RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 23 Ekim 2011, Pazar 11:25:06 tarihnde eklendi. 92 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Deprem önceden belirlenebilir mi?

Bilim adamları bu konuda...
Deprem önceden belirlenebilir mi? Bilim adamları bu konuda ayrılığa düÅŸüyorlar. Kimine göre, "Hayır, deprem önceden anlaşılamaz!", kimine göre de "Evet, anlaşılabilir.." Nitekim, Japonlar bu iÅŸte epey ilerideler. 

Kanımca, kesin olarak depremin yeri, gün ve saatini anlamak, henüz mümkün deÄŸil. Ama, evet ama, doÄŸaya biraz dikkat edilirse, depremin vurmasından bir müddet önce, deprem vuracağının sinyallerini veriyor.

Bu sinyaller nelerdir? 

İTÜ Maden Fakültesi Jeofizik MühendisliÄŸi ÖÄŸretim Üyesi ve Jeofizik Mühendisleri Odası BaÅŸkanı Prof.Dr. Ahmet Ercan, bu konuda çalışmaları olan bir bilim adamı. Kendisinin Temmuz 2000'de yaptığı açıklama ÅŸöyle:


DoÄŸanın deprem ihbarı 

İTÜ öÄŸretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan, Ekonomist Dergisi'ne, doÄŸadaki ‘‘deprem öncesi iÅŸaretler’’i anlattı. Prof. Ercan'ın araÅŸtırması, doÄŸada depremi önceden bilebilmenin iÅŸaretlerinin varlığını ortaya koyuyor.

EKONOMİST Dergisi'nin 16-22 Temmuz 2000 tarihli 2000/29 sayılı nüshasında, depremin önceden bilinmesine yardımcı olan göstergeler üzerine yapılmış bir araÅŸtırma yayımlandı. Prof.Dr. Ahmet Ercan'ın yaptığı bu araÅŸtırmaya göre, depremi önceden haber veren tam 57 farklı gösterge var.

DoÄŸadaki birçok deÄŸiÅŸimin ipucu olabileceÄŸinin belirtildiÄŸi haber, İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeofizik MühendisliÄŸi Bölümü öÄŸretim üyesi Prof. Dr. Ahmet Ercan'ın yaptığı bir araÅŸtırmaya dayanıyor. Ercan'ın yaptığı araÅŸtırmaya göre, depremin önceden bilinmesine yardımcı olan birbirinden farklı tam 57 gösterge bulunuyor.

Uzmanlar, söz konusu bir depremin önceden bilinemeyeceÄŸini hemen her gün dile getirirlerken, Prof. Ercan araÅŸtırmasında doÄŸada ve hayvan davranışlarında meydana gelen deÄŸiÅŸimlerin, depremin habercisi olabileceÄŸini belirtiyor. 

Böcek ve hayvan davranışları (1 saat-3 gün öncesi)

At, eÅŸek, inek: Tasmalarını koparırlar. Ahır kapılarından dışarı çıkmak isterler. Tepelere doÄŸru koÅŸarlar.

TavÅŸan ve fare: Yapıların üst katlarına kaçışırlar. Direklere tırmanırlar. Yere inmek istemezler.

Domuzlar: Hızla yukarıya doÄŸru koÅŸarlar. Toprağı delicesine eÅŸelerler.

Kediler: Kutu ya da çöp bidonu içine atlarlar. Top gibi sıkışıp, ÅŸiddetle titrerler.

Köpekler: Korku dolu havlarlar.

Balıklar: Göl ya da deniz tabanının ısınması sonucu yüzeye yakın yüzerler. Yılan balıkları ortadan kaybolur.

Ölü balık: Balıklar nedensiz bir ÅŸekilde ölürler.

Ördek, kaz, kuÄŸu: Göle girmek istemezler. Göldekiler ölebilir. 

İpek Böcekleri: Arka arkaya dizilirler.

Yengeç: Plajda yengeçler dolaşır.

Martılar: Çembersel olarak uçarlar.

BüyükbaÅŸ hayvanlar: 3-4 gün önce elektromagnetik ışınlardan etkilenmeye baÅŸlarlar.

Karıncalar: Yuvalarından dışarıya çıkarlar.

Gökyüzündeki deÄŸiÅŸimler (1 saat - 1 hafta öncesi)

Deprem ışıkları: GüneÅŸin yeni doÄŸup batışı gibi ışık hüzmeleri görülür.

Alev topları: Yanan bir kibrit alevi gibi alev topu görülür.

Deprem bulutları: Açık havada, kırılacak bölgenin üzeri bulutlanır.

Yıldırımlar: OlaÄŸan dışı mor, yeÅŸil, kırmızı, mavi, pembe renkli oluÅŸumlar görülür.

GökkuÅŸağı: Açık havada kısa gökkuÅŸağı oluÅŸur. Bunda yeÅŸil, siyah, mavi renk egemendir.

Hava sıcaklığı: Havada aşırı sıcak ve sıkıntı meydana gelir.

Ay, yıldızlar: Parlak bir gökyüzü içinde yıldızlar elde tutulacak kadar yakın görünür.

UÄŸultu: Yerden anlam verilemeyen bir uÄŸultu duyulur.

Bitki ve aÄŸaç deÄŸiÅŸimleri (1 - 3 ay öncesi)

Meyve aÄŸaçları: Erken çiçek açar ve erken meyve verir.

Ot ve aÄŸaç dalı: Yüzeyleri kızarır, yanar.

Küstüm çieÄŸi (mimoza): Gündüz, deprem öncesi pörsür. 

Deniz ve göl deÄŸiÅŸimleri (1 saat - 2 hafta öncesi)

Su basması: Bir iki hafta önceden kıyıları deniz basar.

Su çekilmesi: 1 ile 5 saat öncesinden deniz kıyıdan çekilir.

Dalgalar: 1 ile 5 saat öncesine kadar çarÅŸaf gibi düz olan denizde, gemi geçmiÅŸ gibi dalgalar oluÅŸur.

Düz deniz: Deniz çarÅŸaf gibi düzgün olur.

Hava kabarcığı: Deniz ya da gölde bolca hava kabarcığı  görülür.

Isınma: Deniz tabanındaki ısınmadan dolayı suyun ısısı da normalin üzerine çıkar.

Yeraltı suları deÄŸiÅŸimleri (1 saat - 3 ay önceden)

Su verimi: 1 ile 4 litrelik verim artışı olur.

Basınç artışı: Su basıncında 1-1.5 barlık artış olur.

Su sıcaklığı: OlaÄŸan sıcaklığın 1-2 derece üzerinde ısınır.

Yeni kaynak: 1 ile 2 hafta öncesinden yeni kaynak oluÅŸur ya da  var olan kaynak kuruyabilir.

Su gazları: Karbondioksit, metan ve radon gazı içeriÄŸi artar.

Su tadı: Su acılaşır ya da tatlılaşır.

Suda koku: Çürük yumurta ve kükürt kokusu gelir.

Su kimyası: Ä°letkenlik, radon, civa, helyum, karbondioksit artışı gözlenir.

Kabarcıklar: Su içinde hava kabarcıkları oluÅŸur.

Dere suları: Kesilir, kurur ya da çoÄŸalır.


Nitekim, geçmiÅŸteki gazete haberleri de bu saptamaları doÄŸruluyor::

Marmara'yı sarsan büyük depremin Yalova Kaplıcaları'nda 2 AÄŸustos'ta sinyal verdiÄŸi ortaya çıktı 
Faruk Kırtay, Cumhuriyet, 4.9.99

Deprem 'geliyorum' demiÅŸ

YALOVA - Marmara'yı sarsan büyük depremin, 2 AÄŸustos'ta sinyal verdiÄŸi ortaya çıktı. Yalova/Termal Kaymakamı Kasım Esen , 2 AÄŸustos 1999 tarihinde Termal Kaplıcaları'nda zemin deÄŸiÅŸikliÄŸi görüldüÄŸünü, zeminin çatlayarak yeni kaynak sularının ortaya çıktığını, bu geliÅŸme üzerine bir tutanakla durumu tespit ederek SaÄŸlık Bakanlığı ve Turban Genel MüdürlüÄŸü'ne bildirdiÄŸini söyledi.

Esen, İTÜ'den inceleme yapılması istenildiÄŸini, ancak kendilerine, incelemenin 17 AÄŸustos'ta yapılacağının söylendiÄŸini ve aynı günde depremin gerçekleÅŸtiÄŸini açıkladı.

Termal Kaplıcaları'nda, fizik-tedavi ve taşıdığı kimyasal özellikleri nedeniyle etkili olduÄŸu hastalıklar açısından SaÄŸlık Bakanlığı'nın denetiminde bulunan ve Turban tarafından iÅŸletilen Yalova Termal Kaplıcaları'nda yıllardan bu yana yüzeye 60 derece olarak çıkan kaynak suyunun, depremden bir hafta önce 80 dereceye çıktığını ve her zaman temiz akan kaynak suyunun çamurlu aktığını, bunun Yalova halkının dikkati çektiÄŸini belirtmemiz üzerine Termal Kaymakamı Kasım Esen, Cumhuriyet'in sorularını yanıtladı. Kasım Esen, Termal'deki zemin deÄŸiÅŸikliÄŸinin 1 hafta önce deÄŸil 2 hafta öncesinden görüldüÄŸünü, göz tedavisinin yapıldığı ve göz suyu çeÅŸmesinin hemen yanındaki zeminden yeni bir sıcak kaynak suyunun ortaya çıktığını belirterek ÅŸöyle konuÅŸtu: ''Kaymakamlığımıza bu ihbar 2 AÄŸustos günü ulaÅŸtı. Aynı gün buraya gittiÄŸimizde bu kaynak suyunun farklı olduÄŸunu saptadık. Zeminde deÄŸiÅŸiklikler göze çarptı. Aynı gün Yalova Valisi Sayın Nihat Özgöl 'e durumu bildirdim. Buradaki doÄŸal geliÅŸimi, Termal Kaymakamlığı ve Yalova ValiliÄŸi ile birlikte tutanaklarla tespit ettik.''

Termal Kaplıcaları'ndaki bu geliÅŸmeyi derhal yazılı bir ÅŸekilde SaÄŸlık Bakanlığı'na ve Turban Genel MüdürlüÄŸü'ne ilettiklerini açıklayan Kasım Esen, konuÅŸmasını ÅŸöyle sürdürdü: ''Termal Kaplıcaları'nda jeolojik araÅŸtırmanın yapılmasını SaÄŸlık Bakanlığı'na ve Turban'a bildirdik. Çünkü bu bölge, birinci derecede Turban'a ve SaÄŸlık Bakanlığı'na aittir. Yazımızı gönderdikten sonra buradaki deÄŸiÅŸim gözle görülür bir ÅŸekilde geliÅŸiyordu. GönderdiÄŸimiz yazının takipçisi olduk. SaÄŸlık Bakanlığı da yazımız üzerine İTÜ'ye baÅŸvurarak burada inceleme yapılmasını istemiÅŸ.''

Termal Kaymakamlığı ve Yalova ValiliÄŸi'nin göndermiÅŸ olduÄŸu inceleme raporuna cevap olarak deprem gününe kadar kendilerine yazılı cevap gelmediÄŸini belirten Kasım Esen, ÅŸöyle konuÅŸtu: ''Telefonla SaÄŸlık Bakanlığı ve Turban'la iletiÅŸim kurduk. Bakanlığın İTÜ'ye baÅŸvurduÄŸunu ve İTÜ'den bir heyetin 17 AÄŸustos günü Termal'e gelerek gerekli araÅŸtırma ve incelemeyi yapacağını öÄŸrendik. Ancak deprem heyetten önce geldi.''

GörüÅŸüm: Demek ki, devlet daireleri arasında koordinasyon ve iletiÅŸim daha hızlı olsa, deprem önceden anlaşılarak, uyarıda bulunulabilir ve can kaybı azaltılabilirdi.

İlgili link: Termal Kaynaklar Depremin Habercisi

 


Afetin gelişi sulardan anlaşılıyor

İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Bilimleri Enstitüsü öÄŸretim görevlisi jeolog ve jeofizikçi Prof. Dr. Aykut Barka, geçmiÅŸte hiçbir deÄŸiÅŸime uÄŸramamış ama birden bire sıcaklığı artan sulardaki farklılıkların hızla incelenmesi gerektiÄŸini söyledi. "Bunu hemen deprem geliyor diye deÄŸerlendirmek zordur" diyen Prof. Barka, doÄŸada depremden önceki deÄŸiÅŸikleri ÅŸöyle sıraladı:

* Kuyularda suların yükselmesi veya alçalması, 
* Dip balıklarının yüzeyde dolaÅŸması, 
* Yeraltında yaÅŸayan hayvanların hepsinin yüzeye çıkması, 
* 30 - 40 senedir belli düzende çalışan termal kaplıcalarda su sıcaklığının birden artması, 
* Hayvan davranışlarının anormalleÅŸmesi ve hırçınlaÅŸması, 
* Yeraltından çıkan radon gazının suya karışımı ve suyun deÄŸiÅŸmesi, 
* Teknik aktivitenin belirli yerde artması.

Barka sözlerini ÅŸöyle sürdürdü: "1992'deki Erzincan depreminde de böyle birÅŸey oldu. Birbirine çok yakın 
kaynaklarda birbirinden farklı sular çıktığı saptanmış. O sularda da bozulma ve karışma olduÄŸunu içeren bilgiler depremden bir ay önce Maden Teknik AraÅŸtırma'ya (MTA) bildirilmiÅŸ. Ancak MTA'ya yazı gidene kadar 13 Mart'ta da Erzincan'da deprem oldu. Bu tip bilgilerin yazılı deÄŸil de direkt üniversitelerde deprem konusunda uzman kiÅŸilere bildirilmesi gerekir."

Gökyüzündeki parlak ışığın deprem sırasında ve sonrasında da görülebileceÄŸini söyleyen Barka"Depremden sonra deniz suyunun ısınması da doÄŸaldır. Deniz dibindeki termal aktivite belki oradan çıktı. Kuruyan bir su kaynağı da böylesine ÅŸiddetli bir depremde baÅŸka bir yerden çıkabilir" dedi.

GörüÅŸüm: Burada da aynı ÅŸey aklıma geliyor; demek ki, devlet daireleri arasında koordinasyon ve iletiÅŸim daha hızlı olsa, deprem önceden anlaşılarak, uyarıda bulunulabilir ve can kaybı azaltılabilirdi.

 


Ataköy Marina'da ölü balıklar görüldü 
(Hürriyet, 29.09.1999)

Hürriyet Gazetesi'nin 29.09.1999 tarihli sayısının 33.sayfasında yer alan haberde, Ataköy Marina'da 28.09.1999 günü deniz yüzeyinde binlerce ölü balık görüldüÄŸü belirtildi. Bu durum, çevrede "Deniz suyu ısınmış, deprem olacak.." dedikodularına ve paniÄŸe neden oldu..

Ve.. 29.09.1999 günü saat 03:12'de, Merkez üssü Yalova olduÄŸubelirtilen, 4.8 ÅŸiddetinde yeni bir deprem oldu. Bu depremin habercisi, daha önce de olduÄŸu gibi, denizde görülen balık ölümleri miydi? Ne dersiniz?

GörüÅŸüm: Bu son haberle, inanıyorum ki; doÄŸaya daha dikkatle bakmak gerekir. Denizde ve karada görülen anormal durumları medyaya, devlet ilgililerine ve de halka acilen iletmeliyiz. Ben, Anadolu yakasında çalışıyorum. Ataköy'deki bu anormal durumdan maalesef haberimiz olmadı. Bu sayfayı okuyanlar, toplum olarak daha hızlı haber akışı için ellerinden geleni yaparlar ise, olası Istanbul depremini çok daha az kayıpla atlatabiliriz.

Medya organlarında, hava durumu gibi, Istanbul'daki deniz suyu sıcaklığı, sabah, öÄŸle, akÅŸam ve gece ölçülmeli ve günlük seyri hergün kamuoyuna duyurulmalıdır.

 


17 AÄŸustos'tan haftalar önce yaÅŸanan bir dizi olaÄŸandışı olay incelendi

Büyük depremin 1026 habercisi

ANKARA (AA) - Japon ve Türk bilim adamlarının ortak çalışmasında, Türkiye'yi 17 AÄŸustos gecesi sarsan Marmara depreminin ilk iÅŸaretlerinin, ''günler hatta haftalar öncesinde hayvanlarda, gökyüzünde, denizde ve bitkilerde görülen sıra dışı olaylarda gözlendiÄŸi'' belirtildi.

Osaka Üniversitesi Yer ve Uzay Bilimleri öÄŸretim üyesi Prof. Dr. Motoji İkeya ile Hacettepe Üniversitesi öÄŸretim üyesi Doç. Dr. Ülkü Ulusoy 'un, deprem tanıkları arasında gerçekleÅŸtirdiÄŸi anket sonucu, 450 tanıktan deprem öncesi belirtilere iliÅŸkin 1026 sıra dışı olay derlendi. Prof. Dr. İkeya ile Doç. Dr. Ulusoy'un, ''Deprem Habercisi Olaylar ve Bilimsel Yorumlar'' adını taşıyan ve Türkiye'de bu alandaki ilk çalışmayı oluÅŸturan araÅŸtırma, Kültür Bakanlığı tarafından yayımlandı. Buna göre, sıra dışı olayların yüzde 50'si hayvan davranış larında, yüzde 32'si gökyüzü ve hava durumunda, yüzde 10'u deniz ve karada, yüzde 7'si elektrikli cihazlarda, yüzde 2'si ise bitkilerde görüldü. AraÅŸtırmaya göre, 7.4 büyüklüÄŸündeki Marmara depremi öncesinde insanlarda, mide bulantısı, ishal, baÅŸ dönmesi, sinir bozukluÄŸu ve sıkıntı yaygın olarak görüldü. Deprem öncesi insanlarda görülen diÄŸer sıra dışı belirtiler de ÅŸöyle:

''Kalp rahatsızlığı, beyinde ve parmaklardan dirseklere doÄŸru akan elektrik akımı hissi, bitkinlik, kusma, aşırı duygusallık ve histeri, hamile kadınların bebeklerinde hareketlenme, yüksek tansiyon, baÅŸ ve beyinde aÄŸrı, diz aÄŸrısı, nedensiz esneme, göz seÄŸirmesi, gece nedensiz yere aniden uyanma, uyuyamama sorunu, aşırı derecede uyuma isteÄŸi, iÅŸtahsızlık, genizde yanma ve yırtılma hissi, burun kanaması ve üÅŸüme hissi.''

Deprem tanıklarının anlattıklarına göre, sıra dışı olayların büyük çoÄŸunluÄŸu, köpeklerin davranışlarında gözlendi. Bunlar arasında, ''dayanılmaz biçimde uluma, havlama, hazince bir ÅŸeyleri kaygı edercesine aÄŸlayarak havlama, huzursuzluk, kümeleÅŸme, yeri dinleme ve gökyüzüne bakma, havlayarak sahibini bina dışına çekiÅŸtirme, ortadan kaybolma,'' gibi davranışlar dikkati çekti.

Öte yandan kedilerde, ''çığlık atma, yerinde duramama, telaÅŸlanma ve sahibini ısırma, ortadan kaybolma, kertenkele gibi yerde sürünme'' gibi hareketler gözlenirken atlarda ''kiÅŸneme ve dörtnala koÅŸma'' , ineklerde ''böÄŸürme ve saldırganlık'' , farelerde ''vahÅŸileÅŸme'' , yarasalarda ''dinlenmeksizin daireler çizerek uçma ve çığlık atma'' gibi davranışlar belirlendi. Ayrıca, muhabbet kuÅŸlarında ''delice çırpınma ve vahÅŸice çığlık'', martılarda ''bebek gibi çığlık atma'' , kargalarda ''garip biçimde ve durmaksızın aÄŸlama, pencerelere ve arabaların metalik kısımlarına pike yapma'' , leyleklerde ''mevsiminden önce göç etme'' , karınca, örümcek ve kırkayaklarda ''evleri istila etme'' , arılarda ''insanlara saldırarak sokma'' , çekirge ve cırcır böceklerinde ise ''ötmeme'' gibi sıra dışı hareketler gözlendi.

Öte yandan, Marmara depremi öncesinde ve deprem sırasında gökyüzünde anormal ışımalara iliÅŸkin, çoÄŸunluÄŸu İstanbul ve Yalova'da olmak üzere toplam 266 sıra dışı olay bildirildi. Tanıklar, ifadelerinde depremden ''bir haftadan birkaç dakika öncesine kadar'' çeÅŸitli zamanlarda çoÄŸunluÄŸu İstanbul, Yalova, Adapazarı, Kocaeli ve Bursa'da olmak üzere gökyüzünde gördükleri ışımaları ÅŸöyle tanımladı:

''Floresan benzeri kırmızı, mavi, yeÅŸil gibi çeÅŸitli renklerde flaÅŸ ışımaları'', ''yaklaşık 15 dakika boyunca yanan lamba gibi durgun ışıklar'', ''ışık saÄŸanağı türünden sesli ışımalar'', ''tabaka halinde ışımalar'', ''fay çizgisine paralel uzanan mavi renkli ışımalar'', ''birbirlerine deÄŸdiklerinde kıvılcımlar saçan ateÅŸ direkleri'', ''gökyüzünden yeryüzüne yönelmiÅŸ bir projektör aydınlatmasına benzer yavaÅŸça hareket eden boru biçimindeki ışımalar'', ''yaklaşık 60 santimetre çaplı ateÅŸ topları'', ''yıldız patlamasına benzer ani ışık patlamaları.'' Ankete katılan bir tanık ise depremden birkaç gün önce Sedef Adası açıklarında yaptığı dalışta, deniz dibindeki kumun elini yakacak derecede sıcak olduÄŸunu belirtirken birçok tanık da deniz suyu sıcaklığında olaÄŸandışı artış hissettiklerini kaydettiler. Deprem öncesi ve sırasında görülen sıra dışı olaylar arasında, yüzde 7 oranıyla elektrikli cihazlardaki bozulmalar da dikkati çekti. Birçok deprem tanığı, deprem öncesinde kuvars saatlerinde akrep ve yelkovanın hızla döndüÄŸünü, ancak deprem sırasında durduÄŸunu belirtirken birçok kiÅŸi de depremden birkaç gün önce telsiz, telefon ve radyolarında parazitlenme olduÄŸunu söylediler. 

17 AÄŸustos Marmara depremi öncesi ortaya çıkan sıra dışı olayların Kobe depremindekilerle karşılaÅŸtırıldığı araÅŸtırmada, her iki deprem öncesi yaÅŸanan olayların tamamının aynı olduÄŸu ortaya çıktı.

(Cumhuriyet 26.11.2001)

23.03.2002 tarihinde Marmara'da 4.8 büyüklüÄŸünde meydana gelen depremi Karıncalar hissetti, kuyu suları ısındı

 

Prof. Dr. Ercan, önceki gün Silivri'de sürekli ölçüm yaptıkları kuyu sularında magnezyum ve toplam sertlik deÄŸerlerinde yükseklik tespit ettiklerini söyledi. Kuyu sularının sıcaklığının da 1 derece arttığını belirten Prof. Dr. Ercan, bunun orta ÅŸiddetteki bir deprem için normal olduÄŸunu vurguladı.

İnternet üzerinde yayın yapan ve ‘‘Kardebil’’ adlı Karınca Davranışları Gözlemi Yöntemiyle Deprem Tahmin Projesi de 20 Mart'ta girdiÄŸi tahmin metninde, Marmara'da 5 gün içinde 5 büyüklüÄŸünde bir deprem olacağı ve depremin İstanbul'a yakın olması halinde büyüklüÄŸünün düÅŸeceÄŸi uyarısında bulunmuÅŸtu.

İTÜ bünyesinde yürütülen Deprem Tahmini Projesi'nde (Kayaç Gerginlik İzleme Yöntemi ile Deprem Tahmini Projesi) saat 02.00'de yapılan yorumda da tüm istasyonlarda örüntü deÄŸiÅŸikliÄŸi (normalin dışında kayıt) görüldüÄŸü belirtildi.

Depreme en yakın istasyon olan YeÅŸilköy İstasyonu da 55 dakika önce kaydedilen anomali (normalin dışında kayıt) ile depremi gördü. 

(Kaynak: 24.03.2002, Hürriyet)

 Japonya'da Depremi 15 saniye önce haber verdiler

Japonya Ulusal Deprem Enstitüsü, yer altına döÅŸediÄŸi elektrodlar sayesinde, 100 km. uzaktaki depremi
15 saniye önceden bildirdi

Japon Deprem AraÅŸtırma ve Önleme Enstitüsü sismologlarından Yukio Fujinawa, deprem baÅŸladığı anda ve devreye giren otomatik uyarı ve güvenlik sisteminin baÅŸarıyla iÅŸlediÄŸini müjdeledi. Tsukaba kentine 100 kilometre uzaktaki Hasaki'de gerçekleÅŸen 4.9 büyüklüÄŸündeki deprem tam 15 saniye önceden belirlendi. Yerin 800 metre altına yerleÅŸtirilen elektrodlar  sayesinde 15 saniye önce haber verilen depremler, özellikle hareket halindeki trenleri uyararak büyük faciaları önleyecek.  

Japonya'nın doÄŸusundaki deprem riski yüksek 13 bölgeye elektrodlar yerleÅŸtiren araÅŸtırma ekibi, bu süreyi daha da öne almaya çalışıyor. (Kaynak: Vatan 11/11/2002) 

Kaplıca iÅŸletmecisi 13.04.2004 gecesi olan Bolu depremini 5 saat önceden haber verdi

Düzce'nin Gölyaka İlçesi'ne baÄŸlı Hamamüstü Köyü'nde kaplıca tesisi iÅŸleten Kazım Özgen, depremleri önceden tahmin ederek TÜBİTAK'a baÄŸlı Marmara AraÅŸtırma Merkezi'ni (MAM) bilgilendirdiÄŸini söyledi

Kazım Özgen, Bolu'da en son dün gece yaÅŸanan 4.6 ÅŸiddetindeki depremi MAM danışmanı Doç.Dr. Sedat İnan'ı telefonla arayarak 5 saat önceden haber verdiÄŸini belirtti. Doç. Dr. Sedat İnan da, Kazım Özgen'nin kendilerini aradığını belirterek, MAM'ın deprem tahmini çalışmalarında yeraltından çıkan radon gazı hareketlerini sürekli izlediÄŸini bildirdi. Kokusuz bir gaz olan radonun sadece geliÅŸmiÅŸ cihazlarla ölçülebildiÄŸini vurgulayan İnan, Kazım Özgen'in depremden önce kaplıca suyunun kaynağındaki koku deÄŸiÅŸikliklerinden ÅŸüphelenerek kendisini aradığını ifade etti. Kaplıca suyunda görünen ve güçlükle fark edilebilen ''koku deÄŸiÅŸiklikleri'' hakkında kesin verilere sahip olmadıklarına dikkat çeken İnan, kükürt dahil deÄŸiÅŸik ihtimaller üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Kazım Özgen ise sudaki küçük deÄŸiÅŸiklikleri hissedebildiÄŸini belirterek, son yaÅŸanan Bolu depremiyle birlikte İran depremi dahil birçok depremi önceden bildiÄŸini iddia etti.

Özgen, ''Kaplıcadaki suların çamur nedeniyle renk ve koku deÄŸiÅŸtirmesi yakın bir bölgede deprem olabilme ihtimalinin güçlendiriyor. Tahminlerimin en büyük faydasını 12 Kasım Düzce depreminde gördüm. Åžüphelerimi Düzce Valisi ile Gölyaka Kaymakamı ile defalarca paylaÅŸtım ama söylediklerim ciddiye alınmadı. Ben de son çare olarak köyümdeki evleri boÅŸalttırdım. Depremde köyümdeki 12 ev yerle bir oldu, ancak hiç bir can kaybı olmadı'' dedi. Özgen, çabaları karşılığında MAM tarafından verilen ve üzerinde ''Depreme yönelik verdiÄŸiniz yerel katkı ve destek için teÅŸekkür ederiz'' yazılı bir plaketle ödüllendirildiÄŸini kaydetti.

Kaynak: 
http://www.nethaber.com
14/04/2004 15:03




ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.