RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 30 Ocak 2012, Pazartesi 00:50:55 tarihnde eklendi. 49 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Zihin Kontrolü – Yeni paranoyamız…

Komplo teorileri ve bilim-kurgu meraklıları için zihin kontrolü
Zihin Kontrolü – Yeni paranoyamız… Bilgi (information), insan davranışlarını yönlendiren en önemli etkenlerden bir tanesidir. İnsanoÄŸlunun yaÅŸam süreci içinde karşılaÅŸtığı olaylara cevap olarak üreteceÄŸi davranışlar için bir hammadde saÄŸlayan bilgi, çoÄŸu kez bu davranışları bizzat ÅŸekillendirir. Dolayısıyla, bilginin kaynakları ve sunuluÅŸ biçimleri, doÄŸrudan davranış kalıplarının etkiler ve insan davranışlarına yön verir. Günümüzde teknolojideki baÅŸdöndürücü ilerleme ve kitle iletiÅŸim araçlarının yaygınlaÅŸması, bilginin, belki de gelmiÅŸ geçmiÅŸ en büyük silah olarak kullanılması konusunu kaçınılmaz bir ÅŸekilde önümüze getiriyor. Bilgi yoluyla zihin ve davranış kontrolü, her birimizi bireysel olarak ilgilendirdiÄŸi için, sanıldığından çok daha büyük öneme sahip.
Zira, bireyin bilinçlenmesi, toplumsal zihin kontrolünü güçleÅŸtiren en önemli faktörlerden birisidir ve zihin kontrol mekanizmaları en çok da bu alanda iÅŸletilmekte.

Zihin Kontrol Yöntemleri

Komplo teorileri ve bilim-kurgu meraklıları için zihin kontrolü, vazgeçilmez ve çekici konularda bir tanesidir. ÖrneÄŸin ünlü ‘Mançuryalı Aday’ filminde, savaÅŸ gazisi askerlerin beyinlerine yapılan bir operasyonun, onları belli komutlara duyarlı robotlar haline dönüÅŸtürmesi ve bu askerlerin bir suikast silahı olarak kullanılması anlatılır. Gerçekte bu tip zihin kontrol yöntemleri teorik olarak mümkün olmakla birlikte, pratik uygulanabilirliÄŸi oldukça sınırlıdır ve kitlesel kontrol için uygun yöntemler deÄŸildirler. Yine son zamanlarda, özellikle elektormanyetik silahlar ve elektormanyetik (EM) dalgalarla zihin kontrolü konusunda yapılan spekülasyonlarda, bilimsel verilerle safsatalar biribirine karıştığı için ortalıkta göz gözü görmüyor! Kaynakları okuyan sıradan bir okuyucu, adeta CIA’nın merkez ofisindeki bir operatörün İstanbul’daki bir kiÅŸinin zihnini uzaktan, adeta bir oyun çubuÄŸuyla kontrol edebileceÄŸini, insanların aslında kolaylıkla robotlaÅŸtırılabilecek yaratıklar oldukları sanrısına kapılabiliyor.

EM dalgaların biyolojik dokuları, özellikle de beyni etkilediÄŸi bilinen bir gerçektir. Fakat insan davranışları çok karmaşık bir yapı sergilediÄŸinden, beynin özel bölgelerine operasyonlarla bir takım minik elektrotlar yerleÅŸtirmeden, dışarıdan insan davranışlarını kontrol etmek oldukça zordur. EM dalgalarının bir çoÄŸu, canlı bedene gönderildiÄŸinde onu sadece biraz ‘ısıtır’; diÄŸer baÅŸka tip EM dalgalar ise dokuda kalıcı hasarlara neden olabilir. Teorik olarak, beynin bazı zihinsel durumlarda yaydığı özel dalgaları algılayarak, buna uygun elektromanyetik sinyalleri tekrar beyine gönderip, çalışmasını etkilemek mükün olmakla birlikte, pratikte bunun yapılabilirlik ihtimali oldukça düÅŸüktür (teknik zorluklara baÄŸlı olarak). Bir baÅŸka güncel teori ise, özellikle görsel basında, hızla akan görüntüler arasına serpitirilen bilinç-altı (subliminal) mesajlarla yönlendiriliyor olduÄŸumuz meselesidir. Bir düzeyde gerçekliÄŸi olmakla birlikte, bu tip yöntemlerin de istenen kitlesel etkiyi yaratmaktan uzak olduklarını biliyoruz.

Fakat zihin kontrolü için tek yol bunlar deÄŸil. Aksine, bu yöntemlerin yazılı ve görsel basında sıkça yer alması, aslında günlük yaÅŸamda adeta bir bombardıman halinde üzerimizde denenen bir çok ‘günlük’ zihin kontrolü yönteminin gözden kaçmasını saÄŸlıyor ve insanların, özellikle bu tip konuları ‘merak etme eÄŸilimi gösterenler’in zihinler, bilim-kurgu yöntemlerle meÅŸgul ediliyor. Özetle, ‘zihin kontrolü paranoyası’ ile zihin kontrolü!

Günlük (!) Zihin Kontrol Yöntemleri


AÅŸağıda, alınan bu bilgiler ve sosyal etkileÅŸimler sırasında karşılaÅŸabileceÄŸimiz binlerce zihin kontrol yönteminden bir kaç tanesini sıralamaya çalışacağım. Bakalım her birimiz günlük yaÅŸamımızda bunlardan kaç tanesine maruz kalıyoruz?

1. Grup baskısı: Ait olunan grubun deÄŸerleri dışında deÄŸerlerin kabul edilmemesi için yapılan telkinler, sınırlamalar bütünü.

2. Eski deÄŸerlere saldırı: Yeni bir takım fikirlerin kabulünü kolaylaÅŸtırmak için eski deÄŸerlere saldırarak onları gözden düÅŸürmeye çalışmak (Bunun örneklerini sıkça yaşıyoruz).

3. Meta-iletiÅŸim: KonuÅŸma veya yazma sırasında sürekli belli bir kelimeler dizgesini yahut belli bir jargonu kullanarak ana içeriÄŸin üstünde mesajlar verme (örneÄŸin, konuÅŸmalarda sürekli olarak ‘ultra-yeni Türkçe(!)’ kelimeler ve anlaşılması zor ifadeler kullanarak verilen ‘ben sizden deÄŸilim/seçkinim’ mesajları).

4. Soru yasaklama: Otorite kullanarak, grup/cemaat/rejim içindeki hakim düÅŸünceyi tehlikeye sokabilecek soruların önünün kapatılması, soru sormanın ayıplanması, cezalandırılması.

5. Lisan suistimali:
Lisanın kasıltı ve yaygın bir biçimde kötüye kullanılması ile insanların lisan yeteneklerini, dolayısıyla düÅŸünme ve algı melekelerini sakatlamak (Televizyonlarımızdaki yaygın argolaÅŸma ve lisan bozukluÄŸu, bir örnek olarak verilebilir).

6. CelbedilmiÅŸ Söz-yitimi (afazi):
Tıbbi bir terim olan ve konuÅŸma/anlama melekelerinin yitirilmesi anlamına gelen ‘afazi’nin toplumbilimsel türevi (isimlendirme, Sayın Alev Alatlı’ya aittir). Kelimelerin anlamlarında karmaÅŸa yaratarak ve aslı/tanımı olmayan yeni kavramlar ortaya koyarak, insanların iletiÅŸim yeteneklerini baltalamak ve kiÅŸileri, aynı dili konuÅŸmalarına raÄŸmen, birbirlerinin dilinden anlamaz hale getirmek (Ülkemizin temel sorunlarından bir tanesidir; örnek: Televizyonlardaki bütün tartışma programları).

7. Giyim kodları: Giysilerde belli biçim ve iÅŸaretler kullanılarak mesajlar verilmesi; giysilere, aslında olmayan mesajlar yüklenmesi ve bu sayede insalar arasındaki farklılıkları pekiÅŸtirme/vurgulama çabası (örneklerini her gün görebiliriz).

8. Slogan atma/Slogan DüÅŸünce:
TopluluÄŸa ait düÅŸünsel kalıpların bireyler arasında bilinçsizce ve sorgusuz olarak kabul edilmesine yönelik, yüksek sesle tekrarlanan sloganların atılması, sloganvari ifadelerin her fırsatta tekrarlanması (ki, bu yöntem, orijinal düÅŸünce karşısındaki en önemli engellerden bir tanesidir).

9. Parasal bağımlılık:
Mali kaynaklar üzerinen bağımlı hale getirme. Bu ÅŸekilde bağımlı hale geitirlen birey veya topluluÄŸun yönlendirilmesi büyük ölçüde kolaylaşır.

10. Sosyal yalıtım: Tehlikeli veya riskli dÅŸünce/eylem sahibi birey veya grupların genel topluluktan ayrılması, iletiÅŸimlerinin kısıtlanması.

11. Kontrollü korku/paranoya: Toplumu veya bireyi sürekli gergin, korkulu bir halde tutmak üzere senaryolar üretme (A.B.D. yönetiminin kendi halkına karşı uyguladığı en yaygın kontrol yöntemlerinden bir tanesidir).

12. Zihin dumuru/Limbik ateÅŸleme: Beyinde, cinsellik, iÅŸtah, zevk gibi duyularla iliÅŸkili bölgelerin (örneÄŸin Limbik sistemin) aşırı olarak uyarılmasını saÄŸlayarak, üst beynin yüksek zihinsel iÅŸlevlerini dumura uÄŸratmak, bireyleri zevkperest robotlara dönüÅŸtürerek, potansiyel düÅŸünce suçlarını ve fikri tehlikeleri bertaraf etmek (Haber bültenlerinde, müzik kanallarında ve bazı özel kanalların genel yayın politikasında gözleyebileceÄŸimiz cinsel, hatta sapkın içerikli haberler, diziler, filmler ve görüntüler, örnek verilebilir).

Yukarıda sayılanlar, aÅŸikar bir çok yönlendirme mekanizmasının yanı sıra iÅŸleyen, biraz daha örtülü yöntemlerden sadece bir kaç tanesidir. Haber bültenlerinde haberlerin veriliÅŸ tarzının kanallara göre nasıl farklılıklar gösterdiÄŸini, Amerikan filmlerindeki kahramanlık temalarını, gözümüze sokulan ve ‘izlenme rekorları’ kırdırılan dizilerde bize öÄŸütlenen yaÅŸam tarzlarını ÅŸöyle bir düÅŸünmek yeter aslında. Bunlara benzer daha binlerce yöntemin var olduÄŸunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Bu yöntemlerin hiçbirisi tek başına bireyi veya toplumu yönlendirmede çok fazla etkili deÄŸildir. Fakat bunların birleÅŸik halde, topyekün kullanılması, tahminlerin çok ötesinde kontrol baÅŸarısı saÄŸlayabilir. Özellikle ülkemizdeki bir çok anormal toplumsal davranışın altında bu tip nedenlerin de rol oynadığına kuÅŸku yok.

Bireylerin, kitlesel yönlendirme ve zihin kontrolü konularında bilinçlenmesi, bu mekanizmaları iÅŸlevsiz kılabilecek en önemli unsurlardan bir tanesidir. Fakat çok daha önemli olan husus, deÄŸerlerine baÄŸlı, müsbete yönlendirilebilme potansiyeli taşıyan insanlar yetiÅŸtirmektir. Zira, belli deÄŸerleri olan insanlar, menfi yönlendirilmelerden en az etkilenen kiÅŸilerdir.

EÄŸer bir toplum, büyük oranda hayvani ihtiyaçlarını karşılamayı birinci öncelik edinmiÅŸ fertlerden oluÅŸuyorsa, zihin kontrolörlerinin iÅŸi hiç de zor deÄŸil:

Havucu burnuna tut, at koÅŸmaya baÅŸlayacaktır…

Blogspot

 


ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.