RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 27 Ocak 2012, Cuma 14:56:45 tarihnde eklendi. 58 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

İNSANLARIN BEYNİ KONTROL ALTINDA

Dünyada FM dediğimiz akustik frekansları...
İNSANLARIN BEYNİ KONTROL ALTINDA Beyin kontrolü ve zihinlerin yönlendirilmesi konusunda yoÄŸun
tartışmalar var? Böyle bir yönlendirme veya kontrol var mı?

Dünyada FM dediÄŸimiz akustik frekansları olan mikrodalgalar,
nöroelektromanyetik dalgalar, uzaktan da olsa beyinlere tesir
edebilmekte, davranışlar kontrol edilebilmektedir, iki yıldır kozmik
bilinci insanlara, konferanslarda, televizyonlarda, gazetelerde
anlatmaya çalışıyoruz. Bunları duyan insanlar garip garip
bakıyorlar. "Böyle bir ÅŸey var mı?" diye soruyorlar. Çünkü dünya
insanlığının beyni kontrol altına alınmış durumda, insan düÅŸünen bir
varlıktır ama bugün çeÅŸitli yöntemlerle düÅŸündürülmüyor.

Peki, nedir bu yöntemler?
Öncelikle aldığımız gıdaların içinde hormon denilen menfi maddeler
yüklüdür. İçtiÄŸimiz coladan, yediÄŸimiz dondurmalardan tütün da bütün
ilaçlar, etler, sütlerde mevcuttur bunlar. Siz, tavukların bugün
nasıl yetiÅŸtirildiÄŸini görseniz, yiyemezsiniz.

İnsanların düÅŸünmemesi için o gıdaların içine maddeler mi
kanştırılıyor?
- Bunların planlı yapılanı var, bir de hileye kaçarak yapanlar
vardır. Özel olarak bu gıdalar ülkemize gönderilir. Birçok yabancı
sigara dünyada çok çe- ÅŸitli üretilir. Türkiye'ye ise ayrı sigaralar
gönderilir. Onun içine ayrı katkı maddeleri enjekte edilir. O
insanların doğacak
çocukları, düÅŸük ağırlıklı, hırıltılı, hastalıklı, ince kemikli,
geri zekalı, şaşı olsun diye. Bunu ben demiyorum, yapılan
araÅŸtırmalar söylüyor. Demek ki, her ÅŸeyde bu sıkıntıyı duyuyoruz.
Niçin yüzyıl önce bu kadar hastalık yoktu? Bir çok hastalığın
virüsle bulaÅŸtığı bugün
artık ortaya çıkmaktadır. Demek ki hastalıklar aÄŸzımızla aldığımız,
bedenimize giren bu gibi ÅŸeylerle bilinçli olarak oluÅŸturulmaktadır
denilebilir.
ikinci yöntem olarak; radyo dalgaları ile yapılan tahribatlardır.
Uzaktan radyo dalgaları ile beyinler yönlendirilip etkilenmektedir.
Mesela elimizde bulunan cep telefonu... Telefonda artıya bastıktan
sonra bire basarsanız çevrilen numara Amerika ile konuÅŸtu-
rur, yediye basarsanız Rusya ile... 1'le 7 arasındaki tuş sesi
farklıdır. Aynı piyanonun tuşları gibi. Dalga boyları farklıdır,
onun için sesleri farklı algılarız. Bir tuÅŸa bastıktan sonra bizim
sesimizi Amerika'ya ulaştıran nedir? İlahi metodla baktığımızda bunu
taşıyanlar var. Bediüzzaman Hazretleri; "Sesler hava zerreleri
üzerinde taşınır" diyor. Bunun bir ileri boyutu daha var. Hava
nedir? Sadece bizim bildiğimiz hava mıdır? Seslerle,
kokularla, ateşle, ışıkla, elektrikle, karanlıkla taşınır bunlar.
Demek ki bunların hepsi bir yaratık. Karanlık, güneÅŸin batması
deÄŸil. Bugün karanlıkta bir gözlük takıyorsunuz, insanı
görüyorsunuz. Bu yeni bir boyuttur, insanlık bunlardan bilgisiz.
Bunlar bugün mut-
laka araÅŸtırılmalıdır. GüneÅŸin ışığıyla ısısını getiren aynı olamaz.
Işığım getiren ayrı bir çeÅŸit varlıktır, ısısını getiren ayrı...
Yağmur damlasını alıp getiren ayrıdır, gecenin karanlığında
yıldızları görmemizi saÄŸlayan ayrı bir çeÅŸittir. Demek ki
etrafımızda farklı dalga boylarında farklı boyutlarda göremediÄŸimiz
o kadar yaratılmış varlıklar var ki Mesela kozmik bilince göre
virüs, bakteri, cin, ÅŸeytan, melek gibi varlıklar izafi tabirlerdir
ve bunlar enerjinin farklı boyutlarıdır. Nariler ve nuriler gibi
Nazar olayı; bir öküze bakıyorsunuz ne kadar güçlü diyorsunuz hayvan
ölebiliyor. Onu öldüren bizim menfi bakışımız, öküzün enerjisinin
buna yetmemesidir.



IRAK ASKERLERİ MANGURTLAŞTIRILDI

Peki, İrak'ın iÅŸgalinde Amerika bahsettiÄŸiniz yöntemlerden
faydalandı mı?

Sayko akustik ve sayko nörotik elediÄŸimiz ses dalgaları vardır. Yani
sıfırla sonsuz arasında. Bugün bilinen dalga boyları 1 ila 36 hertz
arasında olup, alfa, beta, teta ve delta olarak adlandırılır. Bunlar
o kadar aralıklıdır ki, mesela bir radyoyu düÅŸünün. Radyonun
düÄŸmesini bir milimetre çeviriyorsunuz, baÅŸka bir kanal çıkıyor.
Yani bu kadar yoğunluklu dalga aralıkları var. Her dalga aralığında
da bir ses, bir komut var. Biri Çin'e giderken, diÄŸeri Maçin'e
gidiyor. Bu ses dalgalarım ne kadar yakından insanlara
yönlendirirseniz, tahrip gücü o kadar yüksek olur. Amerika, İrak'ta
Apachi helikopterleri ile sayko akustik ve sayko nörotik dalgalar
yayarak İrak'ın yüz elli bin Cumhuriyet Muhafızım ki, bunların
özelliÄŸi sarayı ve Saddam'ı korumaktı mançurya kobayı dediÄŸimiz,
robot askerlere çevirip ÅŸuursuzlaÅŸtırdı. Tabii bu dalgalar bizim
kulaklarımızla duyamayacağımız dalgalardı.

Mesela; Amerika'da alışveriş merkezlerine girdiğinizde fonda bir
müzik vardır. O müzikteki bir ses, sizi devamlı alışveriÅŸe yöneltir.
Bunlar artık belgelidir. Apachi helikopterlerinin verdiği dalga
boylarıyla o sığınaklardaki insanların bir anda beyni bulandı. Ne
yapacaklarını unuttular. Mangurtlaştılar. "Biz burada niye
bekliyoruz?" dediler. Dışarıya çıktılar ve sokaklarda gezen insanlar
oldular. Apaçiler günlerce önceden BaÄŸdat'ın üzerinde belli yerlerde
uçtular ve bunlara ateÅŸ açılmadı. Bunların sebepleri var. Bunun
yanında buralara atılan gıdalar oldu İncelemelerde bulunmak için
gidildiğinde bırakılan maddeler, kokular oldu. işte bunlarla
insanlar tesir altına alınarak, düÅŸünemeyen, fikirsiz bir mahluk,
mançurya kobayı oldular.


RUSLAR İTİRAF ETTİ
Bunun tam tersi, yani insanları savaÅŸtırmak için de farklı yöntemler
vardır. Yatakhanelerde LSD denilen gazlarla ve vitamin hapları gibi
haplarla insanlar savaÅŸçı haline getiriliyor. Mesela Rus ordularının
Afganistan'daki binlerce insanı katletmeleri, testere ile kesmeleri,
bir kiÅŸiye yüzlerce kurÅŸun sıkılması gibi. Kızılordunun Bakü'ye
girdiği sıralarda binlerce kişi tank paletleri altına yattı
ve "Ruslar bizi öldürmez" dediler. "Biz sizden kız aldık, sen benim
eniştemsin, ben senin kayınbiraderinim" dediler. Ama bir anda bir
düÄŸmeye basılmış gibi o askerler komut almışçasına tanklarına bindi
ve binlerce kiÅŸiyi paletlerin altında ezdi, arkasından kepçelerle
toplayıp Hazar Denizi'ne attılar. Biz bu olayları yerinde gören
canlı
ÅŸahitleriz. Rusya'da Amon dediÄŸimiz özel bir likler
yetiştirilmiştir. Moskova'da bir toplantıdayız. Yer Glasnost Vakfı,
Konuşmacı Valeriko Konivka. Bu adam Beyin Kontrol Merkezi'nin
baÅŸuzmanı. Uzmanlık alanı KGB'nin tesiriyle Amonların ölüm makinesi
yapılması. Sonuç baÅŸarılı. Orada ÅŸu itirafta bulunuyor; "PiÅŸmanlık
duyuyorum ve açıklıyorum ki bu beyni yıkanmış insanlar (Amon
birliklerinden bahsediyor) bir daha top-
luma kazandırılamaz, enkaz haline gelmiÅŸ, ölümü bekleyen et
yığınlarıdır." Sovyetler BirliÄŸi yıkıldı da bunlar ortaya çıktı.
Artık dünyanın diÄŸer ülkelerinde neler olduÄŸunu okuyucuların
takdirine bırakıyorum.


Sinemanın, özellikle de Hollywood'un beyin kontrolünde rolü var mı?
Bugün Hollywood özel olarak kurulmuÅŸtur, çeÅŸitli istihbarat
birimleri tarafından özel olarak finanse edilmektedir. Zamanı
geldiÄŸinde belli filmler yaptırılarak dünya insanlığı,sinemalarla,
filmlerle, radyolarla, televizyonlarla uyutulmakta,
yönlendirilmektedir. Belli yerlere kanalize edilmektedir. Harry
Potter, Matrix'ler ile neler yapıldı? Yüzbinlerce film kitap,
oyuncak sattırıldı. Bir Matrix filmi haftalarca gündemi meÅŸgul etti.
Burada verilen mesajlar bellidir. Birileri bunları yapmaktadır. Biz
bunları kınamaktan öte bir ÅŸeyler yapmalıyız.



DÜÅžÜNCELER SİSTEMLİ BİÇİMDE YÖNLENDİRİLİYOR

Bu yöntemlerin çalışma mantığı nasıl?

Radyo dalgaları patolojik olarak beynin normal çalışmasını bozar,
etkiler, algılamalarda eksiklik oluşturur. Bu bilimsel olarak da
izah edilmiÅŸtir. Bunlar manyetometre denilen aletlerle ölçülebiliyor
artık. Radyo hipnotik dalgaların parazitel etkileriyle beynin
yönlendirilmesi, beyin odaklanmasıyla hafızaların ve duyguların
etkilenmesi bugün manyetometrelerle ölçülebilmektedir. Beyin
nöronları davranış gösterirler. Bu sayko akustik ve sayko nörotik
dalgalar, beyinleri etkileyip, bulandırarak en azından vazifelerini
unutturuyor. 1996 yılında Kafkaslardaki bir devletin Bakanlar
Kurulu'na yönlendirilmiÅŸ iki tane sayko akustik dalga boyu veren
maki-
neler bulunmuÅŸtur. Ve o ülkenin CumhurbaÅŸkanı bir gün sonra bunu
kamuoyuna açıklamıştır.

Åžimdi yurtdışına giden üst düzey görevlilerimiz var. Bakıyorsunuz
oraya vatan, millet, bayrak diye gidiyorlar ama, istisnalar hariç
dönüÅŸte vatana, millete, bayraÄŸa ihanet ediyorlar. Åžark insanında
bir hastalık var. Rahatsızlandı mı gidip ameliyatım Amerika'da
yaptırıyor. Nörocerrahi denen bir yöntem var. Artık dünya ciplerle
idare ediliyor. Milimetrenin kaç katı küçüklüÄŸünde bir cipi bedene
yerleÅŸtirdiÄŸinizde o cip nöronlara tesir edebiliyor artık. Belki o
insanlar hasta edilebiliyor ve ölebiliyorlar. Bunlar vakı'adır ve
uygulanmaktadır.


Peki, beyinlerin yönlendirildiÄŸine, kontrol altında tutulduÄŸuna dair
müÅŸahhas deliller var mı?

Son dönemde Fransa'da zihni yönlendirme ile ilgili bir yasa tasarısı
kabul edildi. Yani devlet yıllardır uyguluyor ama artık açığa
çıktığından yasalaÅŸtırıyor. ABD'de ise dahili yıkıcılara karşı
kullanılması için kanuni olarak telepatik yönlendirme yapma yasasını
kanunlaÅŸtırıyorlar. Bugün Filistin'de, Çeçenistan'da, Bosna
Hersek'te, islam'ın hükümlerine göre kardeÅŸ hukukunda olan insanlar
katledilirken, 90 Müslüman ülkenin hiçbirinden ses çıkmamakta, hatta
el altından destek verilmektedir. Siz bu insanların bu hale nasıl
getirildiğim sanıyorsunuz? Bakıyorsunuz Irak, Iran'a saldırıyor.
Dini hükümde iki Müslüman birbirine saldırdığında ikisinin de yeri
cehennemdir. O zaman bizim bunların arkasında bir şey aramamız
lazım. Son 50 yılda ingiltere'nin Fransa'yla veya Amerika'nın
ingiltere'yle savaÅŸtığı görülmüÅŸ mü? Bu kimlere yaptırılmaktadır?
islam ülkelerine... Bilhassa direnç noktası en yüksek olan Türk
insanı üzerinde oyunlar oynanmaktadır. Tek kale burasıdır. Bu kale
de yıkılırsa dünyada asimile edilemeyecek baÅŸka bir millet
kalmayacaktır. Onun için Türkiye ile uÄŸraşılmaktadır.


AMAÇ, GİZLİ DÜNYA DEVLETİ KURMAK

Nihai hedefi nedir bu faaliyetlerin?
- Bizim Allah'ımız bir, Peygamberimiz bir, kıblemiz bir, örfümüz
bir, adetimiz bir... Bu ülkede yaÅŸayan birisiyle bin tane bir nokta
sayabiliriz. Ama bakıyoruz ki; Türklük adına 2 bin cemiyet,
islamiyet adına 3 bin cemiyet, vakıf, dernek kurulmuş. Bu oyundur,
yönlendirmedir, planlı, nizamlı ve intizamlı bir tahriptir. Bu
dernek, vakıf ve kuruluÅŸların başındaki insanlar düÅŸünmelidir.
Dünyada ise gizli dünya devleti kurulmaya çalışılıyor. Hedef
budur. "Project Freedom Netvvork" adlı sitede bu yayınlanmıştır. Biz
Amerika'yı yeniden keşfetmiyoruz. Zikredilen projenin beş ana
maddesi vardır.
Birincisi; merkezileÅŸtirilmiÅŸ bir dünya yönetimi kurmak. Bugün için
BM buna örnek gösterilebilir,
ikincisi; tek dünya ordusu. NATO ordusu buna örnek gösterilebilir.
Üçüncüsü; merkezileÅŸtirilmiÅŸ para. Tek banka tek para sistemi. Åžu
anda da dünya buraya doÄŸru gidiyor zaten.
Dördüncüsü; mik- roçip taşıyan insanlık. Dünya SaÄŸlık Örgütü ve
diÄŸer kuruluÅŸlar saÄŸlık sebepleriyle insanlara mikroçip takılması
gerektiÄŸini belirtiyorlar.
BeÅŸincisi; elektronik pasaport, iÅŸte gizli dünya devletinin
hedefinde bunlar vardır. Bunu yapanlar bizleri televizyon,
bilgisayar, cep telefonları, kredi kartlarıyla kontrol altına
alınmıştır.



ANLATILANLAR AYSBERGİN GÖRÜNEN YÜZÜ

Bu tür faaliyetlere karşı önlem alınması mümkün mü?

insanlara hep olumsuzluk vermeyelim. Bunlar düzeltilebilir. Bugün
patenti elimizde olan ve bilgisayarlardan, telefonlardan,
televizyonlardan yansıyan zararlı dalgaları, gıdalardaki zararlı
maddeleri absorbiayan, etkisiz kılan cipler geliştirildi, kozmik
tozlar üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Bizler yakında maddi ve
manevi destek bulabilirsek bir "Kozmik Center" açarak bunları
milletimizin istifadesine sunmayı düÅŸünüyoruz. Bu anlattıklarımız
Aysbergin su üstünde görünen yüzü. Bu ise gönül vermiÅŸ dernekler,
vakıflar, sivil toplum kuruluşları varsa oturalım, beyin cimnastiği
yapalım, insanlarımızı deÄŸiÅŸik yönlere yönlendirelim. Artık bir
araya gelme zamanıdır. Suni gündemlerle meÅŸgul olmak da ayrı bir
beyin kontrolüdür. Dünya neler üretiyor ama Türk insanı nelerle
uÄŸraÅŸtırılıyor. Hala televolelerle, baÅŸörtüsü yasağı ile
uÄŸraÅŸtırılmakta, suni gündemler oluÅŸturulmakta. Bu da bir propaganda
aletidir. Maalesef bugünümüzün idarecileri, yöneticileri bunlara
alet olmaktadır. Artık güç sahipleri bir araya gelmeli ve insanımız
adına müspet ÅŸeyler yapmalıdır. Çünkü
dünyayı ellerinde tutan güç odakları ülkemizle ilgili çok ciddi
senaryolar hayata geçirmek için çalışmaktadırlar. Neticede ülkemizde
çok kritik kırılmalar beklenmektedir. Bu astrolojik ve metafizik
boyutlardaki ilmi bilgilerle de doğrulanmaktadır.


Renklerin etkilerinden de bahsettiniz. Bunların insan beyni üzerin-
deki etkileri nelerdir?
Ses dalgaları gibi, renklerin de insan üzerinde etkileri vardır.
Bizim bildiğimiz renkler, kırmızı ile mor arası renklerdir.
Bedenimiz bir anten vazifesi gördüÄŸü için, dışarıdan gelen her türlü
akıma karşı duyarlıdır. Renge, sese, kokuya... Giydiğiniz
elbiselerin. yattığımız odanın rengi çok önemlidir. Kırmızı, cinsel
uzuvların rengidir ve tahrik edicidir. Bunun için olsa gerek,
dinimizde bazen yasak görülmüÅŸtür. Turuncu, pankreas gibi kalın
bağırsak vs. rengidir. Midenin rengi sarıdır. Kalbin rengi yeşil ve
tonlarıdır. Kalp ve verem hastalarım sanatoryuma yollarlar, çünkü
orada aÄŸaçlık, yeÅŸillik vardır. Onların yaydığı elektromanyetik
dalgalarla tedavi olursunuz. Boğaz şakrası vardır, bunun rengi
mavinin tonlarıdır. Mesela; yazarlar daha çok deniz kenarlarında
mavi tonlar ve lacivert bir odada çalışırlar. Sarı odada bugün sizin
bir kitap yazmanız mümkün deÄŸildir. Üçüncü göz ÅŸakrası dediÄŸimiz iki
göz arasındaki yerin rengi laciverttir. Mesela; gökyüzüne
baktığımızda deÄŸiÅŸik dünyalara gidersiniz. Tepe noktanız da mordur.
Bunların hepsi bir renk tayfıdır.

www.webhatti.com


ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.