. Çünkü sermayenin ön plânda tuttuÄŸu kâr mantığı ile Tesla'nın geniÅŸ halk kitlelerine yönelik hizmet mantığı hayatı boyunca karşı karşıya geldi. Ölümünden sonra bile tüm buluÅŸları kilit altında tutuldu; silâh sektörüne ve dev Amerikan tekellerine 'kaymak' oluÅŸturdu.
Tesla, 2000'li yılların teknolojisini 1900'lerin baÅŸlarında teorik olarak oluÅŸturmuÅŸtu. Üstelik halen daha 'parasız elektrik' gibi buluÅŸları yaÅŸamımıza girebilmiÅŸ deÄŸil. Bir an için düÅŸ kurmayı deneyin ve 1900'lerin baÅŸlarında insanlığın bugün kullandığımız teknik ve teknolojik donanımla kuÅŸanmış olduÄŸunu düÅŸünün. 100 yıl içinde bugün gelebildiÄŸimiz noktayı düÅŸlemeye çalışın. Yani kapitalizmin cenderesinden kurtulabilmiÅŸ bir bilimin insanlığa sunabileceÄŸi hizmetleri düÅŸünün. Acıdır ki; bir zamanlar Etiyopya'nın İtalyan iÅŸgalinden kurtarılması için Etiyopya halkına elektronik savunma sistemlerini kendi köÅŸesinde tasarlayan Tesla'nın buluÅŸları üzerinden, son yıllarda Irak ve ülkesi Yugoslavya katledildi.
Tesla, en fazla naif, tipik bir 19. Yüzyıl Avrupalı romantik olmakla suçlanabilir. Fakat ölümünün üzerinden 57 yıl geçtikten sonra, CIA güdümlü yazarların FBI kayıtlarını esas alarak, mikrodalga silahını FBI'a vermek istediÄŸini dile getirmeleri, olsa olsa tüm insanlığı 'aptal' sanma kerkenezliÄŸi olabilir. Tesla, mikrodalga silahını Yugoslavya'nın Alman Nazi iÅŸgalinden kurtulması için tasarlamıştı. Ölümünden sonra otel odasında FBI'ın, Yugoslavya BüyükelçiliÄŸi'nden sonra girebilmesi de onun vatanına olan derin sevgisinin kanıtından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Bugün ÅŸu gerçeÄŸi itiraf etmek gerekiyor: Tesla, FBI ile deÄŸil Yugoslav Hükümeti ile doÄŸrudan temasta olmuÅŸtur. İsteseydi rahatlıkla Pentagon'un emrine girebilirdi. Bunu seçmemiÅŸ ve bu yüzden de yalnızca FBI'ın deÄŸil, ABD ekonomisini elinde tutan tüm ÅŸirketlerin korkulu rüyası haline dönüÅŸmüÅŸtü. Tesla, kurtlar sofrasında mücadele vermenin yöntemini öÄŸrenmiÅŸti. Arkadaşı A.K. Brown ile birlikte 1887 yılında 'Tesla Elektric Company'in kuruluÅŸunu gerçekleÅŸtirdi. Brown, ona alternatif akım ile çalışan motorun tasarımının yeterli olmadığını ve sistemin tüm ek parçalarının, jeneratörlerinin, transformatörlerinin de tasarlanması gerektiÄŸini anlattı. Tesla, tek fazlı, iki fazlı ve üç fazlı üç adet motor gerçekleÅŸtirdi. 40'ın üzerinde jeneratör ve transformatör tasarladı. Sistemin uzun mesafelerde çalışabilmesi için voltaj aktarabilen ince kablo tasarımı ile sistemini tamamladı. Amerikan patent Dairesi'nde sistemin tüm tasarımı Tesla'nın adına 30 ayrı patent ile patentlendi. Tesla, kurduÄŸu yeni sistemin tüm patent haklarına sahipti artık.
1888 yılında, George Westinhouse adlı bir iÅŸadamı Tesla'nın yeni sistemi ile ilgilendi. Westinghouse ÅŸirketi ile yapılan anlaÅŸma ile 40 temel icadını, bir milyon dalar gibi bir fiyatla sattı. Tesla'nın jeneratörleri Niyagara Åželaleleri'nde kullanılır. Böylelikle Edison'un en önemli rakibi haline gelmiÅŸ olur. Bugünkü Westinghouse imparatorluÄŸu Tesla'nın buluÅŸları üzerinde inÅŸa edildi. Westinghouse firması alternatif akım sistemini günlük yaÅŸama sokan ilk ÅŸirket oldu. Bugün tüm dünyanın kullandığı sistem Tesla'nın 19. Yüzyıl sonlarında geliÅŸtirdiÄŸi 'AC-alternatif akım'dır.
Yıl: 1891 Tesla, o yıl Kolombiya'da gerçekleÅŸtirilen 'Yüksek Frekans' konulu AIEE Sempozyumu öncesi, son icatlarını sunduÄŸu gösterisinde 'ElektriÄŸin sihirbazı' unvanını Edison'dan aldı. Bu gösterisinde kablosuz flüoresan ışıklandırmayı ve yeni yüksek voltajlı Tesla Bobinii sundu. Parmak uçlarından kıvılcımlar saçıyor, vücudundan geçen yüksek gerilim sayesinde ampulleri yakıyor ve metalleri kırıştırıyordu. Bütün bunlar gerek bilim dünyası için gerekse de bu gösteriyi hiçbir zaman unutmayacak olan az sayıdaki izleyici için devrim niteliÄŸi taşıyordu.
Güç transmisyonuna olan ilgisi Tesla'yı, yüksek gerilimin kullanıldığı tüm alanlarda deneyler yapmaya yöneltti. Tesla bobini Heinrich Hertz tarafından kullanılan kıvılcım-boÅŸluk (spark-gap) rezanatörünün modifiye edilmiÅŸ bir türüydü ve Tesla'nın bu alanda yaptığı en önemli katkı olarak kabul edilmekteydi.1888'de Hertz kullandığı kıvılcım-boÅŸluk rezanatörü ile az ötedeki bir baÅŸkasındaki kıvılcımları Maxwell denklemleri ile ulaÅŸtıran deÄŸerler doÄŸrultusunda harekete geçirmeyi baÅŸardı. Tesla, Hertz'in bobinindeki magnetik çekirdeÄŸi çıkardı ve bunun yerine yüksek ölçekli, görülmedik bir spiral indüktör kullandı. Böylece ulaşılabilen gerilim ve güç deÄŸerlerini çok daha yükseklere çıkarmayı baÅŸardı. Gösterilerinde Tesla, bobinlerin tüm gücünü vücuduna vererek havaya kıvılcımlar saçtı. Aynı gücü gerilim düÅŸüren bir transformatöre verdiÄŸinde ise; öyle yüksek bir akım çıkışı elde etti ki; bu akım metalleri eritebilmekteydi.
Tesla, yaptığı anlaÅŸma ile patent hakkından büyük paralar kazandı. Amerikan sosyetesinin gözde simalarından birisi olmuÅŸtu. 1. Mayıs. 1893 yılında Amerika'da gerçekleÅŸen Dünya Fuarı'nın aydınlatma sisteminin ihalesini Westinhouse firması aldı. Bu tarihe kadar ki süreç, Edison'un Tesla ile mücadelesi ile geçmiÅŸti. Karşılıklı patent davaları açıldı. Sonunda Edison, ÅŸirketini satmak zorunda kaldı. Tesla'nın tasarımı olan 96.620 ampulle aydınlatılan Dünya Fuarı, onun uluslararası gösterisine dönüÅŸtü. Tesla, fuarda kadife bir zemin üzerinde elektrik enerjisi ile döndürdüÄŸü metal yumurtası ve vücudundan geçirdiÄŸi yüksek voltaj enerjisi ile sistemin zararsızlığını ve üstün gücünü gösterdi. Edison, Tesla ile sürdürdüÄŸü bilimsel mücadeleyi kaybetmiÅŸti.
Tesla, 1. Mayıs. 1893 Dünya Fuarı'na Yugoslavya'dan gelmiÅŸ ve annesini henüz kaybetmiÅŸti. Londra ve Paris'te verdiÄŸi konferanslar ile uluslararası bir üne kavuÅŸtu. Annesinin yanına ulaÅŸtığında ölüm döÅŸeÄŸindeki annesi ile son konuÅŸmaları onu tüm yaÅŸamı sorgulama sürecine soktu. Annesinin ölümünün ardından 6 hafta bilincini yitirdi. Bu 6 hafta içinde ilginç illüzyonlar gördü. Bilinçsiz olarak masa örtüsüne birtakım formüller ve elektrik düzenekleri karaladı. Bilincine yeniden kavuÅŸtuktan sonra ÅŸu satırları kaleme aldı:'Artık büyük bir düÅŸünceyle yoÄŸunlaÅŸmalıyım. Tanrı'dan gelen insan aklının gücüne. Beynimizin enerji üretimini doÄŸanın enerjisi ile senkronize edersek tüm gezegenin geleceÄŸini kurtarabiliriz.'
Ve bugün halen bir sır olarak kalan insan beyninin dalgaları üzerine çalışmaları böylece baÅŸladı. Westinghouse onun buluÅŸları üzerinde imparatorluÄŸunu kura dursun, Tesla bu kez çok daha büyük projelerin içine adım atıyordu.
1889 yılının sonlarına doÄŸru Pitsburg'dan New York'taki lâboratuarına döner dönmez yüksek frekans makinalarıyla (High-frequency machines) ilgili çalışmalarına kaldığı yerden devam eder. Bu keÅŸifleÅŸmemiÅŸ alandaki yapım aÅŸamasının problemleri, çok yeni ve pek tuhaftır. İndükleme tipini (induction type) kusursuz sinüs dalgaları oluÅŸturabilmekten uzak olduÄŸu için reddeder. Sinüs dalgalarının rezonans için çok önemli olduÄŸunu söyler. Sonuç olarak farklı bir amaçla icat edilmiÅŸ de olsa 1891 yılında bugün radyo, televizyon ve bilgisayar teknolojisi baÅŸta olmak üzere, birçok elektronik ekipmanda kullanılan 'Tesla Bobini'ni keÅŸfetmeyi baÅŸarır.
Tesla bobini, radyo frekanslarında yüz binlerce volta ulaşılmasını saÄŸlayan yüksek frekans transformatörüydü. Elektrik akımı bu aletin tepesinde sıçramalara neden oluyor ve mavi kıvılcımlar çıkartıyordu. Bu elektrik deÅŸarjlarının bir alıcı tarafından kablosuz olarak alınabilmesi, elektrik enerjisinin kablosuz transferini saÄŸlamış olacaktı. 1891 yılında Tesla'nın lâboratuarında yaptığı küçük makinalar sadece 10-15 cm'lik sıçramalar (deÅŸarjlar) meydana getirebiliyordu. 1900 yılında yaptığı daha büyük olanlarda ise yüzlerce metrelik sıçramalar elde etmeyi baÅŸarmıştı. SöylendiÄŸine göre, yüksek frekanslardaki elektrik akımları vücuda zarar vermeden derinin üzerinde dolaÅŸabildiÄŸi için Tesla'da bu kıvılcımları parmaklarından alıp vücudunda dolaÅŸtırabilmiÅŸtir.
Tesla bobini onun için yepyeni bir baÅŸlangıç demekti. Bütün yaÅŸamı boyunca düÅŸündüÄŸü doÄŸal enerjinin insanlık yararına kullanılması açısından çok önemli bir adım atmıştı. Bu alet sayesinde elektriÄŸin çok yüksek frekanslarda kablosuz olarak transferlerinin mümkün olacağını düÅŸünüyordu. Ve kuracağı merkezlerle küçük bir kaynaktan yükselterek elde ettiÄŸi elektrik enerjisini (milyonlarca voltluk) kablosuz olarak dünyanın istediÄŸi yerindeki alıcılara ulaÅŸtırabilecekti. Bunu yapabilmek için, en iyi iletken dediÄŸi yerküreyi kullanıyordu. Bu bizim AC sistemimizde evlerimizde kullandığımız topraklama gibi düÅŸünülebilir; yerküre aslında kendisine aktarılan elektriÄŸi kaybetmez ve topraklanan akım gücünün yettiÄŸi yere kadar dalgalar halinde yayılır. Tesla, çok güçlü elektrik akımlarını topraklıyordu ve bu akımı baÅŸka bir akımla aynı yerden toplayarak destekliyor ve dalgayı güçlendiriyordu. Böylece saniyede 300.000 km hızla hareket eden 8ışık hızıyla eÅŸit) elektrik dalgaları, dünyanın merkezinden geçerek diÄŸer taraftan dünyanın yüzeyine çarpıyor ve tam olarak aynı noktadan geri dönüyordu. Tıpkı salıncak örneÄŸinde olduÄŸu gibi, küçük küçük ama aynı güçte titremelerle rezonans mantığına göre yükselen salıncak gibi, elektrik dalgaları da her geri geliÅŸlerinde daha güçlü oluyor ve daha yükseÄŸe sıçrayabiliyorlardı. (Bu yöntem 1950 yılında Ay'ın ve 1970 yılında Venüs'ün haritasının çıkarılması için de kullanılmıştır. Radar ışınları Ay'a ve Venüs'e gönderilerek bu ışınların geri dönüÅŸ hızlarından dünyamıza ne kadar uzakta oldukları belirlenmiÅŸtir.) Bu aleti icat ettiÄŸi 1891 yılı, onun aynı zamanda Amerikan vatandaÅŸlığına geçtiÄŸi tarihtir. Tesla'nın bu dönemdeki çalışmaları deÄŸerlendirildiÄŸinde baÅŸka bir gerçek daha ortaya çıkmıştır: 1895 yılındaki icadıyla 'X ışınları'nın mucidi olarak bilinen Wilhelm Röntgen'den üç yıl önce Tesla bu ışınlarla deneyler yapmış ve insan vücudunun iç kısımlarına ait baÅŸarılı resimler elde etmiÅŸtir.
Tesla, yine aynı dönemde yaptığı lâboratuar çalışmalarında elektrotsuz vakumlanmış tüpleri, odanın içinde oluÅŸturduÄŸu gerekli yoÄŸunlukta elektrik alanıyla, kablosuz olarak yakmayı baÅŸarmıştı. ( ) Bu deneyin halk önünde tekrarlanmasından sonra, dünyanın her yerinden çaÄŸrılar almaya baÅŸladı. Bunlardan birini deÄŸerlendirdi ve 1892 yılında Londra'da Elektrik Mühendisleri Enstitüsü'nde ders vermeye gitti. Oradan Paris'e geçmek üzereyken, Sir James Dewar karşı konulmaz bir ısrarla Kraliyet Enstitüsü'nde de gösterisini tekrarlamasını istedi.
Burada Dewar, Tesla'yı bir koltuğa iterek eline bir bardak viski verdikten sonra,
'Åžimdi 'Fraday'ın sandalyesinde oturuyor ve onun içtiÄŸi viskiyi yudumluyorsun,' dedi.
New York'daki lâboratuarına döndükten sonra tekrar çalışmalarına yöneldi. 1985 yılında lâboratuarı kuÅŸkulu bir biçimde yanmış, bir süreliÄŸine de olsa çalışmalarına ara vermek zorunda kalmıştı. 1899'da ise kendisine ücretsiz enerjinin önerildiÄŸi Colarado'ya gitti.
Tesla, dev büyüklüÄŸe sahip bobinini kullanarak dünyadan bir iletken olarak yararlandığı ilk deneylerini, Colarado'da gerçekleÅŸtirdi. En önemli icadı denilebilecek 'sabit karasal dalgalar' (terrestrial stationary waves) burada kullanmaya baÅŸladı. Deneyleri sırasında yerküreye elektrik verdiÄŸinden, lâboratuvarı çevresinde dolaÅŸan insanların ayakları arasında elektrik sıçramaları meydana geldiÄŸi ve etraftaki çiftliklerde ayaklarındaki demir nallar yüzünden atların çılgına döndüÄŸü anlatılmıştır. Bu kentteki sonunu belki delice denilebilecek ÅŸekilde kendisi hazırlamış, kentin ana jenaratörünün yanmasına neden olmuÅŸtur. Bir gün deneyi sırasında muazzam elektrik sıçramaları elde etmiÅŸ, fakat bu sıçramalar bir süre sonra bir ÅŸimÅŸekten çok daha korkunç olmaya ve çıkan sesler tüm kentte duyulur hale gelmiÅŸtir. En sonunda kentin ana jeneratörü yanmış ve tüm kent karanlıkta kalmıştır. Tesla, rezonans sayesinde kademe kademe yükseltmeyi amaçladığı sıçramaları baÅŸardığını anlasa da deneyi durdurmamış ve en son nereye kadar gidebilir diye lâboratuarının dışarısında, bu büyük 'canavar'ını izlemeye dalmıştı. Sonuç: Bir daha kimse Tesla'ya ücretsiz enerji önermek gibi bir 'hata'ya düÅŸmedi!
1900 yılında New York'a dönen Tesla, J. Pierpont Morgan adında bir finansörün 150 bin dolarlık desteÄŸi ile, Long Island'da kablosuz iletiÅŸim amacına yönelik dev kulesinin inÅŸasına baÅŸladı (Wardenclyffe Projesi).. Bu verici istasyonu, piramit ÅŸeklinde, sekizgen ve 54 metre yükseklikte bir yapıydı. Wardenclyffe'in bu kule sayesinde dünyanın merkezi olacağı sanılmıştı. Tesla'nın bu desteÄŸi alabilmesini saÄŸlayan, onun bu kule vasıtasıyla çok uzaklara resim, mesaj, ses ve her türden veriyi gönderebileceÄŸi iddiasıydı. Oysa Tesla'nın daha büyük bir amacı vardı. Sürekli olarak aÅŸağı gördüÄŸü 'hertziyan dalgalar'la uÄŸraÅŸmakta ve kendi 'teta 4 dalgaları' olarak anılacak olan elektrik dalgalarıyla kablosuz enerji aktarımı saÄŸlamaya çabalamaktaydı. Amaç yine aynıydı: tüm insanlığa bedava elektrik enerjisi saÄŸlamak !
Tesla bu kez çok ileri gitmiÅŸti. Bu kapitalist sistemin kar mantığını kökünden sarsabilecek felaket bir fikirdi. Bedava enerji, petrol gibi çok önemli bir ekonomik kaynağı beÅŸ para etmez yararsız bir hale getirebilecek ve tüm ABD endüstrisinin dönüÅŸümünü gerektirebilecek bir tehlikeydi. 1903'deki bu açıklamasından sonra, arkasındaki tüm destek çekildi ve yavaÅŸ yavaÅŸ ismi kitaplardan silinmeye baÅŸlandı.
Marconi, 150 bin dolardan daha ucuza Atlantik'i aÅŸan ilk mesajı yollamayı baÅŸarmış ve ÅŸirketinin hisseleri borsada kapış kapış satılmaya baÅŸlamıştı. Tesla'nın ÅŸirketi gözden düÅŸmüÅŸtü. Tesla ise, Marconi'nin yaptığının, kendisinin halihazırda yapabildiÄŸi önemsiz ve basit bir iÅŸ olduÄŸunu ve Marconi'nin zaten kendisine ait patentleri kullanarak bunu yaptığını söylemiÅŸ ve amacının gerçekte tüm insanlığın yararlanabileceÄŸi 'bedava elektrik enerjisi' olduÄŸunu açıklama gafletinde bulunmuÅŸtu.1904 yılında Colaoado Spring'deki elektrik ÅŸirketi Tesla'yı uÄŸrattığı zarardan ötürü mahkeme verdi ve 180 dolarlık mahkeme parasının ödenebilmesi için oradaki lâboratuarı satıldı.
1906 yılında Colorado yaptığı icatlarla zengin ettiÄŸi George Wetinghouse, Tesla'nın kablosuz enerji üretimini geri çevirdi. Tesla, 1915 yılında kendisine Edison'la birlikte fizik dalında önerilen Nobel Ödülü'nü kabul etmedi. Maddi olarak çok büyük zorluk içinde olduÄŸu halde öneri karşısında ÅŸunları söylemiÅŸti: 'Böylesi bir ödül, bir insan için çok büyük olanaklar saÄŸlayacaktır. Ve benim teknik litaratürde kendi adımı taşıyan 4 düzine kağıdı dolduracak patentim var. Bunlardan sadece bir tanesi için bile, bundan sonra verilecek binlerce Nobel Ödülleri'nin tümünü verebilirim..' ( )
1915 yılında Tesla, kablosuz enerji iletimiyle ilgili çalışmalarını sürdürmektedir. Bu teknolojinin aynı zamanda muazzam bir yok edici gücünün de olabileceÄŸini ara ara yaptığı açıklamalarla yinelemiÅŸtir. Çok sonraları ABD'nin 'Yıldız savaÅŸları' projesine kaynak olacak bütün savaÅŸ makinası çalışmaları ve yaptığı açıklamalar, 'Wardenclyff Projesi'ne desteÄŸin çekilmesi ve kendisini sübvanse edebilecek finansör bulamamasından sonra baÅŸlamıştır. Uzaktan kumanda teknolojisinin de mucidi olan Tesla, bu yıllarda görünmez mesafelerden kontrol edilebilen torpidolar yaptığını, ama elektrik dalgalarının çok daha yıkıcı olduÄŸunu iddia etmiÅŸtir. Bu açıklamalar yüzünden bazı olaylarda Tesla'nın izi aranmaktadır. 1907'de elektrik sıçramasının neden olduÄŸu bir patlamayla batan Fransız gemisinin 'Iena' ve 1908'de Sibirya'da bulunan 'Tunguska' nehrini çevreleyen 200-250 bin hektarlık bir ormanın, 10-15 megatonluk bir patlamaya eÅŸdeÄŸer bir patlamanın ardından yanarak yok olması... bunlar elbette kanıtlanmış deÄŸildir, ama tam da Tesla'nın her türden yok edici silah icad ettiÄŸini açıkladığı yıllara rastlayan sıra dışı olaylardır.
Dünyanın en önemli mucidi olan Tesla'nın bu tarihlerden sonraki yaÅŸamı çok belirgin deÄŸildir. İzole edilmiÅŸ bir yaÅŸam sürdürmüÅŸ, basına verilen yıllık doÄŸum günü partilerinde buluÅŸlarının yok edici özelliklerinden söz ederek, icatlarına ilgi çekmeye çalışmıştır. Bir de 1919 yılında, 'Electrical Experimenter' dergisinde bitirmediÄŸi bir otobiyografisi yayınlanmaya baÅŸlamıştır. Derginin satışları birden rekor seviyede artmış, fakat önerilen çok büyük paralara karşın otobiyografisini yazmayı sürdürmemiÅŸtir.
Tesla portresi gerçek çehresiyle tamamlanması güç bir portre deÄŸildir. Her yönüyle ortada, açıkta ve sürekli gözlem altında bir yaÅŸam sürdüren Tesla'nın bilim alanındaki icatlarının gerçek anlamda kavranılması güçtür. Onula ilgili en önemli ÅŸey, yaÅŸadığı çağın çok ötesinde olduÄŸu gerçeÄŸidir.
Tesla'nın ismi, her ne kadar çok büyük bir deÄŸere sahip olduÄŸunun bir göstergesi olarak 'manyetik akışın metrik birimi' (T) olarak verilmiÅŸ ( ) ve ismi en önemli fizikçiler ile birlikte Pransilvanya eyaletinin 'Elektrik Vadisi'ndeki sokaklardan birinde bulunuyorsa da zamanla unutturulmuÅŸ ve onun teknolojileri üzerinde emperyalizm, 'karanlık projeler' üretilmeye baÅŸlandığı iddiaları tüm dünyayı sarmıştır. SoÄŸuk savaÅŸ yıllarında her iki tarafında bu teknolojiyi kullandığı ileri sürülmüÅŸ, bütün bir nükleer saldırı ve savunma amacını güden 'Yıldız SavaÅŸları' projesinde bu teknolojiden yararlanılmıştır. Ölüm ışınları, ultra düÅŸük dalgalar, çok yüksek frekanslar, atmosferdeki elektrik enerjisinin deÄŸerlendirilmesi, atmosferde elektrik dalgaları yayarak bunun dünyanın her yerinden kullanılmasının saÄŸlanması, radyo frekanslarıyla uzaktan kumanda edilebilen bugün kullanılan füzeler, yüzlerce mil etkili bir elektrik kullanımının oluÅŸturularak girmeye cesaret eden düÅŸmanın anında yok edilebilmesi gibi bazıları ise; bugün bile kamuoyuna düÅŸ gibi gelebilecek birçok projenin ardında Nikola Tesla'nın teknolojisinin izlerine rastlanmaktadır.
Tesla, söz konusu 'ölüm ışını' ve kimsenin geçemeyeceÄŸi 'Tesla Kalkanı'nın yapılabileceÄŸini açıklamıştır. İnsanlığı bedava elektrik saÄŸlama idealiyle yola çıkmış büyük bir mucidin projelerine destek bulabilmek amacıyla zaman içinde savaÅŸ teknolojileri üzerine çalışmış olması insanlığın garip bir trajedisidir. I. Ve II. Dünya SavaÅŸları'nı yaÅŸamı olan Tesla, gerçekte savaÅŸ karşıtı olduÄŸunu açıklamıştır. Fakat barışın sürekliliÄŸi için en güçlü silahların yapılması gerektiÄŸini de ileri sürmüÅŸtür.
Tesla, insan beyninin dalgaları üzerinde çalışmalarında, beynin Beta, Alfa ve Teta boyutlarındaki dalga boylarının ölçüldüÄŸünü bugünkü modern tıbbın ölçümlerine çok yakın olarak tespit etti. Normal bilinç düzeyindeki beta durumundaki beynin EEG ölçümündeki dalga boyunu saniyede 14 dinlenme durumundaki Alfa boyutunu saniyede 7'nin altında ve uyku durumundaki beynin Teta boyutunu da saniyede 3 devir birim olarak saptadı.
Tesla-Schuman Rezonansı olarak da bilinen dünyanın doÄŸal dalga boyunu saniyede 10 olarak saptamıştı. Bugün kesin olarak bu ölçüm 7.8 olarak saptanmış durumdadır.
Tesla-ELF (çok düÅŸük dalga boyu) 7.8 Hertz dalga boyuna ayarladığı elektrik enerjisini kendi üzerinde deneyerek, deney sonuçlarını kaydetti. Bu araÅŸtırmalar özellikle 1960'lı yıllarda Sovyetler BirliÄŸi'ndeki çalışmalarla geliÅŸtirildi. Vücudumuzun enerji haritası çıkarıldı. Tesla'nın baÅŸladığı beynin ön lobu ile arka lobu arasındaki enerji deÄŸiÅŸiminin verileri ve araÅŸtırmaların hangi aÅŸamaya geldiÄŸi bugün halen kamuoyu tarafından bilinmemektedir. BilebildiÄŸimiz sadece Rus bilim çevrelerinin 'telekines' olarak tanımladıkları çalışmalarda beynin normal Beta durumundayken, Alfa ve Teta boyutlarına geçilmesi durumundaki sonuçlarının gerek Tesla ve gerekse de Sovyet bilim çevreleri tarafından incelendiÄŸi gerçeÄŸidir.
Bu araÅŸtırmaların önemi ÅŸudur. Beynin Beta boyutundan, kiÅŸi uyanık durumdayken Alfa ve Teta boyutlarına sıçratılmasının sonuçları, 'parapsikoloji-par/anormal faaliyetler' olarak adlandırılan alandan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Tesla araÅŸtırmaları bu alandaki incelemelerin insanlık tarihinde mistik olarak korunan örtüsünü kaldırmış, ruh denilen ÅŸeyin de bioenerjimizden baÅŸka bir ÅŸey olmadığını göstermiÅŸtir. Bu araÅŸtırmalar bilimin ulaÅŸtığı sınırlar bakımından, fizikötesi olarak tanımlanan alanın fizik içerisindeki tanımını mümkün kılmıştır.
Kaynak : HAARP ve NBC Silahları
ŞİMŞEKLERİN EFENDİSİ-NİKOLA TESLA (Tesla - Master Of Lightning) from metalx58 on Vimeo.
|



|