RSS / XML
Foto Galeri
Video Galeri
Bu haber 30 Ocak 2012, Pazartesi 11:57:17 tarihnde eklendi. 100 kez okundu.
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ZİHİN KONTROLÜ:BİRİ SİZİ YÖNLENDİRİYOR

BİRİ SİZİ YÖNLENDİRİYOR !!!
ZİHİN KONTROLÜ:BİRİ SİZİ YÖNLENDİRİYOR AÅŸağıda Silahlı Kuvvetler dergisinde çıkmış bir makaleyi okuyacaksınız. Konunun uzmanı bir askeri yetkili tarafından neÅŸredilen bu makalenin sınırları çok geniÅŸ ve insanın hayal sınırlarını zorluyor. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle spekülasyona dayandığından bilimsel irdelemesini ve incelemesini yapmak hemen hemen imkansız gibi bir ÅŸey.


Ancak biz teorik planda yaptığımız çalışmalar ve bazı pratik bilgilerimizin yol göstericiliÄŸi çerçevesinde bir sonuca ulaÅŸabilmekteyiz. Hipnoz gibi insanın bilinç altına inen, biliç altı mekanizmalarını keÅŸfeden ve insanın savunma mekanizmaların devre dışı bırakan bir yöntemle hayal ufkumuzun ötesinde de ÅŸeyler yapılabileceÄŸine inanıyorum.

Literatür taramam esnasında tesadüfen ele geçirdiÄŸim bazı bilgisayar temelli bilgi bankası kaynaklarında çok ilginç çalışmaların ipuçlarını buldum. Özellikle gizli haber alma örgütleri tarafından uygulanan beyin yıkama yöntemleri bir nevi zorunlu hipnotik trans gibi gelmektedir. CIA tarafından konu ile ilgili yayınlanmış gizli bir raporda soÄŸuk savaÅŸ döneminde KGB`in beyin yıkama ve insan eÄŸitme yöntemleri incelenmiÅŸ. Bu raporda insanın savunma sistemlerinin nasıl yıkılabileceÄŸi ve yeni model bir insanın nasıl inÅŸa edileceÄŸi detaylı olarak anlatılmıştır. <******>

 

Rejime muhalif insanların bu beyin yıkama yöntemlerinden nasibini aldığı gibi, rejimin yanında gönüllü olan insanların rejim ile tam bir uyum içerisinde birer robot gibi çalıştırılabilmesi için de bu yöntemler uygulanmaktadır. Gönüllü hipnoz ve benzeri seanslar ile bilinç altına girilen savunmasız birey rejimin tam bir robotu olabilmektedir. Tüm düÅŸünce kalıpları rejimin istediÄŸi insan tipini inÅŸa eden, gerektiÄŸinde bir terörist, gerektiÄŸinde bir sabotajcı gibi eÄŸitilmesine imkan vermektedir. Konu ile ilgili çalışmalar sanat kültür hayatına konu olmuÅŸ ve bir çok özgün sanat eseri yapılmıştır. Bunlarla ilgili yazılan romanlar, senaryolar, tiyatrolar ve çekilen filmler hatıralarımızda hala canlılığını korumaktadır. Beyin yıkama yöntemlerinden en güzel bir örnek olarak son imparator filminde Mançurya İmparatorunun beyin yıkama operasyonudur. Bir imparatordan rejime uygun bir insanın nasıl inÅŸa edildiÄŸi güzel bir örnek olarak sergilenmiÅŸtir.

Konu ile ilgili yaptığım diÄŸer bir çalışmayı da burada müjdelemek isterim. Beyin yıkamanın tüm boyutlarını içine alan bir çalışmam ayrıca devam etmektedir. İnsanın zihninin bilinmezlik boyutlarını keÅŸfeden emperyalist ülkeler sömürü çarklarını bu bilgiler üzerine inÅŸa etmiÅŸlerdir.

Åžimdi sizleri hipnoz ve ötesini , parapsikolojiyi içine alan bir gezinti ile baÅŸ baÅŸa bırakacağım.

PARAPSİKOLOJİ VE PARAPSİKOLOJİK HARP

Parapsikolojik Silahlanma

CIA eski baÅŸkanlarından Richard Helms Watergate soruÅŸturmaları <******> nda Warren Komisyonu`na verdiÄŸi bilgilerde ÅŸöyle demiÅŸtir:

Yapılan araÅŸtırma göstermiÅŸtir ki SSCB kendi sisteminin isteklerine uygun politik görüÅŸe baÄŸlı olacak ÅŸekilde, halkının davranışlarını düzenleyebileceÄŸi bir kontrol teknolojisi geliÅŸtirmeye çalışmaktadır. Bundan böyle aynı teknolojiyi daha karışık bir yaklaşımla, bilgiler kodlanarak insan hedeflerine yöneltilebilecektir. Bu insan zihinleri harbi olacaktır

 

1980 yılları başında ise, ABD`yi uyaran daha enteresan ve ürkütücü haberler duyuluyordu. BaÅŸkan Reagan ABD`de iktidara gelince Pentagon, CIA, FBI, DIA`nın kesin bilgilerini kapsayan dosyalarla karşılaÅŸtı. Bu bilgilerin bir kısmına açık basında da rastlıyoruz. Konu, Sovyetlerin zihin harbi ve parapsikolojisi çalışmalarıdır.

 

Bu raporlarda, ABD`de yerleÅŸen yeni tip bir casusluk ÅŸebekesinin mevcudiyetinden söz edilmektedir. Hipnoz, telapati., düÅŸünce okuma ve nakli gibi özel yeteneklere sahip ajanlar, Amerikan halkının ÅŸuuraltlarını etkileyerek düÅŸüncelerini KGB (Sovyet İstihbarat Örgütü)`nin programı çerçevesinde deÄŸiÅŸtirmeye çalışmaktadır. Bu ajanlar çeÅŸitli dini ve mistik topluluklara nüfüz ederek, bu organizasyonları konsantrasyon ve imajinasyon çalışmaları ile etkilemek yolundadırlar. Washington çevresi, ABD yöneticileri ve politikacılarnı etkilemek için baÅŸlıca hedef bölgesi olarak seçilmiÅŸtir.

Albay Alexander Raporu olarak basına intikal eden bilgilerde; " Başkan Reagan`ın zihnini ve şahsi kararlarını kontrol altına almak"

ÅŸeklinde belirlenen çalışmalardan bahsedilmektedir. Yine aynı raporda insan ve çeÅŸitli tip hayvanları etkileyebilmek için deneyler yapıldığı anlatılmaktadı <******> r. Sovyet vatandaşı bayan Kulagina`nın PK gücüyle bir kurbaÄŸanın kalp atışlarını durdurabildiÄŸi açıklanmıştır.

 

Albay Hodgson`un da, basına, parapsikolojik harp konusunda yaptığı açıklamalar çok önemlidir. Rapora göre, nükleer silah etkileri ESP gücü ile bir araya getirilerek "Hyperspace Nuclear Howıtzer" Uzay Üstü Nükleer Obüs adı verilmiÅŸtir. Sibiryanın ıssız bir bölgesinde beton sığınak içinde meydana getirilen nükleler infilak etkisi, bir grup yetenekli psjiko süje tarafından, tahribi istenen hedef üzerine, zihinsel olarak nakledilmektedir. Mesafe sınırlaması yoktur.

Sovyetler`in; labaratuvarda ürettikleri bakteri türlerini kullanarak, psiÅŸik süje yardımı ile uzak mesafelerde, zihin yoluyla hastalık çıkarabildikleri de anlatılmaktadır.

Albay Hodgson, raporunda psiÅŸik güç yükselticiden de bahsetmektedir.

 

DüÅŸüncelerin konsantrasyonu ve yükseltilmesi yoluyla hedefler tahrip edilebilecektir. Bu iÅŸlem için askeri hedefin fotoÄŸrafını kullanmak yeterli olmaktadır.

ABD`de Hieronimus makinası olarak bilinen ve patenti alınmış olan cihazla uzak mesafelerden zararlı böcekler öldürülebilmektedir.

1963 yılında kaybolan ABDde Nükleer Denizaltısı Tehresher`in, bu tür bir silahla batırıldığı söylenmektedir.

ABD`de parapsikolojik savunma için psiÅŸik süje yetiÅŸtirme çalışmaları baÅŸlatılmıştır. Profesyonel yetenekli medyumlardan da yararlanılmaktadır. Parapsikoloji labaratuvarında ilk planda 34 medyum çalışmalara baÅŸlamıştır. <******>

PARAPSİKOLOJİNİN ÖNEMİ

Yakın tarihlere kadar sansasyonel ve ruhçu haberler olarak açıklanıp reddedilen parapsikoloji alanında ortaya çıkan haberler; artık uzmanlar, bilim adamları hatta askerler tarafından ciddiye alınmaya baÅŸlanmıştır. Bu sahada Sovyet Bloku`nda hızlı geliÅŸmeler olduÄŸu hakkında haberler olduÄŸu artmaktadır.

Sovyet füze bilim adamlarının başında gelen K.E.Tisioloski, 1930 yıllarında ÅŸunları söylemiÅŸtir:

"Telepatik yeteneklerin gerekliliÄŸi özellikle yakında baÅŸlayacak uzay yolculuÄŸu çağında ortaya çıkacaktır. Bu yetenekler insanlığın genel tekamülünü deÄŸiÅŸtirecektir.

 

Bulgaristan Parapsikoloji Kurumu BaÅŸkanı Prof.Dr.Lozanov da ESP konusunda ÅŸöyle konuÅŸmaktadır:

 

"Her insan telepattır (geleceÄŸi bilme, prejognition). ancak kimse bu sahip olduÄŸu yeteneÄŸi kullanamıyor. Aynen musiki gibi. Herkes birkaç nota çalabilir, fakat onların içinde iyi bir müzisyen yeteneÄŸine sahip bir kaç kiÅŸidir."

Çekoslavakya Bruno Üniversitesi Rektörü Biyolog ve Fizyolog Dr. Eduard Babak, parapsikoloji hakkında ÅŸu açıklamayı yapmıştır:

"İnsan beÅŸ duyumdan daha fazla duyuma sahiptir. Bugün hiç ÅŸüphe yok ki, bazı psiko-fizyolojik ÅŸartlar altında insan ruhu baÅŸka bir insanın ruhunu etkilemektedir. Hem de baÅŸka duyumların algılamaları karışmadan."

1970 yılları başında SSCB ` de paranormal olayları inceleyen, parapsikoloji alanında çalışan 20`den fazla merkez mevcuttur.

 

Yakın komÅŸumuz Bulgaristan ,1965 yılında Prof.Dr. Lozanov baÅŸkanlığında 70 kiÅŸilik bir kadrosu olan, "Telkinbilim ve Parapsikoloji" kurumu kurmuÅŸtur. Zihin kontrolü, zihinsel ÅŸifa, retina ötesi görme, süratli öÄŸrenme (saggestoloji) açık çalışmaları arasındadır. Çekoslavakya` da psikotronik adı altında bilimsel olarak ele alının ESP çalışmaları; telepati, telegnosis ve psikoknesis branÅŸlar içinde bir devlet kuruluÅŸu olan Çekoslovak Koordinasyon Komitesi tarafından yürütülmektedir.Çalışmalar Bilim Sekreteri Dr. Zdenek Rejdak tarafından organize edilmektedir. Çek Bilimler Akademesi, çalışmaları desteklemekte ve Charles Üniversitesi Nörofizyoloji Bölümü deneylere yardımcı olmaktadır.

PARAPSİKOLOJİYE GİRİŞ

Sovyet bilim adamı Vlademir Bechterev ( 1857-1927), ÅŸartlandırılmış motor hareketlerini inceledi. İnsan; bir metal üzerine konmuÅŸ eline elektrik akımı verilince, kolunu çekiyordu. Dizinin altına çekiçle vurulunca ayağı havaya kalkıyordu. Bu hareketler birçok kere tekrarlanır ve her etkide zil çalınırsa, bir motor hareket teÅŸekkül ediyordu. Yalnız zil çalmak suretiyle ayak havaya kalkıyor veya insan elini çekiyordu.

Sovyet bimi adamı İvan P. Pavlov (1849-1936), ÅŸartlı refleksler konusunu incelemiÅŸ, köpekler üzerinde çeÅŸitli deneyler yapmıştır.

Köpeklerin guddeleri ÅŸartlandırılabiliyor ve her zil çalışında salyaları akıyordu.ABD ve SSCB`de Biheyviorizm geliÅŸirken Avrupada da Sigmund Freud (1856-1939) alt ÅŸuur üzerine teorisini geliÅŸtiriyor, tedavi buluyordu. Freud; insan hareketlerinde, ruhi durumunuda cinsel duyguların önemi üzerinde duruyordu. <******>

 

Adler (1870-1937), Carl Gustav Yung (1875-1961), alt ÅŸuur fikri üzerinde Freud ile birlikte çalıştılar. Bilahare ayrılarak kendi görüÅŸlerini geliÅŸtirdiler.

Amerikalı psikolog Prof. William James, psikolojinin maksadını deÄŸiÅŸik bir biçimde açıklamıştır. Normal ÅŸuur halimize akli ÅŸuur diyoruz. Ruh halimiz, özel bir ÅŸuur halidir. Akli ÅŸuurdan ince bir örtü ile ayrılmıştır. Bu bölgede tamamen farklı bir potansiyele sahip yaÅŸantı hali uzanır. Biz ruhi incelemelerimizde, beÅŸ duyumuzu kullanıyoruz. Bu metod yanlıştır.

 

Psikologlar, yeni geliÅŸmelerin ışığı altında, yöntemlerini deÄŸiÅŸtirmeye baÅŸlamışlardır. Psikolojinin maksadı geniÅŸletilmiÅŸtir.

 

Bilime karşı, karşıt kültürde düÅŸünen yeni gruplar; mantık, teknolojik makinalar, kompütürler kullanmaktadırlar. DiÄŸer bir grup bilim adamı da kimyevi maddeleri, deÄŸiÅŸik ÅŸuur hallerini incelemekte kullanmaya baÅŸlamışlardır. Prof. William James, uyuÅŸturucu maddelerle bir seri deney yaparak, normal ÅŸuur halinin , tek zihin durumu olmadığını ortaya koymuÅŸtur. Eski "esoterik" batıli sprinlerin içinde binlerce yıllık çalışmaların gizli olduÄŸu ortadadır. Tibet Budizmi, Zen Budizmi, Sufizm ve Yoga gibi öÄŸretiler, Batı da tamamıyla bilinmemektedir. Ancak bir çok düÅŸünür ve bilim adamı, psikolojinin bilinen sınırları dışında çalışan diÄŸer ÅŸuur hallerinden bahsetmektedirler. Åžuur ve zihin sahalarını araÅŸtırmak için, yeni teknolojik cihaz ve makinalar geliÅŸtirilmiÅŸtir. Åžuur olayını, deneysel psikoloji ve parapsikoloji artık labaratuvara sokmuÅŸtur. Yapılan yeni araÅŸtırmalar insanın diÄŸen ÅŸuur hallerin ortaya koymaktadır. Bugün, normal akli ve teselsül halinde konuÅŸmaya baÄŸlı zihin halimizin yanında, sezgiye dayanan ÅŸuur halimiz kabul edilmektedir. İnsanın, akıl ile sezgiye dayanan kabiliyetleri arasında ki farklar incelenmektedir. Normal ÅŸuur sahasında ki eÄŸitim, lisana baÄŸlı ritmik fonsiyonlara dayalı fiziki bir çalışmadır. Heyecanlarımızı ve sezgi kabiliyetlerimizi çok az incelemekte ve geliÅŸtirmektedir. Dini ve mistik batıni sistemlerin, meditasyonu ve vecd halleri layıkiyle anlaşılamamaktadı <******> r.

 

Günümüzde çalışmalar iki grup halinde yönetilmektedir. Bir grup bilim adamı gündüz çalışmaktadır. Eski öÄŸretilerin batıni bilgilerini topluyor, müÅŸahade ve incelemelerini bir ışık elde edebilmek için geliÅŸtiriyorlar ancak sonuçta baÅŸarısızlığa uÄŸruyorlar. Bu durum, onları bir ışık olmadığı görüÅŸüne götürüyor.

Bugün modern bilimin bulduÄŸu madde ve enerji kanunlarının medeniyetimizin temeli olduÄŸu açıktır. Ancak Galile, Nevton`dan Einstein`e uzanan bilim, özel bir haldir. Yalnız maddeye uygulanabilmektedir. Canlıların duyumlar dışı kabiliyetlerine yer vermemektedir. Sezgiye dayanan ÅŸuur halleri bildiÄŸimiz müÅŸahade ÅŸartları altında ortaya çıkmamaktadır.

DiÄŸer grup ise gece çalışmaktadır. Metafizik ve mistik öÄŸretilerden yola çıkarak dünya yaÅŸantısının bir hayalden ibaret, bir rüya hali olduÄŸunu kabul ederek, çalışmalarını sezgi sahasında yürütmektedirler. Ortaya koydukları araÅŸtırmalar ve yazılar, bilim adamlarınca anlaşılamamaktadır.

 

Yeni bir bilim dalı olarak geliÅŸen ve kabul edilen Parapsikoloji, bu degiÅŸik iki ÅŸuur halinin sentezini yapma yoluna girmiÅŸtir. Eskinin batılı öÄŸretileri ve bilgileri, modern teknolojik cihaz ve vasıtalarla incelenmeye baÅŸlanmıştır. Psikoloji bilimi yeni anlayışı ve vasıtalarıyla insanlığı yeni ufuklar açma yolundadır.

Londra Üniversitesi King`s College Matematik Profesörü John G. Taylor, The Shape of Minds to Come (Zihnin Gelecekteki Åžekli) adlı kitabında, zihin ihtilalinin hakikatte yüzyıl önce baÅŸladığını söyleyerek ÅŸöyle demektedir:

"Zihin ihtilalinin yarı yolunda bulunduÄŸumuz anlaşılıyor. Daha parlak geliÅŸmeler olacak. Zihnin yeni anlayışı; insanın hislerini, hareket tarzlarını yahut zekasını kontrolde güçlü metotlar meydana getirdi. " <******>

 

Prof. Toylor teknik araçlarla insan zihninin kontrol edilebileceÄŸine de deÄŸinerek ÅŸunları açıklamaktadır:

"Biz ÅŸimdi birçok zihin halini, hemen hemen bütünüyle, fiziki vasıtalarla kontrol edebiliyoruz. "

SRI "Stanford Research institute" (Stanford AraÅŸtırma Enstitüsü) fizikçilerinden Laser Uzmanı Russel Targ ve Dr. Harold Puthoff yazdıkları Mınd-Reach, Positive Proof that E.S.P. Exısts (Zihin- Vüsat, ESP`nin Pozitif Mevcudiyetinin ispatı) adlı kitapta, 20 den fazla süje üzerinde yaptıkları, yüzden fazla bilimsel deneyde duyumlar dışı bir algılamanın mevcut olduÄŸunu anlatmaktadırlar.

Deneylerinin sonuçlarını ÅŸöyle toplamaktadırlar:

·        Olay kısa mesafe ile sınırlı deÄŸildir.

·        Elektriki ÅŸiltleme, algılamanın doÄŸruluÄŸunu engellememektedir.

·        Süjelerin verdiÄŸi doÄŸru bilglerin çoÄŸu, isim yahut çalışma gibi analitik olmayan tabiatta deÄŸil, ÅŸekil, form, renk ve maddeye tekabül etmektedir.

·        <******> Hislerin ÅŸiltlendiÄŸi ÅŸartlar altında bilgi nakli, beynin saÄŸ yarıküresinin çalışmasıyla ilgilidir.

·        Tecrübeli ve tecrübesiz gönüllü denekler arasındaki baÅŸlıca fark, tecrübesizler fakültelerini teÅŸhir etmiyorlar ve onların elde ettiÄŸi neticeler daha yetersiz. Bu bize uzak mesafeden görmenin (Clairvoyance ) geniÅŸ miktarda yaygın bir algılama kabiliyeti olduÄŸunu muhtemelen uykuda (faaliyete geçmemiÅŸ) olduÄŸunu göstermektedir.

PARAPSİKOLOJİ

Parapsikoloji terimi ilk olarak 1880 yıllarında Dessouir tarafından kullanılmıştır. Normal yaÅŸantımızın kenarında, yanında cereyan eden fakat mevcut müspet bilgilerimizle açıklanamayan ruhi olaylar ifade edebilmektedir. Parapsikoloji beÅŸ duyumuzun dışında bazı olayları sezebilmek, etkileyebilmek ve geleceÄŸe, geçmiÅŸe ait bazı ÅŸeyleri anlamayı kapsayan bir bilim dalı olarak ortaya atılmaktadır.

 

30 Aralık 1969 yılında parapsikoloji, Amerikan Bilim GeliÅŸtirme BirliÄŸi (AAAS)`ne esas üye olarak resmen kabul edilmiÅŸtir. Karar AAAS Meclisi tarafından alınmıştır. Bu meclis, tıp, mühendislik gibi 300 bilimsel üye birlikleri delegelerinden teÅŸekkül etmektedir. Daha önce l963, l967, l968 yıllarında parapsikologların yaptıkları müracaatlar reddedilmiÅŸti. Bu degiÅŸiklik parapsikolojiye geliÅŸmiÅŸ araÅŸtırma metotlarının getirilmesiyle saÄŸlanmıştır. Schmidt`in imal ettiÄŸi elektronik numara jeneratörü ile yapılan araÅŸtırmalar ve Ulman`ın uyku monitörleri ile yaptığı deneylerin baÅŸarıya uluÅŸması sonucu gerçekleÅŸmiÅŸtir. ESP`nin varlığı konusunda yapılan bu deneylerin sonuçları tenkit edilememektedir. Bu teknolojik cihazlarla yapılan son PSİ araÅŸtırmaları bilim çevrelerince de ciddi olarak kabul edilmiÅŸtir. PSİ olayları laboratuvara sokulmuÅŸ, olaylar üzerinde çalışmalar baÅŸlamıştır. Åžüphecilerin yegane üzerinde durdukları, aynı olayın aynı ÅŸartlar altında meydana getirilemeyiÅŸ <******> idir. Yıllarca yapılan tecrübe ve deneylere raÄŸmen PSİ olaylarını tekrar meydana getiremiyoruz. Hatta bazen de karşıt sonuçlar meydana gelmektedir. Ancak olayların tekrar medana getirilmesi, fizik biliminde uygulanan bir metotdur.

Psikoloji ve fizyoloji bilimleri için yeni kriterler ve metotlar geliÅŸtirilmesi daha uygun görülmektedir.

Duyumlar dışı idrak ve PSİ dalgaları adını verdiğimiz paranormal olaylar:

Parafizyolojik olaylar (hipnoz, suni uyku),

ParapsiÅŸik olaylar (telepati, duru görü), olmak üzere üç grupta toplanabilir.

Parapsikoloji bilimi aşağıdaki PSİ (psişik, ruhi yetenekleri ve olayları incelemektedir:

Telepati

DiÄŸer bir insanın zihin haline veya düÅŸüncelerine karşı bir uyanıklık ve algılamadır.

Duru görü

Bir olay veya bir şeyin normal duyumlar dışında, uzaktan algılanmasını sağlayan uyanıklıktır.

Önceden bilme

Henüz cereyan etmemiÅŸ bir olayı görmek ve açıklamaktır. 

Zihnin madde üzerine etkisi (Telekinezi): Bir insanın fiziki organlarını kullanmadan, diÄŸer bazı güçlerini kullanarak, maddeler üzerinde etkili olmasıdır.

Psikometri (Psychometry): Bir insan veya olay hakkında, geçmiÅŸte ve gelecekte olacak veya olmuÅŸ ÅŸeyler hakkında cansız bir obje yardımıyla bilgi sahibi olmaktır.

Radyestezi (Dawsing): Bir anten, çubuk veya sarkaç ile cisimlerin ve canlıların neÅŸrettikleri dalgaları algılayarak, yeraltı su kaynakları ve madenlerin keÅŸfedilmesi ve hastalıkların teÅŸhis edilmesidir.

PsikotoÄŸraf (Psychophotograph): Hasta ile fiziki temas olmadan, uzaktan görme kabiliyetiyle tıbbi hastalık teÅŸhisi yapmaktır.

Ön teÅŸhis (Paradiagnostic): Hasta ile fiziki temas olmadan, uzaktan görme kabiliyetiyle tıbbi hastalık teÅŸhisi yapmaktır.

Para Medicine: ÇaÄŸdaÅŸ tıbbın açıklayamadığı deÄŸiÅŸik yollarla, hastalıkları iyileÅŸtirme metodudur.

Zihinle vücut kontrolü : irade dışı çalışan organların nasıl kontrol altına alınabileceÄŸini öÄŸrenmektir.

Vücut dışı deney (Out of body experience) OOBE, Astral Projeksiyon: <******> Fiziki vücudun dışında, ruh veya zihnin, mekan ve zaman içinde seyahatidir.DSS

*********

İlgili yazılar:

TEKNOLOJİ:İSTİHBARAT,HUMAN INTELLIGENCE  için

http://ahmetdursun374.blogcu.com/1234340/

ZİHİN KONTROLÜ:KGB NİN ZİHİN KONTROLÜ  için

http://ahmetdursun374.blogcu.com/1820120/

******



Kaynak :  http://ahmetdursun374.blogcu.com











BASKA   BIR    WEBSAYFASINDAN    AYNI    HABER  (Icerik biraz farkli) 

AÅŸağıda Silahlı Kuvvetler dergisinde çıkmış bir makaleyi okuyacaksınız. Konunun uzmanı bir askeri yetkili tarafından neÅŸredilen bu makalenin sınırları çok geniÅŸ ve insanın hayal sınırlarını zorluyor. Bu konuda yapılan çalışmalar genellikle spekülasyona dayandığından bilimsel irdelemesini ve incelemesini yapmak hemen hemen imkansız gibi bir ÅŸey.
 

ncak biz teorik planda yaptığımız çalışmalar ve bazı pratik bilgilerimizin yol göstericiliÄŸi çerçevesinde bir sonuca ulaÅŸabilmekteyiz. Hipnoz gibi insanın bilinç altına inen, biliç altı mekanizmalarını keÅŸfeden ve insanın savunma mekanizmaların devre dışı bırakan bir yöntemle hayal ufkumuzun ötesinde de ÅŸeyler yapılabileceÄŸine inanıyorum.

Literatür taramam esnasında tesadüfen ele geçirdiÄŸim bazı bilgisayar temelli bilgi bankası kaynaklarında çok ilginç çalışmaların ipuçlarını buldum. Özellikle gizli haber alma örgütleri tarafından uygulanan beyin yıkama yöntemleri bir nevi zorunlu hipnotik trans gibi gelmektedir. CIA tarafından konu ile ilgili yayınlanmış gizli bir raporda soÄŸuk savaÅŸ döneminde KGB`in beyin yıkama ve insan eÄŸitme yöntemleri incelenmiÅŸ. Bu raporda insanın savunma sistemlerinin nasıl yıkılabileceÄŸi ve yeni model bir insanın nasıl inÅŸa edileceÄŸi detaylı olarak anlatılmıştır.

Rejime muhalif insanların bu beyin yıkama yöntemlerinden nasibini aldığı gibi, rejimin yanında gönüllü olan insanların rejim ile tam bir uyum içerisinde birer robot gibi çalıştırılabilmesi için de bu yöntemler uygulanmaktadır. Gönüllü hipnoz ve benzeri seanslar ile bilinç altına girilen savunmasız birey rejimin tam bir robotu olabilmektedir. Tüm düÅŸünce kalıpları rejimin istediÄŸi insan tipini inÅŸa eden, gerektiÄŸinde bir terörist, gerektiÄŸinde bir sabotajcı gibi eÄŸitilmesine imkan vermektedir. Konu ile ilgili çalışmalar sanat kültür hayatına konu olmuÅŸ ve bir çok özgün sanat eseri yapılmıştır. Bunlarla ilgili yazılan romanlar, senaryolar, tiyatrolar ve çekilen filmler hatıralarımızda hala canlılığını korumaktadır. Beyin yıkama yöntemlerinden en güzel bir örnek olarak son imparator filminde Mançurya İmparatorunun beyin yıkama operasyonudur. Bir imparatordan rejime uygun bir insanın nasıl inÅŸa edildiÄŸi güzel bir örnek olarak sergilenmiÅŸtir.

Konu ile ilgili yaptığım diÄŸer bir çalışmayı da burada müjdelemek isterim. Beyin yıkamanın tüm boyutlarını içine alan bir çalışmam ayrıca devam etmektedir. İnsanın zihninin bilinmezlik boyutlarını keÅŸfeden emperyalist ülkeler sömürü çarklarını bu bilgiler üzerine inÅŸa etmiÅŸlerdir.

Åžimdi sizleri hipnoz ve ötesini , parapsikolojiyi içine alan bir gezinti ile baÅŸ baÅŸa bırakacağım.

PARAPSİKOLOJİ VE PARAPSİKOLOJİK HARP

Parapsikolojik Silahlanma

CIA eski baÅŸkanlarından Richard Helms Watergate soruÅŸturmalarında Warren Komisyonu`na verdiÄŸi bilgilerde ÅŸöyle demiÅŸtir:

Yapılan araÅŸtırma göstermiÅŸtir ki SSCB kendi sisteminin isteklerine uygun politik görüÅŸe baÄŸlı olacak ÅŸekilde, halkının davranışlarını düzenleyebileceÄŸi bir kontrol teknolojisi geliÅŸtirmeye çalışmaktadır. Bundan böyle aynı teknolojiyi daha karışık bir yaklaşımla, bilgiler kodlanarak insan hedeflerine yöneltilebilecektir. Bu insan zihinleri harbi olacaktır

1980 yılları başında ise, ABD`yi uyaran daha enteresan ve ürkütücü haberler duyuluyordu. BaÅŸkan Reagan ABD`de iktidara gelince Pentagon, CIA, FBI, DIA`nın kesin bilgilerini kapsayan dosyalarla karşılaÅŸtı. Bu bilgilerin bir kısmına açık basında da rastlıyoruz. Konu, Sovyetlerin zihin harbi ve parapsikolojisi çalışmalarıdır.

Bu raporlarda, ABD`de yerleÅŸen yeni tip bir casusluk ÅŸebekesinin mevcudiyetinden söz edilmektedir. Hipnoz, telapati., düÅŸünce okuma ve nakli gibi özel yeteneklere sahip ajanlar, Amerikan halkının ÅŸuuraltlarını etkileyerek düÅŸüncelerini KGB (Sovyet İstihbarat Örgütü)`nin programı çerçevesinde deÄŸiÅŸtirmeye çalışmaktadır. Bu ajanlar çeÅŸitli dini ve mistik topluluklara nüfüz ederek, bu organizasyonları konsantrasyon ve imajinasyon çalışmaları ile etkilemek yolundadırlar. Washington çevresi, ABD yöneticileri ve politikacılarnı etkilemek için baÅŸlıca hedef bölgesi olarak seçilmiÅŸtir.

Albay Alexander Raporu olarak basına intikal eden bilgilerde; " BaÅŸkan Reagan`ın zihnini ve ÅŸahsi kararlarını kontrol altına almak" ÅŸeklinde belirlenen çalışmalardan bahsedilmektedir. Yine aynı raporda insan ve çeÅŸitli tip hayvanları etkileyebilmek için deneyler yapıldığı anlatılmaktadır. Sovyet vatandaşı bayan Kulagina`nın PK gücüyle bir kurbaÄŸanın kalp atışlarını durdurabildiÄŸi açıklanmıştır.

Albay Hodgson`un da, basına, parapsikolojik harp konusunda yaptığı açıklamalar çok önemlidir. Rapora göre, nükleer silah etkileri ESP gücü ile bir araya getirilerek "Hyperspace Nuclear Howıtzer" Uzay Üstü Nükleer Obüs adı verilmiÅŸtir. Sibiryanın ıssız bir bölgesinde beton sığınak içinde meydana getirilen nükleler infilak etkisi, bir grup yetenekli psjiko süje tarafından, tahribi istenen hedef üzerine, zihinsel olarak nakledilmektedir. Mesafe sınırlaması yoktur.

Sovyetler`in; labaratuvarda ürettikleri bakteri türlerini kullanarak, psiÅŸik süje yardımı ile uzak mesafelerde, zihin yoluyla hastalık çıkarabildikleri de anlatılmaktadır.

Albay Hodgson, raporunda psiÅŸik güç yükselticiden de bahsetmektedir. DüÅŸüncelerin konsantrasyonu ve yükseltilmesi yoluyla hedefler tahrip edilebilecektir. Bu iÅŸlem için askeri hedefin fotoÄŸrafını kullanmak yeterli olmaktadır.

ABD`de Hieronimus makinası olarak bilinen ve patenti alınmış olan cihazla uzak mesafelerden zararlı böcekler öldürülebilmektedir.

1963 yılında kaybolan ABDde Nükleer Denizaltısı Tehresher`in, bu tür bir silahla batırıldığı söylenmektedir.

ABD`de parapsikolojik savunma için psiÅŸik süje yetiÅŸtirme çalışmaları baÅŸlatılmıştır. Profesyonel yetenekli medyumlardan da yararlanılmaktadır. Parapsikoloji labaratuvarında ilk planda 34 medyum çalışmalara baÅŸlamıştır.

PARAPSİKOLOJİNİN ÖNEMİ

Yakın tarihlere kadar sansasyonel ve ruhçu haberler olarak açıklanıp reddedilen parapsikoloji alanında ortaya çıkan haberler; artık uzmanlar, bilim adamları hatta askerler tarafından ciddiye alınmaya baÅŸlanmıştır. Bu sahada Sovyet Bloku`nda hızlı geliÅŸmeler olduÄŸu hakkında haberler olduÄŸu artmaktadır.

Sovyet füze bilim adamlarının başında gelen K.E.Tisioloski, 1930 yıllarında ÅŸunları söylemiÅŸtir:

"Telepatik yeteneklerin gerekliliÄŸi özellikle yakında baÅŸlayacak uzay yolculuÄŸu çağında ortaya çıkacaktır. Bu yetenekler insanlığın genel tekamülünü deÄŸiÅŸtirecektir.

Bulgaristan Parapsikoloji Kurumu BaÅŸkanı Prof.Dr.Lozanov da ESP konusunda ÅŸöyle konuÅŸmaktadır:

"Her insan telepattır (geleceÄŸi bilme, prejognition). ancak kimse bu sahip olduÄŸu yeteneÄŸi kullanamıyor. Aynen musiki gibi. Herkes birkaç nota çalabilir, fakat onların içinde iyi bir müzisyen yeteneÄŸine sahip bir kaç kiÅŸidir."

Çekoslavakya Bruno Üniversitesi Rektörü Biyolog ve Fizyolog Dr. Eduard Babak, parapsikoloji hakkında ÅŸu açıklamayı yapmıştır:

"İnsan beÅŸ duyumdan daha fazla duyuma sahiptir. Bugün hiç ÅŸüphe yok ki, bazı psiko-fizyolojik ÅŸartlar altında insan ruhu baÅŸka bir insanın ruhunu etkilemektedir. Hem de baÅŸka duyumların algılamaları karışmadan."

1970 yılları başında SSCB ` de paranormal olayları inceleyen, parapsikoloji alanında çalışan 20`den fazla merkez mevcuttur.

Yakın komÅŸumuz Bulgaristan ,1965 yılında Prof.Dr. Lozanov baÅŸkanlığında 70 kiÅŸilik bir kadrosu olan, "Telkinbilim ve Parapsikoloji" kurumu kurmuÅŸtur. Zihin kontrolü, zihinsel ÅŸifa, retina ötesi görme, süratli öÄŸrenme (saggestoloji) açık çalışmaları arasındadır. Çekoslavakya` da psikotronik adı altında bilimsel olarak ele alının ESP çalışmaları; telepati, telegnosis ve psikoknesis branÅŸlar içinde bir devlet kuruluÅŸu olan Çekoslovak Koordinasyon Komitesi tarafından yürütülmektedir.Çalışmalar Bilim Sekreteri Dr. Zdenek Rejdak tarafından organize edilmektedir. Çek Bilimler Akademesi, çalışmaları desteklemekte ve Charles Üniversitesi Nörofizyoloji Bölümü deneylere yardımcı olmaktadır.

PARAPSİKOLOJİYE GİRİŞ

Sovyet bilim adamı Vlademir Bechterev ( 1857-1927), ÅŸartlandırılmış motor hareketlerini inceledi. İnsan; bir metal üzerine konmuÅŸ eline elektrik akımı verilince, kolunu çekiyordu. Dizinin altına çekiçle vurulunca ayağı havaya kalkıyordu. Bu hareketler birçok kere tekrarlanır ve her etkide zil çalınırsa, bir motor hareket teÅŸekkül ediyordu. Yalnız zil çalmak suretiyle ayak havaya kalkıyor veya insan elini çekiyordu.

Sovyet bimi adamı İvan P. Pavlov (1849-1936), ÅŸartlı refleksler konusunu incelemiÅŸ, köpekler üzerinde çeÅŸitli deneyler yapmıştır. Köpeklerin guddeleri ÅŸartlandırılabiliyor ve her zil çalışında salyaları akıyordu.ABD ve SSCB`de Biheyviorizm geliÅŸirken Avrupada da Sigmund Freud (1856-1939) alt ÅŸuur üzerine teorisini geliÅŸtiriyor, tedavi buluyordu. Freud; insan hareketlerinde, ruhi durumunuda cinsel duyguların önemi üzerinde duruyordu.

Adler (1870-1937), Carl Gustav Yung (1875-1961), alt ÅŸuur fikri üzerinde Freud ile birlikte çalıştılar. Bilahare ayrılarak kendi görüÅŸlerini geliÅŸtirdiler.

Amerikalı psikolog Prof. William James, psikolojinin maksadını deÄŸiÅŸik bir biçimde açıklamıştır. Normal ÅŸuur halimize akli ÅŸuur diyoruz. Ruh halimiz, özel bir ÅŸuur halidir. Akli ÅŸuurdan ince bir örtü ile ayrılmıştır. Bu bölgede tamamen farklı bir potansiyele sahip yaÅŸantı hali uzanır. Biz ruhi incelemelerimizde, beÅŸ duyumuzu kullanıyoruz. Bu metod yanlıştır.





Psikologlar, yeni geliÅŸmelerin ışığı altında, yöntemlerini deÄŸiÅŸtirmeye baÅŸlamışlardır. Psikolojinin maksadı geniÅŸletilmiÅŸtir. Bilime karşı, karşıt kültürde düÅŸünen yeni gruplar; mantık, teknolojik makinalar, kompütürler kullanmaktadırlar. DiÄŸer bir grup bilim adamı da kimyevi maddeleri, deÄŸiÅŸik ÅŸuur hallerini incelemekte kullanmaya baÅŸlamışlardır. Prof. William James, uyuÅŸturucu maddelerle bir seri deney yaparak, normal ÅŸuur halinin , tek zihin durumu olmadığını ortaya koymuÅŸtur. Eski "esoterik" batıli sprinlerin içinde binlerce yıllık çalışmaların gizli olduÄŸu ortadadır. Tibet Budizmi, Zen Budizmi, Sufizm ve Yoga gibi öÄŸretiler, Batı da tamamıyla bilinmemektedir. Ancak bir çok düÅŸünür ve bilim adamı, psikolojinin bilinen sınırları dışında çalışan diÄŸer ÅŸuur hallerinden bahsetmektedirler. Åžuur ve zihin sahalarını araÅŸtırmak için, yeni teknolojik cihaz ve makinalar geliÅŸtirilmiÅŸtir. Åžuur olayını, deneysel psikoloji ve parapsikoloji artık labaratuvara sokmuÅŸtur. Yapılan yeni araÅŸtırmalar insanın diÄŸen ÅŸuur hallerin ortaya koymaktadır. Bugün, normal akli ve teselsül halinde konuÅŸmaya baÄŸlı zihin halimizin yanında, sezgiye dayanan ÅŸuur halimiz kabul edilmektedir. İnsanın, akıl ile sezgiye dayanan kabiliyetleri arasında ki farklar incelenmektedir. Normal ÅŸuur sahasında ki eÄŸitim, lisana baÄŸlı ritmik fonsiyonlara dayalı fiziki bir çalışmadır. Heyecanlarımızı ve sezgi kabiliyetlerimizi çok az incelemekte ve geliÅŸtirmektedir. Dini ve mistik batıni sistemlerin, meditasyonu ve vecd halleri layıkiyle anlaşılamamaktadır.

Günümüzde çalışmalar iki grup halinde yönetilmektedir. Bir grup bilim adamı gündüz çalışmaktadır. Eski öÄŸretilerin batıni bilgilerini topluyor, müÅŸahade ve incelemelerini bir ışık elde edebilmek için geliÅŸtiriyorlar ancak sonuçta baÅŸarısızlığa uÄŸruyorlar. Bu durum, onları bir ışık olmadığı görüÅŸüne götürüyor. Bugün modern bilimin bulduÄŸu madde ve enerji kanunlarının medeniyetimizin temeli olduÄŸu açıktır. Ancak Galile, Nevton`dan Einstein`e uzanan bilim, özel bir haldir. Yalnız maddeye uygulanabilmektedir. Canlıların duyumlar dışı kabiliyetlerine yer vermemektedir. Sezgiye dayanan ÅŸuur halleri bildiÄŸimiz müÅŸahade ÅŸartları altında ortaya çıkmamaktadır.

DiÄŸer grup ise gece çalışmaktadır. Metafizik ve mistik öÄŸretilerden yola çıkarak dünya yaÅŸantısının bir hayalden ibaret, bir rüya hali olduÄŸunu kabul ederek, çalışmalarını sezgi sahasında yürütmektedirler. Ortaya koydukları araÅŸtırmalar ve yazılar, bilim adamlarınca anlaşılamamaktadır.

Yeni bir bilim dalı olarak geliÅŸen ve kabul edilen Parapsikoloji, bu degiÅŸik iki ÅŸuur halinin sentezini yapma yoluna girmiÅŸtir. Eskinin batılı öÄŸretileri ve bilgileri, modern teknolojik cihaz ve vasıtalarla incelenmeye baÅŸlanmıştır. Psikoloji bilimi yeni anlayışı ve vasıtalarıyla insanlığı yeni ufuklar açma yolundadır.

Londra Üniversitesi King`s College Matematik Profesörü John G. Taylor, The Shape of Minds to Come (Zihnin Gelecekteki Åžekli) adlı kitabında, zihin ihtilalinin hakikatte yüzyıl önce baÅŸladığını söyleyerek ÅŸöyle demektedir:

"Zihin ihtilalinin yarı yolunda bulunduÄŸumuz anlaşılıyor. Daha parlak geliÅŸmeler olacak. Zihnin yeni anlayışı; insanın hislerini, hareket tarzlarını yahut zekasını kontrolde güçlü metotlar meydana getirdi. "

Prof. Toylor teknik araçlarla insan zihninin kontrol edilebileceÄŸine de deÄŸinerek ÅŸunları açıklamaktadır:

"Biz ÅŸimdi birçok zihin halini, hemen hemen bütünüyle, fiziki vasıtalarla kontrol edebiliyoruz. "

SRI "Stanford Research institute" (Stanford AraÅŸtırma Enstitüsü) fizikçilerinden Laser Uzmanı Russel Targ ve Dr. Harold Puthoff yazdıkları Mınd-Reach, Positive Proof that E.S.P. Exısts (Zihin-Vüsat, ESP`nin Pozitif Mevcudiyetinin ispatı) adlı kitapta, 20 den fazla süje üzerinde yaptıkları, yüzden fazla bilimsel deneyde duyumlar dışı bir algılamanın mevcut olduÄŸunu anlatmaktadırlar. Deneylerinin sonuçlarını ÅŸöyle toplamaktadırlar:

-Olay kısa mesafe ile sınırlı değildir.

-Elektriki şiltleme, algılamanın doğruluğunu engellememektedir.

-Süjelerin verdiÄŸi doÄŸru bilglerin çoÄŸu, isim yahut çalışma gibi analitik olmayan tabiatta deÄŸil, ÅŸekil, form, renk ve maddeye tekabül etmektedir.

-Hislerin ÅŸiltlendiÄŸi ÅŸartlar altında bilgi nakli, beynin saÄŸ yarıküresinin çalışmasıyla ilgilidir.

-Tecrübeli ve tecrübesiz gönüllü denekler arasındaki baÅŸlıca fark, tecrübesizler fakültelerini teÅŸhir etmiyorlar ve onların elde ettiÄŸi neticeler daha yetersiz. Bu bize uzak mesafeden görmenin (Clairvoyance ) geniÅŸ miktarda yaygın bir algılama kabiliyeti olduÄŸunu muhtemelen uykuda (faaliyete geçmemiÅŸ) olduÄŸunu göstermektedir.

PARAPSİKOLOJİ

Parapsikoloji terimi ilk olarak 1880 yıllarında Dessouir tarafından kullanılmıştır. Normal yaÅŸantımızın kenarında, yanında cereyan eden fakat mevcut müspet bilgilerimizle açıklanamayan ruhi olaylar ifade edebilmektedir. Parapsikoloji beÅŸ duyumuzun dışında bazı olayları sezebilmek, etkileyebilmek ve geleceÄŸe, geçmiÅŸe ait bazı ÅŸeyleri anlamayı kapsayan bir bilim dalı olarak ortaya atılmaktadır.

30 Aralık 1969 yılında parapsikoloji, Amerikan Bilim GeliÅŸtirme BirliÄŸi (AAAS)`ne esas üye olarak resmen kabul edilmiÅŸtir. Karar AAAS Meclisi tarafından alınmıştır. Bu meclis, tıp, mühendislik gibi 300 bilimsel üye birlikleri delegelerinden teÅŸekkül etmektedir. Daha önce l963, l967, l968 yıllarında parapsikologların yaptıkları müracaatlar reddedilmiÅŸti. Bu degiÅŸiklik parapsikolojiye geliÅŸmiÅŸ araÅŸtırma metotlarının getirilmesiyle saÄŸlanmıştır. Schmidt`in imal ettiÄŸi elektronik numara jeneratörü ile yapılan araÅŸtırmalar ve Ulman`ın uyku monitörleri ile yaptığı deneylerin baÅŸarıya uluÅŸması sonucu gerçekleÅŸmiÅŸtir. ESP`nin varlığı konusunda yapılan bu deneylerin sonuçları tenkit edilememektedir. Bu teknolojik cihazlarla yapılan son PSİ araÅŸtırmaları bilim çevrelerince de ciddi olarak kabul edilmiÅŸtir. PSİ olayları laboratuvara sokulmuÅŸ, olaylar üzerinde çalışmalar baÅŸlamıştır. Åžüphecilerin yegane üzerinde durdukları, aynı olayın aynı ÅŸartlar altında meydana getirilemeyiÅŸidir. Yıllarca yapılan tecrübe ve deneylere raÄŸmen PSİ olaylarını tekrar meydana getiremiyoruz. Hatta bazen de karşıt sonuçlar meydana gelmektedir. Ancak olayların tekrar medana getirilmesi, fizik biliminde uygulanan bir metotdur.

Psikoloji ve fizyoloji bilimleri için yeni kriterler ve metotlar geliÅŸtirilmesi daha uygun görülmektedir.



Duyumlar dışı idrak ve PSİ dalgaları adını verdiğimiz paranormal olaylar:


FONT face=Verdana>-Parafizyolojik olaylar (hipnoz, suni uyku),

-ParapsiÅŸik olaylar (telepati, duru görü), olmak üzere üç grupta toplanabilir.

Parapsikoloji bilimi aşağıdaki PSİ (psişik, ruhi yetenekleri ve olayları incelemektedir:

-Telepati (Teliepathy): DiÄŸer bir insanın zihin haline veya düÅŸüncelerine karşı bir uyanıklık ve alğılamadır.

-Duru görü (Clairvoyance, Telestezi): Bir olay veya bir ÅŸeyin normal duyumlar dışında, uzaktan algılanmasını saÄŸlayan uyanıklıktır.

-Önceden bilme (Precognition, Kehanet): Henüz cereyan etmemiÅŸ bir olayı görmek ve açıklamaktır.

-Zihnin madde üzerine etkisi (Telekinezi): Bir insanın fiziki organlarını kullanmadan, diÄŸer bazı güçlerini kullanarak, maddeler üzerinde etkili olmasıdır.


-Psikometri (Psychometry): Bir insan veya olay hakkında, geçmiÅŸte ve gelecekte olacak veya olmuÅŸ ÅŸeyler hakkında cansız bir obje yardımıyla bilgi sahibi olmaktır.

-Radyestezi (Dawsing): Bir anten, çubuk veya sarkaç ile cisimlerin ve canlıların neÅŸrettikleri dalgaları algılayarak, yeraltı su kaynakları ve madenlerin keÅŸfedilmesi ve hastalıkların teÅŸhis edilmesidir.

-PsikotoÄŸraf (Psychophotograph): Hasta ile fiziki temas olmadan, uzaktan görme kabiliyetiyle tıbbi hastalık teÅŸhisi yapmaktır.

-Ön teÅŸhis (Paradiagnostic): Hasta ile fiziki temas olmadan, uzaktan görme kabiliyetiyle tıbbi hastalık teÅŸhisi yapmaktır.

-Para Medieine: ÇaÄŸdaÅŸ tıbbın açıklayamadığı deÄŸiÅŸik yollarla, hastalıkları iyileÅŸtirme metodudur.

Zihinle vücut kontrolü : irade dışı çalışan organların nasıl kontrol altına alınabileceÄŸini öÄŸrenmektir.

Vücut dışı deney (Out of body experience) OOBE, Astral Projeksiyon: Fiziki vücudun dışında, ruh veya zihnin, mekan ve zaman içinde seyahatidir.

ESP (DDİ) DUYUMLAR DIŞI İDRAK
Extra Sensory Perception)

Duyumlar dışında bir algılamanın mevcudiyeti konusunda, ilk ciddi araÅŸtırmalar Dr. Josept Banks Rhine tarafından baÅŸlatılmıştır. Bu konuda daha önce Prof. William James ve İngiltere`den Dr. Mc. Dougall araÅŸtırmalar yapmışlardır.

Dr. Rhine insanın duyumlarını kullanmadan, dış dünyadan ve diÄŸer insanların zihinlerinden bazı bilgiler alabileceÄŸine inanıyordu. Bu hislere DDİ "Duyumlar Dışı Algılama" adını verdi.

Rhine deneyler için kart tahmin, tekniÄŸini geliÅŸtirdi. Bir çok süje üzerinde yaptığı kart tahmin deneylerini, matematik ihtimal hesaplarıyla karşılaÅŸtırıyordu. Altı yıl süreyle yüz bine yakın deney yaptı. Sonuçları 1934 yılında ESP adı altında yayınlandı. Rhine`ne araÅŸtırmaları, mekanistik modern bilimin temellerini sarsıyordu. Duke Üniversitesi, ESP deneyleri için büyük para desteÄŸi saÄŸlıyordu. 1935 yılında Rhine , Duke Üviversitesinde müstakil olarak parapsikoloji laboratuvarını kurdu. Rhine`in araÅŸtırmalarına karşı büyük bir tenkit kampanyası baÅŸlamıştı.

Mc. Gill Üniversitesi Psikologlarından Prof. E. Kellogg insanlığı refahı için önem taşıyan araÅŸtırmaların baÅŸka istikametlere saptırıladığını söylüyordu.

Prof. Rhine`in yürttüÄŸü araÅŸtırmalar devam ediyordu. Ancak Duke Üniversitesi`nce tahsis edilen para çok azaldı . BaÅŸlıca tenkitler Rhine ve arakadaÅŸlarını kullandığı matematik usullere yöneltiliyordu. Deney usulleri üzerinde de duruluyordu. Kayıt hataları, bilgi kartları, kartların hatalı karıştırlması tenkitler arasındaydı. Yapılan tenkitler deneylerin geliÅŸtirilmesine yardımcı oldu. Rhine`in baÅŸlangıç deneylerinde metot bakımından bir çok noksanlıklar olabilirdi. Bu seriden yapılan en önemli deney "Pearce Pratt" serisi olarak bilinmektedir.

1932 yılında Pratt, Dr. Rhine`in bir konferasına katıldıktan sonra kendisinin ve ailesinin ruhi güçleri olduÄŸunu ileri sürdü. Pratt Dr. Rhine ile üniverrsitenin baÅŸka bir odasında açılan kartları tahmin ediyordu. Kartlar çift kopya olarak zarflar içinde veriliyordu. Sonuç hayret vericiydi. Tahminler ihtimal hesaplarının çok üstündeydi. Mesafe 250 metreye kadar artırıldı sonuç aynıydı. Dr. Rhine tahmin için kartlar üzerinde; yıldız, daire, kare, artı iÅŸareti, dalgalı hat olarak beÅŸ adet geometrik ÅŸekil kullanıyordu.

İngiltere`de de Prof. Rhine"ın deneyleri ÅŸüpheyle karşılanıyordu. Londra` da Quenn Mary College`den Prof. SG. Soal l939 yılında ESP konusunda bir seri deney yaptı. Sonuçlar baÅŸarılıydı. DeÄŸiÅŸik ÅŸartlar altında deneylerini yaparak araÅŸtırmaları geliÅŸtirdi. Gayretleriyle İngiltere` de parapsikolojiyi kabul ettirdi. l945 yılında Londra Üniversitesi Prof. Soal`a Bilim Doktoru unvanını verdi.



Parapsikoloji konusunda bu yıllarda bir de mecmua çıkıyordu. l943 yılında mart sayısı sayfaları arasında enteresan bir olayın haberi veriliyordu. Olaya PK (Psiko Kinesis) adı verildi. Rhine`in bürosuna genç bir kumarbaz gelerek zar ile deneyler yapabileceÄŸini bildirdi. Genç adam istediÄŸi zarı atabiliyordu. Rhine talebe leri üzerinde de aynı deneylere giriÅŸti. PK olayı mevcuttu. Zihin, maddeyi etkiliyordu. Böylece PK çalışmaları da ESP`nin yanında yer aldı. Bu iki fenomenin insanın iradi ve gayri iradi sinir sistemiyle ilgili olduÄŸu kabul ediliyordu. ESP konusunda ilk çalışmaları baÅŸlatan William Mc. Dougall l933 yılında öldü. Ölmeden önce çalışmalarının kısmi sonuçlarını gördü. Parapsikolojinin ABD ve dünyada yayılmasına J. B. Rhine`in yenilmez iradesi ve araÅŸtırma arzusu sebep olmuÅŸtur. 25 deneyde beÅŸ isabet matematik ihtimal hesabına girmektedir. BeÅŸin üzerinde elde edilen doÄŸru tahminler ESP kabul edilmektedir.

Rhine`ın bazı süjelerle elde ettiÄŸi sonuçlar aÅŸağıya çıkarılmıştır.

Rhine ve Soal`in yaptığı deneyler l933 yılında ABD`de kimyaÄŸer Dr. George R. Price`in ortaya koyduÄŸu tenkitlerle, duyumlar dışı algılamaya inanış büyük bir sarsıntı geçirdi. Dr. Price ÅŸöyle diyordu: "Rehine ve takipçileri gerçekleÅŸtirdikleri deneyleri karşılıklı hipnoz halinde baÅŸarmışlardır. İstatistik ve kabul hataları yapılmıştır.

Bu deneyler, bilim dünyasını bir tercihle karşı karşıya bırakmıştır. ESP mevcutsa mekanistik modern bilim yanlıştır. Yahut bu ESP deneylerini yapanlar namuslu insanlar deÄŸildirler."

l960 yıllarında Parapsikoloji Price Hansel Okulu`nun tenkitleri ve yetenekli deneklerin bulunamaması sonucu kötü deneklerin bulunması sonucu kötü günler geçirmiÅŸtir. l965 yılında Rhine emekli yaşına geldi. Duke Üniversitesi de parapsikoloji laboratuvarını desteklemekten vazgeçti. Ancak dünyanın çeÅŸitli bölgelerinde münferit deneyler yapılıyordu. Prof. Hansel, ESP hakkında yazdığı kitapta ÅŸöyle diyordu: "ESP yoksa genç bilim adamlarının enerjileri daha faydalı sahalara çevrilmelidir." Bu arada Hava Kuvvetleri (ll) laboratuvarlarında Amerika`da Veritac adı verilen otomatik bir makineyle deneyler yapılmıştır. Veritac otomatik bir makinedir. Rastgele kart atışları yapmakta denekler de bu kartları tahmin etmektedirler. Makine isabet eden sonuçları da kaydetmektedir. Bu makineyle yapılan deneyler ESP`nin mevcudiyetini teyit ediyordu. Bu makineyle insanın yapacağı hata ve hile ihtimalleri ortadan kalkıyordu.

İngiltere`de de Gn. Tyrreli bir cins makineyle başarılı ESP deneyleri yapmıştır. IBM hesap makineleriyle de bazı deneyler yapılmıştır.

l970 yıllarında geliÅŸtirilmiÅŸ yeni metotlarla yapılan deneylerle parapsikoloji yeniden doÄŸuyordu. Uzay çağının baÅŸlamasıyla elektronik endüstrisinde bir patlama olmuÅŸtur. Entegre devrelerle, silikon levhaları üzerine milimetrik iÅŸlemlerle kompleks devreler meydana getirilmiÅŸtir. Böylece çok küçük hacimlere sığan ESP makineleri yapılmıştır.

İlk ESP makinesini Boing AraÅŸtırma Laboratuvarları`nda Dr. Helmut Schmidt meydana getirmiÅŸtir. Bu maksat için Strontium 90 kullanılmıştır. Modern fiziÄŸe göre atomik çekirdeÄŸin radyoaktif çözülmesi tamamen tesadüflere baÄŸlıydı. Bu nedenle matematik hesaplarla bilinmesi mümkün deÄŸildi. Strontium 90 atomu çözülmede yüksek hızla elektron fırlattığı zaman Geiger-Müller tüpüyle kaydedilebiliyordu. Bu elektronlar tamamen tesadüflere baÄŸlı aralıklarla yayılıyordu. İşte bu elektronlar Schmidt makinesi tahminleri için esas alınmıştır. Makine çalıştırılınca içindeki sayaçta l, 2, 3, 4, rakamları görülmektedir. Her durumun tekrar meydana gelmesi için ihtimal, saniyede milyonda birdir. Denek panelin önünde dört renkli lamba mevcuttur. Her lambaya komuta eden bir anahtar bulunur. DüÄŸmeye basıldığı süre bir ÅŸey görülmez. Geiger Müller tüpüne gelen elektronla o anda hangi durumda ise Modulo-4 sayacını durdurur. Bu esnada çeÅŸitli geçitler açılır ve panel üzerindeki ilgili lamba yanar. EÄŸer denek doÄŸru olarak tahmini yapmışsa o lamba yanar ve cihaz otomatik olarak bu tahmini kaydeder. Aynı ÅŸekilde baÅŸarısız deney de kayıt edilir. Ayrıca bir kart delinmek suretiyle dışarıda da kayıt yapılmış olur. Makine üzerinde sayacı deÄŸiÅŸtirme ihtimali yoktur. Bu suretle hile ve yanılma ihtimalleri ortadan kaldırılmıştır.

Schmidt makinesi parapsikoloji deneylerinde kullanılan en geliÅŸmiÅŸ bir cihazdır.Schmidt bu makineyle birçok deneyler yaptı. Bir kısmı ÅŸans hudutlarını aşıyordu. Bir fizikçi olan Dr. DW. ile yaptığı çalışmalar çok baÅŸarılı oldu. DW. 7.600 denemede 2.065`lik bir isabet saÄŸlamıştı. Bu ÅŸansa baÄŸlı olan ihtimalden l65 daha fazla idi. Schmidt yeni süjeler aradı. Scattle de bir grup psikabiliyetli spirütüalist arasında deneyler yaptı. Åžansa karşı baÅŸarılı sonuçlar aldı. Schmidt`in ikinci deneyi: (l2)

DENEK HEDEF DENEME ADEDİ ŞANS SAPMASI YAKLAŞIK ODS.

OC Yüksek 5.000 + 66 30`a l

Yüksek 5.672 + l03 6.200`e l

JB Alçak 4.328 - l26 l20.000`e l

SC Alçak 5.000 - 86 200`e l

Bu yapılan deneylerde iki ihtimal ortaya çıkmaktadır. Süje yalnız tahmin yapıyorsa bu önceden bilmektir. EÄŸer makineyi etkileyerek istediÄŸi lambanın yanmasını saÄŸlıyorsa PK, zihnin madde üzerindeki etkisi ortaya çıkmaktadır.

PK testleri için Schmidt makinesini deÄŸiÅŸtirerek daha basit yalnız iki çıkışlı bir cihaz meydana getirmiÅŸtir. Bir daire içine yerleÅŸtirilmiÅŸ dokuz lamba gözle görülür bir panele baÄŸlanmıştır. Schmidt bu yeni cihazla da yaptığı deneylerde ESP ve PK`nın mevcudiyetini ortaya çıkarmış oluyordu. Ancak ÅŸüphe edenler, Schmidt`in bütün deneylerinin hatalı olduÄŸunu ileri sürerek İPS realitesini kabul etmekten kaçınabileceklerdi.

BaÅŸka bilim adamları da Schmidt makineleriyle deneyler yaparak müspet sonuçlara ulaÅŸtılar. l969-l970 yıllarında Kuzey Karolina Parapsikoloji Enstitüsü`nden Erlengur Haraldsson çeÅŸitli kaynaklardan temin ettiÄŸi 74 denek arasından en baÅŸarılı l2 tanesini seçti. Bunlarla yaptığı testlerde 2.000`de 1`lik bir sonuca ulaÅŸtı. l969 yılında, Boig Laboratuvarı`na taşınmış, insanlar ve hayvanlar üzerinde çeÅŸitli baÅŸarılı deneyler yapmaktadır.



RÜYA TEST ÇALIÅžMALARI

New York Maimonid Tıbbi Merkezi`nde de parapsikoloji ile ilgili diÄŸer bir seri deney, modern cihazlarla yapılıyordu. Çalışmalar l960 yılında Dr. Montague Uliman tarafından baÅŸlatılmıştı. Bir uyku monitörü tekniÄŸi kullanılarak telepatik rüyaların meydana getirilmesi incelenecekti. Laboratuvar kurmanın pahalı olması nedeniyle parapsikoloji tesisi baÅŸkanı çalışmalarda Mrs. Eileen Garrett`ten yardım istedi. Garrett hayatında birçok ruhi olay yaÅŸamıştı. Konu bilimsel olarak incelendikten sonra yer ve teçhizat temin edildi.

Garrett kendisi de denek olarak çalıştı. İki yıllık bir çalışmadan sonra Uliman tam teÅŸkilatlı bir rüya laboratuvarının kurulmasına karar verdi. Menninger vakfından temin ettiÄŸi para yardımıyla projeyi Maimonid Hastanesi`ne taşıdı. Hastanenin akıl hastalıkları direktörü oldu. Modern rüya laboratuvarları çalışmalar l950 yıllarında Åžikago Üniversitesi`nden Dr. Kleitman tarafından baÅŸlatılmıştı. Bu deneyler esnasında denek rüya gördügü sırada, beyin dalgaları açık olarak EEG İile kaydedilebiliyordu. Rüya gören insanda göz kürelerinde hafif titremelerin meydana geldiÄŸi de tespit edilmiÅŸti. Rüyasız uykuda bu titremeler meydana gelmiyordu. Bu olaya REM (süratli göz küresi titremesi) adı verildi. Bu titremeler elektriki olarak bir cihaz yardımıyla tespit edilebiliyordu. Bu buluÅŸla rüya psikolojisinde ileri bir adım atılmış oluyordu.

Yapılan deneylerde, uyuyan bir insanın rüya görmeye baÅŸladığı an, tespit edilebiliyor, rüya bittiÄŸi anda uyandırılarak gördüÄŸü rüyayı anlatması isteniyordu. Bu ÅŸekilde banda kaydedilerek yapılan çalışmalarda, rüyanın birçok sırları çözüldü. Uyku esnasında rüya görme zamanının %25 olduÄŸu tespit edildi. Normal bir insan gecede vasati dört rüya görüyordu. İnsan ilk rüyayı uyuduktan bir saat sonra görmeye baÅŸlıyordu. Rüyanın süresi de l5 dakikaydı.

REM deneyleri esnasıda denek rüya görürken uyandırılırsa gördüklerini hatırlamaktadır. EÄŸer rüya görme bittikten bir süre sonra uyandırılırsa hiçbir ÅŸey hatırlamamaktadır. Ullman Rüya Laboratuvarlaı`nda tipik telepati alıcı olarak çalışacak denek, EEG ve REM cihazına baÄŸlanmaktadır. Bu alıcı denek uyuyarak rüya görmeye baÅŸladığı anda, diÄŸer bir odaya yerleÅŸtirilen verici denek, rastgele seçilmiÅŸ resimler üzerine teksif olarak göndermeye baÅŸlıyordu. Her uyku devresi sonunda uyandırılan alıcı, deneÄŸin rüyada gördüklerini teybe kaydediyordu. Deney sonunda deÄŸerlendirilen resimlerin rüya halinde ÅŸansın üzerinde bir doÄŸrulukta ortaya çıktı. Aynı deney l964 yılında Dr. Åžol Feldstein ve Miss Joyce Plosky tarafından da yapılmış baÅŸarılı sonuçlar alınmıştır.

His bombardıman tekniÄŸi adı verilen diÄŸer bir deney de Dr. Re Masters ve Dr. Jean Houston tarafından deÄŸiÅŸik ÅŸuur hallerini incelemek için yapılmıştır. Meydana gelen trans hali, hipnotik uyku, astral seyahat gibi meditasyon metotlarıyla meydana getirilen ÅŸuur haline benziyordu. Denek audio-visual bir çevreye yerleÅŸtirilerek, 2,5 metre büyüklüÄŸünde kavisli bir perdeye slaytlarla çevresini kapayacak ÅŸekilde hayaller aksettiriliyordu. Bir çeÅŸit stereo hoporlörden ses de kulakları bombardıman ediyordu. Bu müÅŸterek ses ve hayal etkisi bir süre sonra deneÄŸi ASC (Altered State Consiousnous) deÄŸiÅŸik bir ÅŸuur haline sokuyordu. Bu hal içinde süje derin heyecan halleri yaÅŸar. Bazıları da derin mistik bir uyanıklık haline geçer. Maimonid`den Dr. Stanley Krippner, süjenin telepatik kabiliyetini artırmak için bu sistemen etkili olduÄŸunu açıklamıştır.

Moden parapsikololoji artık ESP olayları EEG, kompütür, tesadüfi rakam jeneratörleri ve uyku monitörleriyle deneylere tabi tutulmaktadır. Çok deÄŸiÅŸik ÅŸartlar altında yapılan deneyler PSİ varlığını ortaya koymuÅŸtur. Müspet istatistiki sonuçlar çalışmaların geliÅŸtirilmesine yol açmıştır. Bazı insanların olayları, meydana gelmeden önce sezinledikleri ortaya çıkmıştır. Bunlar EP olaylarıdır. Bazıları da zihinleriyle maddeye etkileyerek olayları isteklerine göre meydana getirebilmektedirler. Bunlar da PK olaylarıdır. Bu deÄŸiÅŸik tesirli olaylar belki de kaynağında birdir. Bizim henüz mevcudiyetini bilmediÄŸimiz bir mekan ve zaman içinde gerçekleÅŸmektedir. Gelecek yıllar içinde daha geliÅŸmiÅŸ metot ve teknikler bulunarak ESP`nin mevcudiyeti ÅŸüphe edenlere kanıtlanacaktır.

Günümüzde ABD`de Düke Üniversitesi, New York Maimonki Tıp Merkezi, İngiltere`de Londra Üniversitesi, Hollanda`da Utrecht ve Batı Almanya`da Freburg Üniversiteleri baÅŸlıca parapsikoloji ile uÄŸraÅŸan merkezlerdir.

SSCB`DE PARAPSİKOLOJİ ÇALIÅžMALARI

SSCB`de Prof. Vassiliyev`in l930 yıllarında yaptığı araÅŸtırmalar ilgi çekicidir. BuluÅŸları, Zihni Telkin Tecrübeleri adı altında ancak l962 yılında Stalin devrinin kapanmasından sonra yayınlanabilmiÅŸtir. Vassiliyev araÅŸtırmalarını telepati yoluyla düÅŸüncelerin beyinler arasındaki nakli sahasına yöneltmiÅŸtir. Fizyolog l. F. Tomasevski ve psikiyatris A. V. Dubroski çalışmalarında yardımca oluyorlardı. Bu maksat için yetenekli iki süje buldular. Ruhen hasta olan İvanovna ve Fedorova, Dr. Dubroski`nin tedavisi altında idiler. YaÅŸları yirmi beÅŸti. İvanova deney odasında beyin dalgaları, cilt direnci ve diÄŸer biyolojik fonksiyonları ölçülecek ÅŸekilde aletlere baÄŸlanıyordu. İvanova`ya telkin yapılmaya baÅŸlanınca hipnoza giriyordu. Cihazlar da bunu kaydediyordu. İki kadın önceleri ayrı ayrı odalarda daha sonra da uzak mesafelerde transa sokuldular. Beyin yoluyla birbirlerine gönderdikleri mesajler kaydediliyordu. Beyin dalgalarında ÅŸiddetli deÄŸiÅŸiklikler meydana geliyordu. Faraday kafesi içinde aynı deneyler yapıldı. Telepatik neÅŸriyat devam ediyordu. Bu dalgalar elektromanyetik dalgaların özelliÄŸine sahip deÄŸildi.

Vassilyev telepatik yayının radyasyon olup olmadığını da araÅŸtırmıştır. Tomasevski kurÅŸundan bir tabut içine yerleÅŸtirilerek deneylere devam edilmiÅŸtir. Fedorova, Tomasevski`nin verdiÄŸi kısa bir zihni telkinle uyku haline girmiÅŸtir. Telepatik zihni dalgalar kurÅŸun levhalardan da geçiyordu. Vassilyev ruhi olayları mekanistik görüÅŸe baÄŸlayamayınca endiÅŸeye kapıldı. Çünkü buluÅŸları rejime karşıydı. BaÅŸlangıçta süjelerin karşılıklı transa girmeleri ÅŸartlı refleks olarak düÅŸünüldü. Deneyler deÄŸiÅŸik süjeler üzerinde de yapıldı. Netice katiydi. Deneklerde ÅŸuur kaybı oluyor, transa giriyorlardı. Prof. Vassilyev mesafeyi uzatarak da deneyler yaptı. Tomasevski`yi Sivastapol`a gönderdi. Arada 1.500 kilometre mesafe vardı.

Tomasevaki kararlaÅŸtırılan saatte konsantrasyona geçti. O anda Dubroski ile konuÅŸmakta olan İvanova uyuyarak trans halindeyken soru sorulup cevap da alınıyordu. Süjeler arasında mükemmel bir haberleÅŸme kanalı mevcuttu. Kendile rine sorulunca bu hali telefona benzetiyorlardı. Bazen de iplere baÄŸlı birer kukla gibi hareket ettiklerini söylüyorlardı.



Prof. Vassilyev uyuÅŸturucu ilaçlarla da deneyler yapmıştır. Meskalin verdiÄŸi bir kızla baÅŸarılı duru görü deneylerine ulaÅŸmıştır. Sekiz adet kutu içine pamuklara sarılı cisimler yerleÅŸtirerek bunların ne olduÄŸunu sormuÅŸtur. Üzerinde Moskova Merkez Postanesi`nin bulunduÄŸu resimli bir pulu "bu koca taÅŸtan binayı bu kutu içine nasıl soktunuz" diye cevaplandırmıştır. Denek kız, beÅŸ kutu içindeki cisimleri bilmeyi baÅŸarmlıştır.

Dr. Vassilyev l960 yılında yapılan bir bilimsel toplantıda ÅŸöyle demiÅŸtir. "ABD Deniz Kuvvetleri nükleer denizaltılarda haberleÅŸme için ESP deneyleri yaptılar. Bizim ortaya attığımız bilim üzerinde 25 yıldır inandırıcı deneyler yapıldı. PeÅŸin hükümlerden kurtulup çok önemli olan bu sahada çalışmalara girmeliyiz. ESP yoluyla elde edilecek enerji ve güçlerin keÅŸfi nükleer enerji kadar önemli olacaktır."

Bir yıl sonra da Leningrad`da Vassilyev yönetiminde üniversitede parapsikoloji laboratuvarları kuruldu. SSCB`de l970 yılı baÅŸlarında 20 `den fazla ESP sahasında çalışan laboratuvar mevcuttu. Genç bilim adamlarından Prof. Edward Maumov biyologtur ve parapsikoloji sahasında çalışmaktadır. SSCB`de bugün geniÅŸ çapta parapsikolojik araÅŸtırmalar yürütülmektedir. Bilhassa Nikolayev Yuri Kaminski çifti üzerinde baÅŸarılı deneyler yapılmaktadır.

Novosibirsk ile Moskova arasında 3.000 km. uzaklıkta Sovyet Bilim Akademisi tarafından aÅŸağıdaki deneyler gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir: Deneyleri Dr. Kogan yönetmiÅŸtir. Moskova` da Yuri Kaminski elektrikle tecrit edilmiÅŸ bir odaya bilim adamları nezaretinde yerleÅŸtirilmiÅŸ kayıt cihazlarına baÄŸlamıştır.

Kamiski biyofizikçidir. Krat Nikolayev de Sibirya`da Novosibirsk`te bir otelde bilim adamları nezaretinde deneye hazırlanmıştır.

Kaminski`ye evvela halkalı parlak bir yay verilmiÅŸtir. Kamisnski bir süre gevÅŸedikten sonra cisme ve Nikolayev`e karşı kendini teksif etmiÅŸtir. Nikolayev aldığı telepatik mesajları ÅŸöyle bildirmiÅŸtir. "Parmakları görünmeyen bir ÅŸeyi tutuyor. Dairevi, madeni, parlak, bir bobinebenziyor." İkinci cisim de siyah saplı bir tornavidaydı. Onu da kÅŸöyle algılamıştır: "Uzun ince, madeni, plastik. Siyah plastik," Kaminski müteakiben zener kartlarıyla göndermeye geçmiÅŸtir. Nikolayev 20 karttan l2 tanesini baÅŸarıyla bilmiÅŸtir. Bu ihtimal hesaplarına giren 25`te 5`in çok üstünde bir sonuçtu. Dr. L. Kogan ÅŸöyle demektedir: "Yapılan tecrübelerin sonuçları göstermiÅŸtir ki, sırrını henüz bilemememize raÄŸmen, parapsikoloji bir bilim dalı olarak ortaya çıkmıştır."

Bir tiyatro aktristi olan Nikolayev de, kendisinin doÄŸuÅŸtan güçlü bir insan olmadığını telepatik yeteneÄŸini uzun çalışma ve egzersizlerle elde ettiÄŸini, herkeste mevcut olan bu yetenkleri geliÅŸtirebileceÄŸini açıklamıştır.

SSCB`de l965 yılında Popov grubu geniÅŸ bir programla çalışmalara giriÅŸmiÅŸtir. Bu grubun baÅŸkanı Dr. Kogan ve yardımcısı Edward Naumov idi. l967 yılında Leningrad Üniversitesi ile Moskova arasında deÄŸiÅŸik bir deney gerçekleÅŸtirildi. Karl Nikolayev EEG ve diÄŸer cihazlara baÄŸlanmış olarak Leningrad Üniversitesi`nde bir odaya konuldu. Yarım saatlik bir gevÅŸemeden sonra tecrübeye baÅŸlandı. Kaminski Moskova`dan telepatik mesajları göndermeye baÅŸladığı zaman Nikolayev`in baÄŸlı olduÄŸu EEG`deki A ritmi halinde yayılmakta olan beyin dalgalarının aniden deÄŸiÅŸtiÄŸi görüldü. Bu suretle kağıt ÅŸerit üzerine çizilen grafik, Nikolayev`in beynine ulaÅŸan mesajlardı. Telepati olayı bu deneyle bilimsel olarak kanıtlanmış oluyordu.

Karl Nikolayev, Yuri Kaminski çifti üzerinde Leningrad Üniversitesi`nde yapılan diÄŸer bir deneyde de baÅŸarı elde edilmiÅŸti. Kaminski bir odada oturuyordu. Dürbüne benzer bir cihaza bakıyordu. Cihazın içinde belirli frekansta titreÅŸen farklı aralıklarla yanıp sönen bir ışık görülüyordu. Bu ışık flaÅŸları deneÄŸin beyin dalgaları üzerinde karakteristik degiÅŸimler meydana getiriyordu. Aynı anda Kaminski Nikolayev`i tahayyül ediyordu. Gönderme esnasında baÅŸka bir odada oturmakta olan Nikolayev telepatik mesaj aldığını bildiriyordu. Başına elektrotlarla baÄŸlı EEG`de de ışık çakışları sıçramalarla görülüyordu.

Bioinformasyon konusunda Sovyetlerin yaptıklarını öÄŸrendiÄŸimiz bir deney de nükleer denizaltı ile kara arasında cereyan etmiÅŸtir. Denizaltıya yavru tavÅŸanlar yerleÅŸtirilmiÅŸtir. Merkezde de ana tavÅŸanın başına EEG elektrotları baÄŸlanmıştır. Denizaltı uzaklaşıp dalışa geçtikten sonra yavru tavÅŸanlar belirli aralıklarla öldürülmüÅŸtür. Her yavrunun öldürülmesinde ana tavÅŸanın beyin dalgalarında tepkiler kaydedilmiÅŸtir. BilindiÄŸi gibi elektromanyetik dalgalar su içinde yayılmamaktadır. Bu deneyle canlılar arasında mahiyeti bilinmeyen, haberleÅŸmenin yayıldığı bir vasatın mevcudiyeti kanıtlanmış oluyordu.

SSCB parapsikologu Naumov, ESP konusunda görüÅŸlerini ÅŸöyle açıklamaktadır:

"Biz insan düzeyinde ÅŸuur dışı gerçekleÅŸen bir haberleÅŸme sistemini bulmak üzereyiz. İnsan normal ÅŸuuru dışında baÅŸka bir insanı etkileyebilir mi? Bu telesomatik akımların yayılmasına neden olan ÅŸartlar nelerdir? Bu telesomatik akımlar belirsiz bir boyutun bilinmezliÄŸi içindedir. İşte bu bilinmeyen enerji üzerinde yapılacak çalışmalar sonucu elde edilecek buluÅŸlar beÅŸeri münasebetleri mükemmel bir ahenk içine sokabilecekter."



SONUÇ

ABD New York Times Gazetesi`nin l6 Temmuz l977 sayısında ÅŸöyle bir haber yayınlanıyordu:

"ABD insanlığın esir edilebileceÄŸi görünmez silahlar geliÅŸtiriyor. "

l978 yılında Walter Boward adındaki Arizonalı gazeteci yazar, Operation Mind Control (Zihin Kontrol Harekatı) adında yayınladığı kitabında şunları anlatmaktadır:

"CIA tarafından uyuÅŸturucu ilaçlarla yapılan deneyler ABD hükümetinin uyguladığı çok gizli zihin kontrol projesinin yalnızca bir kısmıdır. Bu deneyler binlerce kiÅŸi üzerinde 35 yıl devam etmiÅŸtir. Bu araÅŸtırmalar; hipnoz tekniÄŸi, narkotik-hipnoz, elektronik olarak beyinin uyarılması, ultrasonik, mikrodalgalar, alçak ses frekanslarıyla davranışların etkilenmesi ve davranış deÄŸiÅŸiklikleri terapisidir.

CIA psikolojik silah stoklarını, psiÅŸik silahların deÄŸiÅŸik tiplerini geliÅŸtirmeyi baÅŸararak artırmıştır. Åžimdi bu kabiliyetleriyle yeni tip bir harbe giriÅŸmesi mümkündür. Bu harf görünmez, muharebe sahası insan zihinleridir.

Parapsikolojik silahları devletler vatandaÅŸlarını kendi ideolojik ve politik sistemleri içinde tutmak için veya diÄŸer ülke insanlarının zihinlerini etkileyerek deÄŸiÅŸtirmek ve kendi gayelerine uygun yönlendirmek maksadıyla kullanacaklardır.>

Yazar Walter Boward kitabında ÅŸunları söylemektir:

"En büyük hayret edilecek ÅŸey, milli güvenlik etiketi altında Crytocrasy (Bürokrasinin gizli planı) zihinlerin kontrolünü araÅŸtırmaktadır."

Yazar Boward zihin kontrolü için uygulanan MKUTRA projesi hakkında da ÅŸöyle demektedir:

"Senato istihbarat komitesine; Amiral Turner, CIA uyuÅŸturucu ilaç deneylerini durdurdu demiÅŸtir. Sorulmadı ve kendisi de gönüllü olarak yeni zihin kontrol projelerinden bahsetmedi. Turner zihin kontrol harekatının durdurulduÄŸunu söylemedi, yalnızca deneyler durduruldu dedi."

DoÄŸu ve Batı Bloku ülkelerinde insan zihninin kontrolü için ciddi araÅŸtırmalara girildiÄŸi anlaşılmaktadır. Günümüzde insan zihinlerine çeÅŸitli tip araçlarla (gazete, kitap radyo ve televizyon) uluÅŸma imkanları artmıştır. İnsan denilen biyolojik varlık çok kolay bir ÅŸekilde programlanabilmektedir. Beyin yıkama metotlarıyla ÅŸartlandırımış robot katiller kolayca öldürülebilmektedirler.

Okult (batıni, gizli) bir bilgi olan teknomaji (teknik büyü) `nin sırları son 300 yıl içinde insanlar tarafından çözülmüÅŸtür. Teknoloji adı altında uygulanarak doÄŸaya hakimiyet saÄŸlanmıştır. Bu bilgiler korkunç silahları da beraberinde getirmiÅŸtir. Teknokrat bilim adamı, askerlerden oluÅŸan bir grup bu güçlerin kontrolünü elinde bulundurmaktadır.

XX. yüzyılın son 25 yılı içinde parapsikoloji ve psikotronik gibi adlar altında psikomaji (ruhsal büyü) `nin uygulama alanına konduÄŸu yıllar olacaktır. Bu majinin hedefi insan zihinlerini kontrolüdür. GeleceÄŸin insanının kaderini psikologlar, psikiyatristler, nörologlar, nörobiyologlar, biyokimyacılar, kuantum fizikçileri çizecektir.

Türkiye l977`li yıllar içinde parapsikolojinin harp ÅŸeklinde uyguladığı ve bunun korkunç kabusunun yaÅŸandığı bir ülke olmuÅŸtur. Bu görünmez harbin gelecek yıllarda da devam edecektir. Yalnızca fiziki tedbirlerle önlenmesi mümkün görülmemektedir. Alınacak tedbirleri öÄŸrenmek için en kısa zamanda parapsikolojik çalışmalara girmek mecburiyetindeyiz. Ancak geniÅŸ ve sürekli bir araÅŸtırma içinde bu harbin silahlarını tanıyarak gerekli savunma önlemlerini alabiliriz. "

(Em.Kur.Alb. Baha Kadıoğlu Silahlı Kuvvetler Dergisi.)

Yukarda anlatılan geniÅŸ bilgilerden sonra bu konuda bize söyleyecek fazla bir söz kalmadı.



Netpano.com



ETİKETLER :
Facebook Facebook Digg Digg Google Google Del.icio.us Del.icio.us
Bütün Yorumları görmek için tıklayınız!
Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

Diamond Escort - The Model Escort

© Copyright 2010 17agustos.org
Her hakkı saklıdır.