17 Ocak 1995’te, Japonya’nın Kobe kenti, pek çok binanın yıkılmasıyla, 5500’ün üzerinde insanın ölmesi ve binlercesinin de yaralanmasıyla sonuçlanan bir depremle sarsıldı. Japon Mutlak Gerçek (Aum Shinrikyo) tarikatının lideri Shoko Asahara, 8 Ocak 1995 tarihli Tokyo’dan yayın yapan bir radyo programında, ÅŸaşırtıcı bir biçimde yakın bir zamanda Kobe’de önemli bir deprem olacağını tahmin etmiÅŸti. Asahara daha da ileri giderek, bu depremin elektromanyetik (EM) silah sistemleri kullanan “yabancı bir güç” tarafından gerçekleÅŸtirileceÄŸini de belirtmiÅŸti. (D. W. Brackett, Kutsal Terör: Tokyo’daki Armagedon, 1996, s. 64)
11 Eylül saldırılarıyla baÄŸlantısı olduÄŸu söylenen Aum tarikatının bu inanılmaz öngörüsünün kaynağı neydi? Tarikatın elektromanyetik silahlara olan ilgisi nereden kaynaklanıyordu?
Aum Shinrikyo tarikatı 1987 yılında, 1955’te fakir bir ailede kısmen kör olarak doÄŸan, eski adı Chizo Matsumo olan Shoko Asahara tarafından kuruldu. Aum Shinrikyo’nun bilim ve teknoloji sorumlusu Hideo Murai, X–ışını tespiti konusu merkez olmak üzere astrofizik çalışmış, çalışmaları ölümünden sonra bile Japonya’nın askeri–sınai kompleksi tarafından denenen ve geliÅŸtirilen, nükleer silahlardan çok daha kuvvetli yeni silahların geliÅŸtirilmesine yol açmıştı.
Elektromanyetik alanında 1970’lerin sonlarında Batı’ya sızan geliÅŸmiÅŸ Sovyet çalışmalarına dayalı olarak, Japon fizikçiler elektromanyetik (EM) enerjinin yeni uygulamalarını mercek altına almaya baÅŸlamışlardı. Enerjinin süper iletkenlik, EM hareket ettirme hatta denenmemiÅŸ soÄŸuk füzyon ile geniÅŸ alanlı daha etkili kullanımları enerji fukarası Japonya’nın 1970’lerin başındaki petrol boykotlarına benzer müstakbel ÅŸoklarına yardımcı olabilirdi. Murai bunları Aum Shinrikyo’nun radyo programı “Euangelion Tes Basileias”ta tartışmıştı. 4 Aralık 1994 yayını, (deÅŸifresi “Felaket DoÄŸan GüneÅŸin Ülkesine Yaklaşıyor”: Aum Publishing, 1995’te yayınlandı), Son SavaÅŸ konulu bu yuvarlak masa toplantısına Murai, Asahara, Hayakawa, Tokyo Üniversitesi’nde fizik çalışan, Dr. Ikuo Hayashi ve diÄŸerleri katıldı. Murai, genel olarak EM silahların geliÅŸtirilmesiyle ilgili araÅŸtırmalar konusunda odaklandı. Strateji Savunma Programı’nda (SDI) çalışan Amerikan araÅŸtırmacıların balistik füzeleri etkisiz hale getirmek için X ışınları üzerinde çalıştıklarını belirtti. X ışınlarının yeterince güçlü miktarlarda üretilmesinin zor olduÄŸunu anlattı. Ardından Murai, X ışını teknolojisinin alternatiflerinden söz etti. Bu, lazer ve plazma kullanan EM ışınları üretimiydi.” (Shimazono Susumu, “Aum’un Uyanışı: Bir İnanç Evreninin Yapılanması ve DönüÅŸümü,” Japon Dinsel Çalışmalar Jurnali, 1995 22/3–4, s. 387).
Murai’nin EM silahlara olan ilgisi, iddialarına göre aslında Aum’u ve Japonya’yı yeni sınıf silahlardan korumaktı. Asahara’nın ÅŸoförünün Guru’ya karşı bir suikast giriÅŸiminde, lazerli “kör edici” silahlara hedef olduÄŸunu söyledi. Murai sürücüyü korumak için yansıtıcı, filtreli gözlükler dizayn etti. EM’nin saÄŸlık üzerine etkilerine dikkat çekti ve aynı zamanda elektromanyetik radyasyona karşı koruyucu olarak alüminyum kaplı Mylar adında bir giysi geliÅŸtirmek üzere çalıştığını belirtti. Amacı Asahara’nın limuzini için elektromanyetizmaya karşı ÅŸeffaf bir metalik aÄŸ üretmekti. Murai sonunda EM ışınlar ve lazer için tek gerçek korumanın manyetik kalkan olduÄŸunu kabul etti. Bu radyo tartışması Kobe Çelik’te ve daha sonra da muhtemelen Japon Bilim Bakanlığı ve Aum’un bilim baÅŸkanı olarak yaptığı araÅŸtırma çalışmalarına –ve ilgili teknik problemlere– bir iç bakış saÄŸladı.
1994’te, Aum’un New York birimi bu ÅŸehirde Nikola Tesla’nın patent ve dizaynlarına eriÅŸim kazandırmak için kurulmuÅŸ Tesla Cemiyeti’yle baÄŸlantı kurdu. 1995 Ocak’ında, Aum, Japon Tesla Cemiyeti’nin altı üyesini Tesla’nın defterlerini araÅŸtırmaları için Belgrad’daki Tesla Müzesi’nin resmi açılışına gönderdi. Tesla’nın (1856–1943) bir efsane olmasının nedeni, kuÅŸkusuz sadece Manhattan ve Kolorado’da yapay depremlere sebep olması ve Dünya’yı elma gibi ortadan ikiye bölebileceÄŸi teziyle övünmesi deÄŸildi. Aynı zamanda Marconi’den önce radyoyu icat etti, alternatif akımı buldu ve Westinghouse firmasını, bir pompa imalatçısından elektrik endüstrisinin devlerinden birine dönüÅŸtürdü. Bu gizli kalmış gücün insanoÄŸluna barışçıl amaçlar ya da en ÅŸeytani muharebeler için neredeyse sınırsız bir güç vermek üzere büyük bir teknik zorluk olmaksızın kullanılabileceÄŸini biliyordu. Aum üyeleri, Murai’ye, Tesla’nın önemli notlarından pek çoÄŸuna ABD hükümetince el konduÄŸunu ve hâlâ gizlilik dereceli tutulduÄŸunu rapor ettiler. Ve Japonya’da pratik olarak bilinmeyen Tesla adı, eski Sovyetler BirliÄŸi ve DoÄŸu Avrupa ülkelerinin bilim adamları için ev aletleriyle ilgili bir sözcüktü. Kısaca Japon bilim adamları 21. yüzyılın dışında bırakılıyorlardı. Ama tümüyle de dışlanmıyorlardı. 1980’lerin sonlarında, Ermenistan’daki depremin ardından, Sovyetler BirliÄŸi ve Japonya müÅŸterek bir sismik çalışma projesi oluÅŸturdular. Tokyo’daki bir toplantıda hükümet yetkililerini de içeren Sovyet tarafının, Japonya’ya depremler oluÅŸturacak bir teknolojiyi satmak istediÄŸi yönünde dedikodular ÅŸiddetle yayıldı. Bu öncül yaklaşımın ardından, konu tümüyle ‘çok gizli’ hale geldi, toplantıya katılanlar ifadelerinden geri döndüler, böyle bir teklifin yapıldığını yalanladılar ve o zamandan beri baÅŸka hiçbir açıklama yapılmadı. 8 Ocak 1995’te –Büyük Hanshin Depremi’nden dokuz gün önce– Guru Shoko Asahara bir radyo yayınında Kobe’de bir depremin kaçınılmaz olduÄŸu tahmininde bulunuyordu:
“Japonya 1995’te bir deprem tecavüzü altında kalacak. En yakın ihtimal Kobe.”
Murai’nin 7 Nisan’da Japonya’daki Yabancı Dayanışma Kulübü’nde konferansında dile getirdiÄŸi gibi bir makine Kobe’de bir depreme mi neden olmuÅŸtu? FCCJ’de deprem makinesiyle ilgili bir soruya cevaben, “Depremden önce Kobe’de, mevcut olan birkaç faktör vardı: GeniÅŸ ölçekli inÅŸa (yeni mega köprü, gökdelenler, liman tesisleri), depremden hemen önce gökte pembe renkli bir ışık yayan o olgu ve güçlü bir elektromanyetik okuma kaydedilmiÅŸ, Ay ve GüneÅŸ’in gel–git etkisi maksimumdaydı ve yerden yoÄŸun radyum yükseldi ve sonra kayboldu.” dedi. “Elektromanyetik güç kullanan bir deprem çalışması kuvvetle muhtemel ya da biri Dünya’nın içine kuvvet uygulayan bir aygıt kullanmış olabilir.”
Aum Shinrikyo, eskilerden örnek vererek, Kobe depreminin bir harp harekatı, 1945’te HiroÅŸima’ya bir atom bombası ve Nagazaki’ye bir plüton bombası atmaya benzer nitelikte bir kitle imha arazi denemesi olduÄŸunu ifade etti. “Tam o gün (17 Ocak 1995), Osaka’da ‘felakete hazırlık’ konulu bir Japon–Amerikan müÅŸterek konferansı vardı. ÇeÅŸitli tip felaketler –örneÄŸin deprem– hakkında uzmanlar vardı. Deprem olduktan hemen sonra derhal Kobe’ye gittiler... Acaba deprem oluncaya kadar Osaka yakınlarında bir yerde bekleyen bir depremin ‘belirlenmiÅŸ’ tarihini biliyorlar mıydı?”
Aum hüküm bildiriyordu: “Kobe ÅŸehri sürpriz bir saldırıyla vuruldu. Dahası, Hanshin bölgesi küçük bir bölge içinde bir ÅŸehrin tüm altyapısını bulunduruyordu. Burası Tokyo gibi büyük bir ÅŸehre bir deprem silahıyla yapılacak bir saldırının provası için en iyi bir yerdi.”
Bu teoriyi baÅŸka kimler destekliyordu? Kobe bölgesi muhalefetteki Sosyalist Parti’nin en güçlü olduÄŸu bölgeydi ve buna benzer politik nedenlerle oradaki bir felaket Murayama hükümetini alaÅŸağı etmeye yardım edecekti. (BaÅŸbakan Tomuchi Murayama bir Sosyalistti.) Mülti–milyar dolarlık Kobe Limanı, Almanya’daki Deutschemark bonolarıyla finanse ediliyordu ve bu nedenle de Kobe’yi imha edici bir saldırı yeniden ortaya çıkan Japon–Alman ekonomik eksenini bozacaktı. Japonya’nın en hassas bankaları oradaki güçlü yakuza etkileri nedeniyle Kobe’deydi ve bu yüzden de Japonya’nın finans sisteminde son derece önemliydi.
ABD böyle bir suç iÅŸler miydi? Japon muhayyilesinde, atom bombaları atan bir ülke her ÅŸeyi yapabilirdi. Bu teorinin bir varyasyonu daha dile getirilmeli: Rusya ya da Kuzey Kore, Japonya’yı kötürüm bırakmak için Kobe’ye karşı elektromanyetik silahlar kullanmış ve Aum propaganda kampanyalarıyla Amerika’yı günah keçisi ilan etmiÅŸ olabilirdi.
Aum, Kobe’nin yer aldığı bir harita yayınladı. KoÅŸullar insan yapısı bir deprem için uygundu. Kobe’nin tek eksiÄŸi birinin tetiÄŸi çekmesiydi. Elektromanyetik ışınlar ve soÄŸuk döküm için kullanılan konfigürasyonları, her türlü pratik kullanımlarıyla, Sovyetler’in sismik silahlarıyla özdeÅŸti. Avustralya ve diÄŸer yerlerde toplanan kanıtlar Murai’nin araÅŸtırmalarının Japon Yıldız SavaÅŸları programı altında örtülü ödenek bulmuÅŸ olabileceÄŸini ortaya koyuyordu. Yıldız SavaÅŸları gelecek silahları hakkında keskin personel toplayan eski BaÅŸbakan Yasuhiro Nakasone’nin en sevdiÄŸi projesiydi. Acaba Hideo Murai hiç eski BaÅŸbakan’a, yardımcılarına ve siyasi yandaÅŸlarına açıklayıcı bir brifing vermiÅŸ miydi?
Murai 5 Nisan 1995’te, 45 dakikalık bir tartışmada karşılaÅŸtığı iki Amerikalı gazeteciye, her ÅŸeyi polis ve FBI’a açmaya hazır olduÄŸunu söyledi. Bir süre sonra bir Koreli tarafından bıçaklanarak, belki de bir daha asla konuÅŸmamasını saÄŸlamak için bıçaklanarak öldürüldü. Yarının savaşını kazanma kuralları akıllı bombalı Körfez Savaşı günlerinden beri deÄŸiÅŸiyor. Dünya için kötü haber ise Murai’nin temelini attığı elektromanyetik deneyimlerin Japon askeri–sınai kompleksi ve üst düzey üniversite bilim adamlarının doÄŸrudan nezaretinde kesintiye uÄŸratılmadan devam ettirilmesi. EM silahlar kullanıldığında (kullanılırlarsa deÄŸil) ve eÄŸer Son SavaÅŸ, Asahara’nın öngördüÄŸü gibi gerçekleÅŸirse Murai ve diÄŸer Aum bilim adamları, ilahiler söyleyen insanlar tarafından elektromanyetik harbin ve plazma silahlarının azizleri olarak anılacaklar.
Kaynak :
Zaman
Yazarin konu hakkindaki Kitabi
