Bu haber 04 Şubat 2012, Cumartesi 10:15:02 tarihnde eklendi. 100 kez okundu.
TOPKAPI SALDIRGANI VE ZIHIN KONTROLU
TOPKAPI SALDIRGANI BİR ’’BEYİN KONTROL PROJESİ" OLABİLİR Mİ? SALDIRININ ŞİFRELERİ NE SÖYLÜYOR?
Bugün gene fena halde “komplocu” günümdeyim galiba! (SaÄŸ olsunlar, Medyaradarcı arkadaÅŸlar beni ite kaka “medya yazarı” yaptılar ama –fena da olmadı galiba- huylu huyundan vazgeçer mi?) Topkapı Sarayı’na yönelik saldırıyı duyar duymaz benim “paranoyak zihnim” gene çalışmaya baÅŸladı. Nedense bu saldırı bana pek“manidar” ve “tuhaf” geldi. “Fol yok, yumurta yok” durumları yani. O yüzden kafamda oluÅŸan soruları hatta senaryoyu “sıcağı sıcağına” sizlerle paylaÅŸmaya karar verdim…
Oysa bana göre “fol”da vardı “yumurta”da… Peki, neden mi böyle düÅŸünüyorum? Çok basit; bölge tekrar kaynamaya baÅŸladı, bir ÅŸeylerin “ısıtılmakta” olduÄŸu çok aÅŸikâr. Suriye ile restleÅŸmeler zirve yaptı. Sanki bir ÅŸeylerin “eli kulağında” havası esiyor. Akdeniz’de uçak gemileri turluyor. Rusya bir ÅŸeylerden kıllanmış vaziyette. Ha keza İran öyle. İsrail’le “vururuz” tehditleri. Kimileri “Üçüncü Dünya Savaşı”ihtimalinden bile söz ediyor. “Arap baharı”nın kaotik etkisi gelip kapımıza savaÅŸ arayışları olarak dayandı.
“Bizimkiler”e gelince, ABD icazetli “emperyalistçilik” oynamaya kendilerini iyice kaptırmış vaziyetteler. Bunu da arkaik ruhsalımıza seslenen “Yeni-Osmanlıcılık” gibi afili bir “ideolojik argüman”la besliyorlar. İştahlar iyice kabarmış vaziyette. Bu yüzden sözüm ona “Suriye muhalefeti”ni pışpışlıyorlar. Toplantı üzerine toplantı, plan üzerine plan yapıyorlar. Kim bilir medyaya yansımayan daha neler dönüyor?..
TAM DA OSMANLI’NIN SİMGESİNE SALDIRILIYOR!
İşte tam da bu koÅŸullarda birdenbire Topkapı Sarayı’na “avcı kılıklı” bir “meczup”saldırıda bulunuyor ve öldürülüyor. “Allahu Ekber” nidaları attığı ve “Ben Suriyeli’yim”dediÄŸi iddia ediliyor. Åžimdi ise saldırganın Suriye pasaportlu bir Libyalı olduÄŸu söyleniyor. (İdeal bileÅŸim!) Birincisi; derin savaÅŸların tarihi ve tabiatından biliyoruz. Öncelikle bu savaÅŸlar “simge” ve “semboller” üzerinden yürür ve seçilen hedefler verilmek istenen mesaja “uygun” olarak seçilir.
Bu olayda da dikkat çeken ve öne çıkan husus “Topkapı Sarayı” olarak gözüküyor. Yani Osmanlı’nın simgesinin tam kalbine saldırılıyor. 600 yıllık imparatorluÄŸun sembolü hedef seçiliyor. Tam da Osmanlı’nın eski “Åžam Vilayeti”ne dair kolların sıvandığı ÅŸu günlerde. “İlginç” deÄŸil mi? Bayram deÄŸil seyran deÄŸil eniÅŸtem beni niye öptü? Sizce verilmek istenen “mesaj” ne olabilir? Sabredin az sonra oraya da geleceÄŸim…
MANÇURYA KOBAYLARI ORDUSU!
İkincisi; gene derin savaÅŸların tarihinden biliyoruz ki, bu gibi olaylarda (Suikastçılar, teröristler, bombacılar, saldırganlar, vb) eylemciler nedense hep “meczup” çıkar ve kimse çıkıp onların “baÅŸka türlü” de olabileceÄŸini sorgulamaz. Oysa bugün bu tür“meczuplar” bizzat istihbarat servisleri eliyle üretiliyorlar. Yazıyı uzatmamak için tarihine ve nasıl yapıldığına girmeyeceÄŸim.
Kısaca bunların “Kara bilim” (Kötücül amaçlı bilimsel faaliyet) kapsamında Kore Savaşı’ndan bu yana yapılan “çok özel” (MK-ULTRA) çalışmalar olduÄŸunu vurgulamakla yetineceÄŸim. Hedef insan zihninin, kiÅŸiliÄŸinin ele geçirilmesi ve yönlendirilmesi olarak tarif ediliyor ve bunda da epey mesafe kat ettikleri biliniyor. İşte bu gibi yol ve yöntemlerle oluÅŸturulan suikastçı, saldırgan, vb türüne literatürde kısaca“Mançurya Kobayı” deniliyor. (Bu konuda iki de film çevrilmiÅŸtir. İlki baÅŸrolünü Frank Sinatra’nın oynadığı 1962 yapımı “The Manchurian Candidate” (Mançuryalı Aday-, diÄŸeri gene aynı isimli 2004 yapımı Denzel Washington’ın oynadığı filmdir.) Modern bilimin “derin iÅŸler”e katkılarıdır bunlar!
Bilim-kurgu’nun bile sınırlarını zorlayan bu gibi suikastçı ve saldırganlara “ideal denekler” deniliyor. Çünkü yakalansalar bile konuÅŸamıyorlar. Niçin orada olduklarını, o eylemi niçin yaptıklarını, kendilerini oraya kimin gönderdiÄŸini bile hatırlamıyorlar. Kennedy kardeÅŸlerin katilleri olduÄŸu söylenen Lee Harvey Oswald’ın ve Sirhan BeÅŸara Sirhan’ın da bu türden “proje kiÅŸilikler” olduÄŸu iddia ediliyor.
Bu olayda da ÅŸu an İstanbul’da (Geçen hafta bunlardan ikisi sarhoÅŸ olup, BeyoÄŸlu’nda olay çıkarmışlar ve çok sıkı bir dayak yemiÅŸlerdi) Hatay’da cirit atan, eÄŸitilen, silahlandırılan “muhalifler”den kimileri devÅŸirilmiÅŸ ve bazı “beyinsel” ve psikolojik iÅŸlemlere tabi tutulmuÅŸ olabilirler. Daha bugün Türkiye’den Suriye’ye “600 milis”gönderileceÄŸi yazıyordu. Yani ki eldeki “kaynak” bol!..
İKİ İHTİMALLİ SENARYO…
Topkapı saldırganının kimliÄŸine dair elimizde henüz fazla bilgi yok. Ama kim çıkarsa çıksın, (İsterse Türk çıksın) bu türden bir “proje deneÄŸi” olma ihtimali var görünüyor bana. Vali Mutlu olayı “kiÅŸisel bir olay” olarak tanımlasa da (Zaten onlara göre herkes kiÅŸisel!) saldırganın bu eylemi niçin yaptığı üstüne bir de öldürüldüÄŸü için hepten“muÄŸlak” kalacak. Açıkta kalan soru ÅŸudur; Saldırgan İstanbul’da saldırılacak onca yer varken niçin Topkapı Sarayı’nı seçmiÅŸti? Bu “tesadüf” müydü? Hele de aklıma daha“vahim” bir ihtimal geliyor. Acaba birileri bu kiÅŸiye “Git Topkapı’da bir saldırı ÅŸovu yap” demiÅŸ, bazı “garantiler” vermiÅŸ, sonra da vurulmasına göz yummuÅŸ/istemiÅŸ/planlamış olabilirler mi?
DediÄŸim gibi EÄžER MECZUP DEĞİLSE saldırının yapılış amacına dair “iki ihtimalli”muhtemel bir senaryo geliÅŸtirdim. EÄŸer varsaydığım gibi ise muhtemel mesajlar bu ikisinden biri çıkabilir.
1)Suriye’ye Girmemizi İsteyenler Yaptı: Böylelikle saldırgan Arap’ın (Hele de gerçekten Suriyeli ise) –Belki de Suriye istihbaratı ile de bağı kurularak- “Suriye taraftarı”, BAASÇI olduÄŸu ileri sürülecek ve tarihsel hafızamıza gönderme yapılarak Topkapı Sarayı baÄŸlamında bir “Yeni-Osmanlıcı harekat”a psikolojik zemin ve argüman olacaktır.
2) Suriye’ye Girmemizi İstemeyenler Yaptı: Dünyada Suriye’ye girmemizi isteyen güçler kadar girmemizi istemeyen güçler de vardır. Böylelikle “Yeni-Osmanlı’cı çaba ve hayallerinizden uzaklaşın” ya da “Suriye’yi karıştırmaktan vazgeçin” türü bir“gözdağı mesajı” verilmiÅŸ olabilir. Özellikle Suriye’ye “hamilik” ve “aÄŸabeylik”yapma arzusundaki bir “güç” olabilir. Hatta size karşı “Terör kartını kullanırız”demek istenmiÅŸ bile olabilir.
İkisi de mümkün!..
Öyle veya böyle, “Topkapı saldırganı” bana basit bir hadise “meczup eylemi”olarak görünmüyor. Tabii siz halen dünyada ve bölgede süren “çılgın savaÅŸ”ın nasıl ve hangi boyutlar aldığının farkında deÄŸilseniz aksini düÅŸünmekte serbestsiniz!..