Ahmet Dönmez yazdi...

Ergenekon örgütünün zihin kontrolü konusunda da istihbaratçıları bile hayrete düÅŸürecek teknolojiye sahip olduÄŸu ortaya çıktı. Ergenekon terör örgütünün bu konudaki birikimini, "Özel Büro İstihbarat Grup Yöneticisi" olduÄŸu iddia edilen Erkut Ersoy'un telefon dinlemeleri tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.
Zihin kontrolü ve beyin yıkama yöntemleriyle, kiÅŸilere intihar saldırıları düzenletme veya suikast yaptırabilme gücü, gizli servislerin üzerinde çalıştığı baÅŸlıca alanlardan. Birçok istihbarat birimi ve terör örgütü gibi Ergenekon'un da bu yöntemi çok iyi kullandığı belirlendi. Genelkurmay İstihbarat servisi, MİT ve Emniyet BiliÅŸim Suçları Dairesi'nden bir yetkilinin bulunduÄŸu ortamda 'zihin kontrol' çalışmalarını anlatan Ersoy, ellerindeki teknolojiden bahsedince ÅŸu karşılığı alıyor: "Bu kadar profesyonelsiniz. Nerede eÄŸitim alıyorsunuz?" Ersoy, bu soruya "O da bizde kalsın." karşılığı veriyor. Aynı isim, zihin kontrolü üzerine yaptığı bir baÅŸka konuÅŸmasında dönemin CumhurbaÅŸkanlığı makamını kastederek, "Arkamızda desteÄŸimiz var yani." diyor.
Erkut Ersoy, gözaltına alındığında bilgisayarından çıkan belgeler arasında, 'Özel Büro Kimdir..Faaliyetleri Nelerdir.doc' isimli bir dosya vardı. İçeriÄŸinde, banka hesaplarını boÅŸaltarak örgüte finans saÄŸlaması amacıyla kurulan hacker grubuyla ilgili bilgiler mevcut. Ancak yapılan incelemeler, grubun tek görevinin bu olmadığını ortaya koydu. DSS isimli grubun görevleri arasında, 'Teknik Takip, Uzaktan Zihin Kont-rolü, NöroPsikolojik Checkup ve Zihin Haritalama, Mind Control / Zihin kontrol teknolojisi ve kullanım alanları' gibi baÅŸlıklar göze çarpıyor. 'Özel Büro' bünyesinde zihin kontrolü grubu da kuran Ersoy, video görüntülerine bakarak bir kiÅŸinin psikolojik vakıa olup olmadığını çözebiliyor. Ersoy, zihin kontrolü ile ilgili olarak, "Bunu Milli İstihbarat TeÅŸkilatı yapıyorsa müsteÅŸarı yargılamaya kadar götürecek bir imkânımız da elimizde mevcut." diyor. Ersoy, dinî çevrelere sızma konusunda da zihin kontrolü yöntemine baÅŸvurmuÅŸ. İddianameye yansıyan bir telefon görüÅŸmesinde Özlem isimli bayana, "Bizim buradaki elemanlarımız kara çarÅŸaflı, kara cübbeli, sakallı geziyorlar." ÅŸeklinde konuÅŸuyor. S.H.K. ile görüÅŸmesinde de zihin kontrolünü Türkiye'de en iyi bilen grubun kendileri olduÄŸunu vurguluyor.
Zihin kontrolü üzerinde uzmanlaÅŸan bir baÅŸka Ergenekoncu, Doç. Ümit Sayın. Bazı ilaçlarla insanları önceden ÅŸartlandırmak suretiyle cesaretlendirip suç iÅŸletilebileceÄŸi hususunda görüÅŸleri var. Adli Tıp Enstitüsü'nde farmakoloji uzmanı olarak görev yapan Sayın, psiko-farmakoloji ve narkotik ilaçları üzerinde çalışıyordu. Bunun yanı sıra antipsikotik ilaçlarla insanların zihinlerinin bulandırılabileceÄŸini ve böylece yaptıkları bazı ÅŸeyleri hatırlamalarının engellenebildiÄŸini kaydetmiÅŸti.
Cezaevinde işkence iddiası
Zihin kontrolü iddiaları Türkiye gündeminde sıklıkla gündeme taşınmıştı. Terör örgütü İBDA-C lideri Salih MirzabeyoÄŸlu ve yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden Alaattin Çakıcı da zihin kontrolü için kendilerine iÅŸkence yapıldığını belirtmiÅŸti. 1998'den beri cezaevinde yatan Salih MirzabeyoÄŸlu, bu süreç zarfında birçok kitap yayımladı. Özellikle Kartal Cezaevi'nde zihin kontrolüne maruz kaldığını savunan MirzabeyoÄŸlu, kendisine iÅŸkence yapıldığını iddia etti. Yöntemin uygulandığı isimlerden biri de Alaattin Çakıcı. Kartal Cezaevi'nde kaldığı süre içerisinde kendisine parapsikoloji uygulandığını iddia ederek, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde görülen bir duruÅŸmasında, "Zihnimi ele geçirmeye çalıştılar. Ancak baÅŸaramadılar. Bana gönderdikleri resimlere bakmadan gardiyana veriyordum. Gardiyan akıl saÄŸlığını yitirdi." ÅŸeklinde konuÅŸmuÅŸtu.
Kaynak :
Zaman