RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 30 Ocak 2012, Pazartesi 11:51:46 tarihnde eklendi. 122 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Zihin kontrolünün ilk prensibi dikkati dağıtmaktır. ...

Zihin kontrolünün ilk prensibi dikkati dağıtmaktır. ...
Zihin kontrolünün ilk prensibi dikkati dağıtmaktır. ...

İlk Prensip


Zihin kontrolünün ilk prensibi dikkati dağıtmaktır. ...

Herkes aynı düÅŸüncelere sahip deÄŸildir ama düÅŸünmeyi saÄŸlayan beyin mekanizması herkes için aynıdır. Beynin yarısı, aynı bir bilgisayar gibi, her seferinde bir adım atarak ilerler. Bu bilinç olarak da tarif edilen, beynin sol tarafının çalışma biçimidir. Bilincin çalışma araçları kelimeler, resimler ve seslerdir. Bilinç bunları ayırır, deÄŸerlendirir, kabul veya reddeder. Bazen bir problem üzerinde ne kadar fazla çalışırsan, çözüm bulmaktan da o kadar uzaklaşırsın. Böyle olduÄŸunda kararlarını hislerin üzerine temellendirirsin. Albert Einstein ÅŸöyle demiÅŸtir: “Evrenin temel yasalarını, mantığımı kullanarak anlamadım.” Sezginin gücü, bilinçaltının gücüdür. Beynin saÄŸ yanı, sezgilerin, yaratıcılığın ve duyguların merkezidir.

...


(Beynin sol yanı) bilgisayar gibidir. Bilgisayara bilgi yüklersin ve bilgisayar bu bilgiyi kullanarak çalışır. Bilgisayara yüklenen bilgi yanlış olsa bile, bilgisayar bu yanlış bilgiye göre çalışmaya devam eder. EÄŸer sen kendine ya da bir baÅŸkası sana, hatalı bilgi verirse, bilinçaltı hafıza bankaları bu hatayı düzeltmez, sanki doÄŸruymuÅŸ gibi bu bilgiye göre çalışır.

Bilinçli olarak düÅŸünmeyi bıraktığında ve zihnin boÅŸaldığında, tesire veya telkine kolayca kapılabileceÄŸin bir zihin haline girersin.



İkinci Prensip


Zihin kontrolünün ikinci prensibi sürekli tekrardır. ... Bir kitap okuyorsun. Gözlerin kitabın sayfalarına odaklı. Sayfalardaki kelimeler gözlerin için bir dalgınlıktır. Okumakta olduÄŸun kelimeler, doÄŸrudan bilinçaltını programlar. Gözlerini sayfadan ayırıp, düÅŸünmeye baÅŸlayıncaya kadar; okuduklarını bilinç düzeyinde analiz etmezsin. Gözlerini ayırdığın anda; henüz okumuÅŸ olduÄŸun bilgiyi analiz etme fırsatı bulursun; doÄŸru olarak kabul ya da yanlış olarak reddedersin. ... Bilgi doÄŸru mu yanlış mı bilemiyorsan, ilginç bir durum oluÅŸur. Bilgiyi kabul edip etmeyeceÄŸini belirleyen, bilginin kaynağına güvenip güvenmediÄŸindir. ... Bilginin sürekli tekrar edilmesi, onu bilinçaltına gömer ve böylece bilginin gerçekliÄŸi ÅŸartlanma yoluyla kabul edilir. (Bkz: Psikoloji) Bu bilgi sana tekrar sunulduÄŸunda, düÅŸünmeksizin onu doÄŸru kabul edersin.


MüziÄŸin Gücü


Müzik dinlerken hüzünlendiÄŸin bir anı hatırla. AÄŸlamış olabilirsin. Mide kaslarında bir gerilme hissetmiÅŸ olabilirsin. ... Müzik; bedenini, zihnini ve duygularını etkiler. Ses; beden kimyasında, kan basıncında, ... sindirim sisteminde deÄŸiÅŸikliklere sebep olur. Infrasonic adı verilen düÅŸük frekanslı sesler, iç organlarını etkiler ve baÅŸ aÄŸrısına, mide bulantısına, baÅŸ dönmesine ve yorgunluÄŸa neden olabilir. Hızlı müzik sinir sistemini hızlandırır, yavaÅŸ müzikse yavaÅŸlatır. Bedeninin tamamı sese duyarlıdır. ... DüÅŸük frekanslı sesler bedenin altında, yüksek frekanslı olanlar bedenin üstünde ve kafada titreÅŸir.

1960’ların rock yıldızı Jimi Hendrix ÅŸöyle demiÅŸtir: “İnsanları müzikle hipnotize edebilirsin ve onları en zayıf noktalarına getirdiÄŸinde, bilinçaltlarına her ne istiyorsan söyleyebilirsin.” ... Åžiddetli düÅŸük frekanslar ve rock müziÄŸinin vuruÅŸları, hipofiz bezini etkiler. Hipofiz bezi erkek ve kadınların cinsel tepkilerini kontrol eder. DüÅŸük frekanslar bedenin altında titreÅŸtiÄŸi için, bu tür müzik iyi hissettirir.

Pek çok rock ÅŸarkısının sözleri bilinç düzeyinde anlaşılabilir deÄŸildir ama bilinçaltı bunların hepsini algılar. Mesajın tekrarı zihnin programlanmasıdır. ... Mesajı net biçimde iÅŸitmediÄŸinde, bilinçli olarak kabul ya da ret kararı alamazsın. ... Pek çok insan bilinçaltlarını etkileyen ÅŸeylere bilinçli bir ÅŸekilde dikkat etmezler çünkü neye dikkat etmeleri gerektiÄŸini bilmezler ama gösterildiÄŸinde farkeder ve anlarlar.

...

Nazi Almanyası’nda, halkı belli bir zihin durumuna sokmak için müzik kullanılmıştır. Eski Sovyetler BirliÄŸi’nde, ne tür müziklerin dinlenebileceÄŸine karar veren bir komisyon vardı. EÄŸer müzik ... böylesine önemli bir kontrol aracıysa, Amerika’da ya da dünyanın bir baÅŸka yerinde de kullanılabilir. ... George Orwell’in 1984 isimli romanında, müzik sıkı kontrol altındadır çünkü, insan davranışlarını etkilemekte ve iletiÅŸimde çok güçlüdür.


TV, Radyo ve Filmler


Televizyon seyretmek, deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ bir zihin hali yaratır çünkü, televizyon görüntüsü duraÄŸan gibi algılanmasına raÄŸmen titreÅŸir. ... Tekrarlanan bir ışık ya da ses deseni, hipnotize olmana neden olabilir. ... BoÅŸ gözlerle televizyon seyrettiÄŸin anları hatırla, o anlarda zaman ve mekan algını yitirirsin. Bilinçli düÅŸünmeyi bıraktığında, zihnin boÅŸalır, tesire ya da telkine açık hale gelirsin. ... Bilinçaltına programlanan bir bilgi, herhangi bir dirençle karşılaÅŸmaz. Bu bilinçaltı bilgi beyninde özel bir ÅŸekilde depolanır, daha sonra aynı bir alarm gibi çalar ve davranışını etkiler.


Örnekle Görelim :)


Mutlaka İngiliz Mentalist
Derren Brown'ı biliyorsundur. İnanılmaz ilginç gösteriler yapıyor. Toplantı isimli gösterisinde pek çok marifet sergiliyor. Her biri kendi içinde ilginç ama burada bizi ilgilendiren bölümü ÅŸu: Program boyunca duvarlarda, yerde, birkaç kez “Forget” yani “Unut” emrini gösteriyor izleyicilere.




Programın ortalarından sonra bir noktada, seyircilere bir açıklama yapıyor, aÅŸağıdaki videoyu seyredelim, Türkçe altyazı var, altyazıyı görmek için, önce videoyu baÅŸlat, sonra video üzerine gel ve “subtitles” butonunu tıkla, ekrana gelen TR seçeneÄŸini klikle:



Brown, hipnoz yapmadığını iddia etse de, gayet güzel hipnotize ediyor insanları. Hızlı ve aralıksız konuÅŸuyor. Böylece seyirci üzerinde gerilim yaratıyor. Seyirci ne söylendiÄŸini anlamaya çalışırken de bilinçaltı mesajları yerleÅŸtiriyor. İki yol izliyor, birincisi, “Unut” yazısını göstermek, diÄŸeri, konuÅŸması içinde bazı kelimeleri vurgulamak.

Sonuca bakalım mı? Programın sonunda insanlara soruluyor: “Ne hatırlıyorsun?”

Hipnoz


Telkinler, kiÅŸinin kendi tecrübeleriyle çeliÅŸiyorsa, kiÅŸinin bilinci bir baÅŸkası tarafından kontrol edilemez ama, bilinçaltı telkinle kontrol edilmeye açıktır. Bilinçaltı; beden fonksiyonları, durumları ve heyecanları üzerinde tam kontrol sahibidir. Hipnoz altındaki hastaların hiç acı hissetmeksizin ameliyat edildiÄŸi yüzlerce kez kayıtlara geçmiÅŸtir.

...

(
Reefer Madness isimli filmde kullanılan hipnoz tekniÄŸiyle ilgili) Filmde kullanılan bir diÄŸer hipnoz tekniÄŸi, filmin farklı yerlerinde, iki kare için ekranı bembeyaz yapmaktı. (Genellikle filmlerin her saniyesi için 24 kare resim gösterilir.) Bu yöntem seyircinin beyninde iliÅŸkili dalgayı oluÅŸturur. Böylece o sırada filmde duyulan ses seyircinin zihnine çapalanır. ... Seyirci için o sesi daha önemli kılar.

...

Propagandanın amacı halkın dikkatini belli “durumlara” çekmektir. Adolf Hitler, Kavgam isimli kitabında ÅŸöyle yazar: “İşin sırrı, herkesi ustalıkla bu durumun gerçek olduÄŸuna ikna etmektir.” Hitler, etkili propagandanın prensiplerini açıklar: duygulara hitap edilmelidir; az sayıda noktaya temas edilmelidir; bu noktalar, herkes inanıncaya kadar defalarca tekrar edilmelidir. ... KiÅŸinin bilinçaltına yerleÅŸmeli ve orada çalışmalıdır. ... Propaganda, dikkati gerçek bilgiden uzaklaÅŸtırır ve yanlış olana yönlendirir. Sürekli tekrar, yanlış bilgiyi bilinçaltına gömer (kiÅŸiyi ÅŸartlar) ve ÅŸartlanmış kiÅŸi, yanlış bilgiyi doÄŸru kabul eder.


Çapalama ÖrneÄŸi


Derren Brown gerçekten iÅŸinin ustası olduÄŸu için sıklıkla ondan örnekler vermeyi seviyorum. Önce videoyu seyredelim, sonra üzerine konuÅŸalım. Türkçe altyazıyı görmek için videoyu baÅŸlat, sonra video üzerine gel ve subtitles butonunu tıkla ve TR seçeneÄŸini seç.



Derren Brown çok hızlı konuÅŸuyor. Diyebilirim ki çoÄŸunlukla boÅŸ konuÅŸuyor ama hızlı ve bilinçli konuÅŸuyor. Karşısındaki kiÅŸi ne dediÄŸini anlamaya çalışırken feleÄŸini ÅŸaşırıyor. Daha bir cümleyi tam anlayamadan iki cümle daha geliyor. Bir yandan da kiÅŸinin eline dokunuyor, kiÅŸinin dikkatinin bir bölümü, bu garip davranış karşısında bölünüyor ve söylenenleri anlaması daha da zorlaşıyor.

Åžöyle düÅŸünelim: Algımız bir bardaksa, dinlediÄŸimiz konuÅŸmalar su oluyor. Makineli tüfek mermisi gibi hızla gelen cümleler, bardağı dolduruyor ve taşırıyor. Bardak taÅŸmaktayken dinlemeye devam ediyoruz. Böylece telkine açılıyoruz. Aynı durumla film seyrederken de karşılaşıyoruz.

Brown, biraz sonra ne olacağını anlatıyor ve böylece karşısındaki kiÅŸiyi programlıyor. Ayrıca, kullandığı kelimelerin bazıları, daha önce özenle seçilmiÅŸ kelimeler. Bu kelimeleri telaffuz ederken, dikkat çekmek istediÄŸi hece, aÄŸzından çıktığı sırada; kiÅŸinin omzuna dokunuyor, böylece o heceyi kiÅŸinin zihnine çapalıyor.

Mekan, bisiklet tekerleklerini andıran türlü objeyle dekore edilmiÅŸ. Kırmızı renk odaya hakim. Böylece kiÅŸide yarattığı etkiyi artırıyor.

Bir arkadaşım, hızlı konuÅŸma tekniÄŸini herkes üzerinde kullanırdı. KonuÅŸtuÄŸu kiÅŸilerin bir noktadan sonra taşıp, öylece bakakaldığına çok kereler ÅŸahit olmuÅŸumdur :)

Hip Hop ve Rap türünü bir de bu bakış açısıyla deÄŸerlendirmek faydalı olabilir :)

Devam edelim...

Bilgi Kontrolü


Bilgi, dikkatle ve doÄŸru zamanda aktarılırsa, bilgiyi aktaran kiÅŸinin otoritesi kabul edilmiÅŸse ve saygı duyuluyorsa; zekice idare etmek yoluyla, insanlar aslında doÄŸru olmayan bir ÅŸeye inanmak üzere yönlendirilebilirler. Bilgi, beyin tarafından belli bir ÅŸekilde iÅŸlenir. Beynin temelinde, bilgiyi perdeleyen bir kontrol vanası bulunur. (Reticular Activating System) Åžöyle olur: Yeni bir bilgi tanıtıldığında, daha önceki bilgilerle karşılaÅŸtırılır ve kataloglanır. Bu bilgiye ihtiyaç olduÄŸunda, bilgi çaÄŸrılır ve bilinçli farkındalık düzeyine getirilir. Daha önceden bu bilgiyle ilgili bir kayıt yoksa, yeni bir kayıt yaratılır. Bilgiyi doÄŸru kabul edersen, doÄŸru yazılır. Yanlış kabul edersen yanlış yazılır. Bilgi doÄŸru mu yanlış mı bilemiyorsan, kaynaÄŸa güvenip güvenmediÄŸin önem kazanır. Bilgiyi anlamamış bile olsan, kaynağın yönlendirmesine göre hareket edersin.


Bir ekleme yapmak istiyorum. Bu süreç üzerinde bilinçli bir kontrol saÄŸlayabiliriz. DoÄŸru ve yanlış ihtimallerinin yanına bir de soru iÅŸareti ekleyebilirsek, bunun faydasını görürüz. Kimseye yüzde yüz güvenemeyiz. Buna kendimiz de dahiliz. Bunu hep hatırlamalı.

Soru iÅŸaretini, yapışkan bir etiket gibi düÅŸünelim. Ne doÄŸru, ne yanlış bilemiyorsak, kayıt üzerine bu etiketi yapıştırıverelim. Böylece ileride, bu bilgiye ihtiyacımız olduÄŸunda, bilginin üzerine yapıştırdığımız soru iÅŸaretini görebiliriz.

Birisi, doÄŸru veya yanlış olduÄŸunu kestiremediÄŸimiz bir bilgi üzerinden yola çıkarak bir ÅŸey yapmamızı istediÄŸinde, soru iÅŸaretini görüp geri çekilebilir ve izin isteyebiliriz.

Medya Tekeli


Amerikan yapımı filmler, Fransız giÅŸe gelirlerinin yarısını oluÅŸturur. İngiltere, Almanya ve diÄŸer ülkelerde bu oran daha bile yüksektir. Eddie Murphy, Fransa’da yılın oyuncusu olur, Michael Jackson zirvedeki ÅŸarkıcıdır. Avrupa radyoları yüzde seksen oranında Amerikan müzikleri çalar. ... Amerikalı romancı Paul Theroux gözlemini ÅŸöyle aktarır, “Bilinçaltlarını sömürgeleÅŸtirdik.”
 

Kaynak :  manyetikmavi.com

 


ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.